Yazılar

OKAN BAYÜLGEN’DEN KÜFÜRLÜ TWEET!

Okan Bayülgen kendisini eleştiren takipçilerine küfürle karşılık verdi…

Geçtiğimiz günlerde katıldığı bir konferansta sigara içtiği için kendisinii uyaran öğrenciyle tartışan Okan Bayülgen, bu kez de sigarayla ilgili attığı tweet’le herkesi şaşırttı.

Bayülgen, twitter’da sigara konusunda kendisini uyaran takipçilerine “Geberip gitmeden o sigaramı sokacağım g…tünüze” diye yazdı.

Bayülgen’in sözlerine takipçileri tepki gösterirken, ünlü şovmen gelen eleştirilere karşılık vermedi.

En öldürücü toplumsal zehirlenme olayı

Zararları saymakla bitmiyor.. Şimdi bırakmanın tam zamanı
Sigara tiryakiliğinin, en öldürücü toplumsal zehirlenme olayı olduğu belirtildi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Evren Toprak, her sigarada vücut için zehirli, tahriş edici, kanser yapıcı ya da kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı 4 binden fazla kimyasal madde bulunduğunu söyledi.
Uzman Dr. Evren Toprak, bunlardan en az 81 tanesinin doğrudan kansere neden olduğunun ispatlandığını belirterek şöyle konuştu:
“İnsanları sigaraya bağımlı hale getiren madde nikotindir. Nikotin, kalp atışlarını hızlandırır tansiyonu yükseltir, kanın pıhtılaşma riskini artırır. Sigara dumanındaki karbonmonoksit gazı, kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır, dokular yeterince oksijen alamadığından egzersizde çabuk yorulma ortaya çıkar. Erkeklerde tüm kansere bağlı ölümlerin yüzde 35’inin kadınlarda yüzde 15’inin nedeni sigaradır.” Dr. Evren Toprak, akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 90’ının nedeninin sigara olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sigara içmeyen ancak dumanına maruz kalanlarda akciğer kanseri riski 3 kat artmıştır. Sigara içenlerde akciğer kanseri dışında ağız, dil, dudak, gırtlak, yemek borusu, pankreas, mesane, böbrek, prostat ve rahim ağzı kanseri riski 30 kat artmıştır.” Sigaranın, kronik bronşit ve amfizem gibi nefes darlığı yapan akciğer hastalıklarının en önde gelen sebebi olduğunu vurgulayan Dr.Toprak, bu hastalıklardan ölüm riskinin sigara içmeyenlerden 40 kat fazla olduğunu kaydetti. Sigara içenlerde kalp krizi geçirme riskinin 10 kat arttığını ifade eden Dr.Toprak, kan dolaşımı ve damarlar üzerine etkileri nedeniyle beyin damar hastalıkları ve felç riskinin arttığını söyledi.
Sigara içen kadınlarda, düşük yapma, erken doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma, kısırlık, doğum kontrol hapı kullanan grupta kalp krizi geçirme riski yüksek olduğunu anlatan Dr. Evren Toprak, sözlerine şöyle devam etti: “Erkeklerde kısırlık ve iktidarsızlığa neden olur ülser riski artar, iyileşme gecikir. Ciltte kuruma, sedef hastalığı, gözde katarakt ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Sigara içenlerin kemikleri yoğunluk kaybeder kırıklar daha kolay olur.” Sigaranın 4 binden fazla zehirli, tahriş edici ve kansere yol açan kimyasal madde içerdiğini söyleyen Dr. Evren Toprak, bu kadar maddenin yanı sıra tütündeki nikotinin bağımlılık yapma özelliğine sahip olduğunu belirtti. Nikotinin meydana getirdiği bağımlılık nedeniyle diğer kimyasal maddelerin de vücuda alındığını kaydeden Dr.Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nikotin çok güçlü bir psikolojik uyarıcı ajandır. Bağımlılık ortaya çıkarma özelliği açısından eroin, kokain ve alkolden hiç farkı yoktur. Sigarayı ilk kez deneyen her üç kişiden biri tek bir sigara ile bağımlı hale gelmektedir. Bir sigara içildiğinde, ortalama 10 saniye gibi kısa bir sürede yanaktan emilen nikotin, beyne ulaşır ve eroin, kokain gibi maddelerin etkilediği merkezi uyararak bazı hormonların salınmasına neden olur. Bu da zevk alma, gevşeme, sakinleşme, konsantrasyon artışı gibi değişikliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Ödül gibi gelen bu değişikliklerin devam etmesi için vücudunuz daha çok nikotin istemeye başlar. İçtiğiniz sigaranın sayısı giderek artar. Çünkü nikotinin meydana getirdiği etkilere karşı vücutta tolerans gelişir.”
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Evren Toprak, sigara kullanımının, hekim yardımı ile üstesinden daha rahat gelinebilecek tıbbi bir bozukluk olduğunu söyledi. Nikotinin psikolojik bağımlılığın yanı sıra fiziksel bağımlılık da yaptığını anlatan Dr.Toprak, şöyle konuştu:
“Sigara içilmediğinde vücuttaki nikotin miktarı azalır ve vücut bunun yoksunluğunu duymaya başlar. Yaklaşık üç hafta süren huzursuzluk, uykusuzluk, bazen uykuya eğilim, sinirlenme, aşırı tepki verme, bazen kabızlık, konsantrasyon güçlüğü gibi sorunlar yaşanabilir. Bu yoksunluk belirtileri her üç kişiden ikisinde görülebilir, şiddeti kişiden kişiye değişir. Bu dönem aynı zamanda sigara içme isteğinin en yoğun olduğu dönemdir ve genellikle kişi en çok bu dönemde zorlandığı için sigaraya yeniden başlar.” Sigara içenlerde ödül gibi hissedilen değişikliklerin devamını sağlamak için tekrarlanan sigara içme eyleminin zamanla alışkanlık halini aldığını kaydeden Dr.Toprak, sigarayı bırakmaya çalışırken günlük hayatındaki pek çok şeyin kişiye sigarayı hatırlatacak ve istek uyandıracağını söyledi. Sigara bırakıldığında 2-3 hafta süren fiziksel yoksunluk belirtilerinin yanı sıra günlük hayattaki sigarayı çağrıştıran unsurların da zorlayacağını belirten Dr. Toprak, sözlerini şöyle tamamladı: “Hatta fiziksel yoksunluk belirtileri ortadan kalktıktan sonra da kendini hissettirecektir. Unutulmaması gereken püf nokta şudur, sigarayı bırakmaya çalışan kişinin zorlanması, nikotin bağımlılığının beklenen bir sonucudur. Kişilik yapısıyla ilişkisi yoktur. Dolayısıyla zorlanmak ya da bırakmayı deneyip tekrar başlamak iradesizlik anlamına gelmemelidir. Sigara bırakma çabası içindeyken kendinizi yargılamadan ve suçlamadan mücadele etmelisiniz. Bu süreci kronik tekrarlama eğilimi olan bir hastalıktan iyileşmeye çalışmak olarak benimsemeniz çabanızı kolaylaştıracaktır. Sigara içen kişi, sigarayı kendi kendine bırakabilir.”

NARGİLEDE BÜYÜK TEHLİKE!

Sigara yasağının ardından Nargile için de benzer yasakların uygulanmaya başlanacak olması destek görüyor…

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Ekuklu, dezenfekte edilmeyen nargilelerin üzerinde birçok mikroorganizmanın kaldığını belirterek, ”Nargileler aracılığıyla enfeksiyonun yayılması söz konusu” dedi.

Ekuklu, yaptığı açıklamada, Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında, tütün mamullerinin tüketilmesinin yasaklandığı alanlarda nargilelik tütün mamulü sunumu yapılmaması kararını desteklediğini söyledi.

Nargilenin de bir tütün ürünü olduğunu anlatan Ekuklu, sigaranın zararlarının tamamının nargilede de bulunduğunu, kurşun, çinko gibi ağır metallerin nargilede daha fazla olduğunu aktardı.

Dumanı sudan geçerek kullanıcı kişiye ulaşan nargilenin, tütünün içindeki ağır metaller de dahil olmak üzere zararlı maddeleri nemlendirdiğini söyleyen Ekuklu, şöyle devam etti:

”Bu zararlı maddelerin solunum yollarına yapışıp kalma riski daha fazla. Ama yasaklanmasını olumlu karşılamamızın birinci nedeni nargilenin de tıpkı sigarada olduğu gibi pasif içiciliğin olması. Nargile içilen ortamlarda bulunanlar da bir şekilde dumandan etkilenmiş oluyorlar ve sigara içenlerle benzer riskleri taşıyorlar.”

”NARGİLE, GENÇLER ARASINDA CAZİP HALE GELİYOR”
Nargilenin, sigaranın kapalı alanlarda yasaklanmasının ardından daha popüler hale geldiğine dikkati çeken Ekuklu, ”nargile kafe” adı verilen şık donanımlı mekanların 18-20 yaş grubu gençler arasında nargileyi cazip hale getirdiğini söyledi.

Prof. Dr. Ekuklu, nargilenin gençler arasında sosyal ifade tarzı haline geldiğini anlatarak, ”Uygulamayla aslında bir nevi üniversite ve lise çağındaki gençler, bu zararlıdan dolaylı biçimde kurtarılıyor” dedi.

Galip Ekuklu, aynı nargilenin, başlığı değiştirilerek farklı kişiler tarafından da kullanılabildiğine işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Kullanımdan sonra herhangi dezenfeksiyondan geçmiyor. Bu yönü çok konuşulmuyor, tartışılmıyor. Nargileler aracılığıyla enfeksiyonun yayılması söz konusu. Nargilenin sıvısı değiştirilmiyor, değiştirilse bile yıkanmıyor. Camda, marpuçta ya da diğer kısımlarında kalan mikroorganizmaların insandan insana bulaşması da söz konusu. Bir başka önemli tarafı da bunun zararsız bir şeymiş gibi gösterilmesi. Onun için nargileyle mücadele daha zor.”

Ekuklu, bir nargilenin yaklaşık 3-4 paket sigaraya karşılık geldiğini, içenlerin onu belirli bir süre içinde tükettiği için çok daha ağır zararlara maruz kaldıklarına dikkati çekti.

SİGARA 21. YÜZYILDA 1 MİLYAR CAN ALACAK

Amerikan Kanserle Mücadele Derneği Başkanı John Seffrin, sigaranın 21’inci yüzyılda 1 milyar can alacağı uyarısını yaptı.
Independent gazetesi, İsviçre’nin Lugano kasabasında düzenlenen bir kanserle mücadele konferansıyla ilgili haberinde “Sigara bu yüzyılda dünya genelinde bir milyar kişiyi öldürecek” diyor.

Aslında bu uyarı Amerikan Kanserle Mücadele Derneği Başkanı John Seffrin’e ait. Gazeteye göre dünyaca ünlü 100 kanser uzmanını bir araya getiren forumda hükümetlerin küresel tütün endüstrisini durdurmak için daha fazla çaba harcaması istendi.

Bunu sağlamak için atılması önerilen adımlar arasında sigara fiyatlarının büyük oranda artırılması, tütün reklamlarının yasaklanması ve çok uluslu tütün şirketlerinin kazançlarının ağır bir şekilde vergilendirilmesi de var.

SİGARA GENETİK ANOMALİ SEBEBİ

Sigaradaki nikotin, kadın yumurtalık hücrelerini etkileyerek genetik anomalilere eğilimi artırıyor.
Nikotin, yumurta hücrelerini bozan ve menopozun beklenenden erken gelmesine yol açan bir zehir olarak nitelendiriliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Senai Aksoy, menopoz öncesinde sigara içen kadınların yumurtalıklarının, sağlıklı yumurtalar üretmeye direnç gösterdiğini söyledi. Aksoy, “Araştırmalar, sigara kullanımının doğal yollarla gebe kalmayı zorlaştırdığını ve düşük oranlarını artırdığını gösteriyor” dedi.

ERKEK ÜREME SAĞLIĞINI DA ETKİLİYOR

Günde 1 veya 2 paket gibi yoğun sigara içen erkeklerin spermlerinde şekil ve hareket bozuklukları ile anomalilere rastlandığını belirten Aksoy, “Sigara kullanımı diğer bazı faktörlerin varlığında erkek kısırlığına sebep oluşturabilir. Diğer taraftan erkeğin yoğun sigara kullanımı, sigara kullanmayan eşini pasif içici yaptığı için üreme sağlığında bozulmalara sebep olmaktadır” diye konuştu.

SİGARA KISIRLIK TEDAVİSİNİ NASIL ETKİLER?

Sigara kullanan kadınların döllenmeye hazır yumurtaları daha az ürettikleri ve ilk üç ay düşüklerinde belirgin bir artış olduğu çalışmalarla ispatlanmış durumda. Dr. Aksoy, kısırlık tedavisinden 3 ay önce sigarayı bırakmanın bile sonuca olumlu katkı sağladığını söyledi, “Sigara içen gebeler, daha çok erken doğum ve düşük tartılı bebek dünyaya getirme eğilimindedirler. Ani bebek ölümü sendromu da sigara içilen evlerde sıklıkla rastlanan bir durumdur” dedi.

SİGARAYI BIRAKMAK ÖNKOŞUL OLMALI!

Sigaranın üreme sağlığına zarar verdiği gibi, kısırlık tedavisinin başarısını da düşürdüğünü belirten Aksoy, ”Sigara kullanımından vazgeçmek, kısırlık tedavisine gelen hastalara önkoşul olarak gösterilmeli. Böylelikle bebek, daha sağlıklı ve nikotinsiz bir çevrede gelişme şansına sahip olacaktır” ifadesini kullandı.

ARABADA İÇİLEN SİGARA DAHA ZARARLI

Sigara içmenin, özellikle de kapalı mekânlarda içmenin sağlığa zararlı olduğu herkesin malumu ancak İngiliz araştırmacıların son çalışması, otomobillerde içilen sigaranın daha da zararlı olduğu yönünde.
İngiliz bilim insanlarının araştırmasına göre, otomobilde içilen sigara, camlar açık olsa ve klima çalışsa bile Dünya Sağlık Örgütü’nce belirlenen sınır değerlerin üç katını aşan hava kirliliğine yol açıyor.

Ve arka koltukta oturanlar özellikle de çocuklar bu zehirli dumana maruz kalıyor. Çocukların bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiş olduğuna ve pasif içicilikten uzak kalamadıklarına dikkat çekiliyor.

İngiliz Doktorlar Birliği özellikle çocuklarda sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çekerek araç içinde sigara içilmesinin yasaklanması gerektiğini belirtiyor.

SİGARA KULLANIMI KALP KRİZİNİ 5 KAT FAZLA TETİKLİYOR

SİGARA KULLANIMI KALP KRİZİNİ 5 KAT FAZLA TETİKLİYOR
Günlük bir paket sigara içenler, içmeyenlere göre 5 kat daha fazla kalp krizi geçirme riski taşıyor.
Uzmanlar, günlük bir paket sigara kullanımının kalbin çalışma ritmini bozarak, vücuda kan pompalamaya zorlandığını belirtiyor.

Manavgat Sağlık Derneği(MASADER) Başkan Yardımcısı ve Kalp Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Demircioğlu, kalp hastalıkları içerisinde kalp krizinin en sık ölüm sebepleri arasında bulunduğunu kaydetti. Tütün mamulleri kullananların kalp hastalıkları hususunda uyanık olması gerektiğini belirten Demircioğlu, özellikle göğüs ağrısı olan hastaların kendisine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ve göğüs ağrısının kalp krizinin habercisi olabileceğini ifade etti.

Sigaranın kalp krizlerinde en büyük sebep olduğunu belirten Demircioğlu, son yıllarda gençlerde kalp krizi vakalarının artmasının, gençlerde sigara kullanımının yüksek olmasından kaynaklandığını söyledi. Demircioğlu, şu bilgileri verdi: “Sigara içenlerde, içmeyenlere göre kalp krizine yakalanması riski 5 kat daha fazla. Kalp hastalıkları içerisinde ‘kalp krizi’ en sık ölüm sebepleri arasında bulunmaktadır. Özellikle gençlerde kalp krizlerini sık görmekteyiz. Bunun başlıca sebebi, sigara kullanımının çok aşırı olmasıdır. 25 ile 30 yaşında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesinde en önemli etken sigaradır. Sigaraya bağlı kalp krizlerinin üçte biri ölümle sonuçlanıyor.”

Kalp krizinin göğsün ön duvarından kollara yayılan bir göğüs ağrısıyla başladığını anlatan Demircioğlu, yüksek bir yere çıkarken göğüste bir baskı hissi, sırtta ve kollara vuran, boyna yayılan bir baskı ve göğüs ağrısı varsa hastaların ihmal etmeden acilen bir doktora başvurmalarının sağlıkları için yararlı olacağını kaydetti.

Sigara Tiryakisi Hazal Kaya Üzdü

“Adını Feriha Koydum” dizisinden sonra “Son Yaz Balkanlar” dizisi için Makedonya’da olan Hazal Kaya, hayranlarını üzdü…

İnstagram, sayfasından sigara içerken fotoğrafını koyan Kaya’nın hayranları hem kızdı hem de üzüldü. Sigara tiryakisi olan Kaya, fotoğrafın altına ise hayranlarının sigara içmemesi için nasihatlarda bulundu

YUMURTA SİGARA KADAR TEHLİKELİ İDDİASI

Kanada’da yapılan araştırmaya göre, kırk yaşından sonra haftada üç öğünden fazla tüketilen yumurta, kalbe en az sigara kadar zararlı.
Kanada’da yapılan bir araştırma, yumurtanın kalbe en az sigara kadar zarar verdiğini ortaya çıkardı. Western Üniversitesi bünyesinde hazırlanan incelemede özellikle yumurta sarısının kalp ve damarlara en az sigara kadar zarar verdiği belirlendi.

Uzmanlar protein, vitamin ve yağ oranıyla vücudun birçok ihtiyacını karşılayan yumurtanın kalp tıkanıklarına sebep olduğunu açıkladı.

Kolesterolün karotid arter darlığına sebep verdiğini belirten bilim adamları, “Haftada 3 öğünden fazla yumurtanın sarısını tüketenlerin damarlarında tıkanıklık oluşma oranı diğerlerine göre daha yüksek” açıklamasında bulundu.

Özellikle 40 yaşından sonra karotid kalp tıkanıklığının arttığına dikkat çeken bilim ekibi, “Sigara ve yumurtanın sarısı bu riski ikiye katlıyor. Yumurtanın sarısı saf kolesterol ve birçok kalp rahatsızlığına da davetiye çıkarıyor” yorumunu yaptı.

Kanadalı uzmanlar yumurtanın sarısı için yaptıkları çalışmanın daha da derinleşeceğini bildirdi.

UZMANLAR KARŞI ÇIKTI

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, “Çalışma gözleme dayalı yapılmış, bu sebeple güvenilir değil. Haftada 4 defadan fazla yumurta yenmesinin boyun damarındaki plakların kalınlaştırdığını iddia etmek yetersiz bir bilgi. Israrla kalp damar hastalığı olan ve tüm sağlıklı insanların her gün bir ya da iki yumurta yemesini söylüyoruz” açıklamasında bulundu.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Metbolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın ise “Yumurta tüketimi sigara içmeyle eşdeğer görülmüş. Haftada 10 tane yumurta yiyen insanlar var, yumurta yiyip 100 yaşında olanlar var. İşin ilginci çok yumurta tüketenlerin kolestrolleri daha düşük. Araştırmayı inandırıcı bulmadım” dedi.

Kadınlar için şok gerçek!

Kadınlar için şok gerçek!
İnsan sağlığına büyük derecede zarar veren sigaranın kadınların üzerinde ayrı bir etkisi olduğu ortaya çıktı

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, sigara kullanan kadınların erkeklere oranla daha fazla risk altında olduğunu belirterek, ”Sigara kullanan kadınlarda bebeği düşürme, erken doğum, hamile kalmama, tüp bebeğin tutmaması, erken menopoz gibi riskler var” dedi.

Dağlı, AA muhabirine, Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi olarak Türkiye’nin 2023 yılında tamamen tütünsüz bir ülke haline gelmesini hedeflediklerini belirterek, sigara alanında yapılan düzenlemelerin önemli olduğunu söyledi.
ÖNLEMLER ALINDI

Sağlık Bakanlığı tarafından sigara alanında yapılan düzenlemeye kadar, küçük çaplı fiyat politikaları, reklamların azaltılması, paketlerin düzenlenmesi gibi önlemlerin alındığını anımsatan Dağlı, ”Ama son yıllarda çok başarılı bir kaç sene geçirdik. Tüketim yüzde 15 oranında azaldı. Halbuki çok önemli bir hastalıktan bahsediyoruz. Yüz bin kişiyi öldürüyoruz. Yüz bin kişinin yüzde 15’ini azaltmak önemli” diye konuştu.

Hedeflerinin, Türkiye’nin tütünsüz bir ülke olmasını sağlamak olduğunun altını çizen Dağlı, ”Hiç kimse ölmesin diyoruz ve tamamen dursun sigara’ diyoruz. Uyuşturucuya izin veriyor muyuz- Zehirli maddelerin suya karışmasına izin veriyor muyuz- Radyasyon yiyeceklerimize karışsa izin veriyor muyuz- Neden öldürücü başka bir maddeye izin verelim-” şeklinde konuştu.
SİGARANIN CİNSE ÖZEL TEHDİTLERİ VAR

Sigaranın kadınlar üzerinde daha fazla olumsuz etkilerinin olduğuna da değinen Prof. Dr. Dağlı, şunları kaydetti:

”Kadınlar için sigaranın cinse özel başka tehditleri bulunuyor. Sigarının, özellikle kadınların genital organlarında yani cinsel üreme organlarını etkileyen etkileri var. Doğum yapma ihtimalini azaltıyor. Hamile kalma ihtimalini azaltıyor. Kadının zaten bebek yapma sorunu varsa, tüp bebeğin tutma oranı çok düşük oluyor, sigara kullanan kadınlarda. Hamile kadınlarda bebeği düşürme, erken doğum yapma ihtimali çok yüksek oluyor. Sigara kullanan hamile kadınlarda çeşitli kanamalar oluyor. Daha sonraki yaşlardaki kadınlar erken menopoz oluyor.”
“SİGARA FİRMALARI DEĞİŞİK FAALİYETLERE GİRİŞİYORLAR”
Sigara kullanan kadınlarda kemik erimesi de meydana geldiğini dile getiren Dağlı, ”Kadınlarda erken kırışma ve ciltte bozukluklar meydana geliyor ve kadınlarla ilgili bütün kanserlerin risk faktörlerin arasında, sigara başta geliyor. Sigara kullanımı kadınlar için son derece tehlikeli” dedi.

Kadınların erkeklere oranla sigarayı daha zor bıraktığına dikkati çeken Dağlı, şöyle devam etti:

”Kadınların beyindeki başka biyolojik değişikler nedeniyle sigarayı bırakması daha zor. Sigara firmaları bunu bildikleri için kadınları daha fazla ele geçirmek için değişik faaliyetlere girişiyorlar. Kadınlara önerim, aman sigaraya başlamayın. Eğer başladıysanız mümkün olduğu kadar da çabuk zamanda bırakın. Erkeklere göre siz daha fazla risk altındasınız. Çünkü sigarayı daha zor bırakıyorsunuz.”

Sigarada Mentol Dahil Katkı Maddelerinin Yasaklanması İstendi

 

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesince (SSUK), gençleri tütün ürünlerine cezbedecek, içmeyi kolaylaştıracak, bağımlılığı arttıracak mentol dahil tüm katkı maddelerinin acil yasaklanması istendi.

Haber: Sigarada Mentol Dahil Katkı Maddelerinin Yasaklanması İstendi

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesince (SSUK), gençleri tütün ürünlerine cezbedecek, içmeyi kolaylaştıracak, bağımlılığı arttıracak mentol dahil tüm katkı maddelerinin acil yasaklanması istendi.

SSUK’dan yapılan yazılı açıklamada, katkı maddesinin, tütün ve su dışında sigara ve diğer tütün ürünlerine işlemenin her basamağında katılabilecek şekerler, aromalar, içmeyi kolaylaştırıcı maddeler olduğu belirtildi.

Gençleri sigaraya alıştırmak ve bırakmak isteyenleri caydırmanın sigara pazarını elde tutmak için kritik stratejiler olduğu ifade edilen açıklamada, giderek artan rekabet ve halk bilinçlenmesi sonucunda tütün endüstrisinin ürünlerini satmak için cezbedici, bağımlılığı arttırıcı, hastalık bulgularını maskeleyici, çevresel tütün dumanını kamufle edici katkı maddeleri kullanıldığı vurgulandı.

-Sigarada 599 katkı maddesi kullanılıyor-

Tütün ürünlerinin, nikotini ve çeşitli katkı maddelerini insan bedenine veren ileri teknoloji mühendislik ürünleri olduğunun belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Tütün endüstrisinin kendi belgelerinde tütün ürünlerinin içinde 100’den fazlasında belli farmakolojik etkiler olan 599 katkı maddesi olduğu belirtilmiştir.

Ülkemizde faaliyet gösteren bir sigara firması kendi internet sayfasında ürünlerinde 120 çeşit katkı maddesi bulunduğunu açıklamaktadır.

Yapılan bilimsel çalışmalar sigaraların içinde bulunan gamma-heptalactone, gamma-valerolactone, gamma-decalactone, delta-decalactone, gamma-dodecalactone, delta- undecalactone, gamma-hexalactone, CYP2A5 ve CYP2A6; asetaldehid gibi maddelerin nikotin metabolizması üzerinde etkili olduğunu ve bağımlılığı arttırdığını göstermiştir.

Mentol, üzerinde mentollü ibaresi olmayan sigaralarda da bulunmaktadır. Serinletici, yerel uyuşturucu etkisiyle sigaranın daha derine çekilmesine neden olmaktadır.

Katkı maddeleri zaten öldürücü olan bir ürünün cazibesini arttırmakta, kullanımını kolaylaştırmakta, bağımlılığını pekiştirmekte, bırakılmasını zorlaştırmaktadır.”

-Aromalar ve mentole yasaklama istendi-

Açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü‘nün (DSÖ) Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin ilgili maddelerinde içimi kolaylaştıran, renklendirme özelliği olan, sağlık faydası imasında bulunan veya enerji ya da canlılık ilintisi kuran aroma maddelerinin sınırlandırılmasını veya yasaklanmasını tavsiye ettiği belirtilerek, DSÖ’nün bu konuda uygulama rehberi hazırlama çalışmalarının sürdüğü ifade edildi.

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (TAPDK) Kararı’ndaki düzenlemelere değinilen açıklamada, yeni düzenlemede, tütün ürünlerinde izin verilmeyen girdiler arasında besin değeri olan vitaminler, mineraller, amino asitler, uyarıcı etki yapan kafein, guarana, taurin ve çoğu uyuşturucu etkisi olan bitkinin bulunduğu anlatıldı.

Açıklamada düzenlemenin belirttiği maddeler dışında kalan doğal ve yapay aroma maddeleri, meyveler, sebzeler ve bunların işlenmesiyle elde edilen ürünler, şeker, molaslar, bal, tatlandırıcılar, aromalar, çeşniler, otlar ve baharatlar, amonyak gibi nikotin metabolizması üzerine etkili kimyasallar, mentol, hastalık bulgularını maskeleyici maddeler, nemlendirici, koruyucu, yapıştırıcı, birleştirici, yoğunlaştırıcı çeşitli maddelerin izin kapsamında olduğu ifade edildi.

-Türk tütünü katkı maddesiz sigaralardaki tek tütün-

Katkı maddeleri yasaklarının, gençler arasında tütün kullanımını arttıracak, başlamayı özendirecek, bağımlılığı pekiştirecek maddelerin ürünlerden tamamen çıkarılması için uygulandığının anlatıldığı açıklamada, TAPDK’nın kararında ise bu özellik taşıyan maddelerin yasak edilmediği, dolayısıyla toplum sağlığı ve gençleri korumakta başarılı olmasının beklenemeyeceği ifade edildi.

Türk tütün bitkisinin katkı maddeleri olmadan kullanılamayacağı yönündeki yanlış bilginin, karar vericiler arasında hızla yayıldığı belirtilen açıklamada, Türk tütününün katkı maddesiz sigaralarda kullanılan tek tütün olduğu vurgulandı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yanlış bir veriye dayanan endişelerle katkı maddelerini yeterince kısıtlamamak, gençlerimizi tehlikeye atmak olacaktır. Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi olarak, tütün kontrolünde en iyi uygulama yapan ülkeler arasında olduğumuzu iddia ederken, katkı maddesi yasaklarında en iyisini yapmamanın kabul edilemeyeceğini, yetersiz düzenlemenin, düzenleme yapılmamasından daha sakıncalı olduğunu düşünmekteyiz.

Gençleri tütün ürünlerine cezbedecek, içmeyi kolaylaştıracak, bağımlılığı arttıracak mentol dahil tüm katkı maddelerinin ivedilikle yasaklanmasını talep ediyoruz.”

Sigara yasağıyla birlikte erken doğumlar azaldı mı?

Bilim çevreleri kamuya açık yerlerde sigara yasağı uygulanmasının erken ya da düşük kilolu doğan bebek sayısının azalmasıyla doğrudan bağlantılı olabileceği görüşünde.

07 Mart 2012
Michelle Roberts

BBC Sağlık Muhabiri

Uzmanlar, İskoçya’da 2006 yılında halka açık yerlerde sigara içme yasağı uygulanmaya başlanmasından bu yana, erken ya da düşük kilolu doğan bebeklerin sayısının azaldığını söylüyor.

Tıp çevreleri bunun, kalp hastalıklarıyla çocuklarda astım vakalarının azalması gibi sigara yasağının sağladığı faydalara eklenebilecek bir gelişme olduğu görüşünde.

Sigara dumanının fetüsün az gelişmesi ve plasenta sorunları arasındaki bağlantı geçmişte de gündeme getirilmişti.

Tıp dergisi Plos Medicine, araştırma kapsamında İskoçya’da doğum öncesi ve sonrası kadınlarda sigara içme alışkanlığıyla doğum istatistiklerini inceledi.

14 yıllık bir süreyi kapsayan araştırmada 700 bini aşkın kadının sağlık verileri kullanıldı.

Kayda değer gelişme
İskoçya, Birleşik Krallık’ta kamuya açık yerlerde sigara yasağının ilk uygulanmaya başlandığı bölgeydi.

İskoçya’yı Galler, Kuzey İrlanda ve en son 2007’de İngiltere izlemişti.

Bilimadamları, sigara yasağı sonrası, anne adaylarının bakımında herhangi bir değişiklik olmadığından erken doğum vakalarının azalmasıyla sigara yasağı arasında doğrudan ilişki olduğuna inanıyor.

Zira yasağın uygulanmaya başlanmasıyla sigara içen anne adayı sayısı yüzde 25’ten yüzde 19’a düştü.

Aynı zamanda erken ya da düşük kilolu doğan bebeklerin sayısı da azaldı.

Araştırma, sigara yasağıyla erken doğum vakalarındaki azalma arasında bir bağlantı olabileceğini öngörse de mevcut veriler böyle bir bağlantıya sağlam bir kanıt olarak kabul edilecek kadar yeterli değil.

Bununla beraber Glasgow Üniversitesi’nden Doktor Daniel Mackay ve ekibi, bulguların sigara yasağının sağlığa faydalı etkileri arasında sayılabileceğini vurguluyor.

İngiliz Kalp Vakfı’nın verilerine göre Birleşik Krallık’ta dokuz milyonu aşkın sigara tiryakisi bulunuyor.

Sigara kadar zararlı, bağımlılık yapıyor

Uzmanlar mutfağınızdaki düşman için uyarıyor

Amerikalı uzmanlar, şekerin alkol ve tütün kadar zararlı ve bağımlılık yapıcı olduğunu öne sürerek, şeker konusunda yasal düzenleme yapılması gerektiği uyarısında bulundu.
Devamını Oku

Bir Nargile Kaç Sigaraya Bedel

TBMM Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl nargiyle sigara arasındaki kıyasa değindi.

Kansere Karşı El Ele Federasyonu’ca Resim Heykel Müzesi Konser Salonunda Sinan Özen konseri ve kokteyl düzenlendi.

MEHMET AMCALAR KURALA UYUYOR
Açılışta konuşan Prof. Dr. Erdöl Tütünle Mücedele Kanunu’nda ilk imzanın kendisinin olduğunu belirterek ”Türk milletinin tümünün büyük bir teveccühüne mazhar oldu. Bu kadar kolay kabulleneceğini dağın başındaki kahvehanedeki Mehmet amcanın bunu içmekten alıkonulamayacağını iddia ediyorlardı kanunu hazırladığımızda. Gördük ki Mehmet amca kahvede sigara içmediği gibi içmeye çalışanları da engelliyor. Köylerde Kır Dağı’nın başında kanunu uygulamakta sorun kalmamış sorun daha çok yetkili ve etkili kişilerin makamlarında kanunu ihmal edip etmediklerine bağlı olarak kanunu ihlal edenler dikkatimizi çekiyor.” dedi.

BİR NARGİLE 5-10 PAKET SİGARAYA BEDEL
Kanseri önlemek için bazı risk faktörlerinin bulunduğuna işaret eden Erdöl şöyle devam etti: ‘Bir kere tembellikle mücadele edeceğiz. Yürüyüş yapıp aktif olacağız. Yiyeceklerimize dikkat edeceğiz kilo vereceğiz. En önemli tedbirler bunlar. Sigarayla mücadelede daha emin ve etkin adımlar atmamız lazım. Alkolle mücadeleyi de bir tarafa bırakmamak lazım. Gençler arasında maalesef belli sektörler tarafından nargile pompalanıyor. ‘Nargile sudan geçiyor sütten çıkmış ak kaşıktır bir zararı yok gibi söylüyorlar’ kesinlikle bir içimlik nargile 5 ile 10 paket sigara arasında zarar veriyor. Bunu bilmeniz lazım. Bunu herkese her zaman söylememiz lazım. Dolayısıyla çok masum değil çok zalim bir şey olduğunu söylememiz lazım. Bununla ilgili hukuki düzenleme gerekiyorsa onu da Meclis’te bizim yapmamız lazım. bununla ilgili hazırlıklarımız da var.”

Kanser önlenebilir mi?

İngiliz bilim insanlarına göre kanser sadece “genler ya da alınyazısıyla” açıklanamaz…

Vakaların yarıya yakını sağlıksız yaşam tarzı sonucu ortaya çıkıyor.
İngiliz kanser dergisi British Cancer Journal, bugüne kadar yapılan en kapsamlı kanser incelemesini yayınladı.

Araştırma, kanser vakalarının yüzde 40’ının genlerin suçu değil, sağlıksız yaşam tarzının sonucu olduğunu ortaya koydu.

Araştırma sonuçlarına göre, kansere yol açan en büyük etken sigara. Ardından gelen sebepler; kadınlarda fazla kilo, erkeklerde ise taze sebze ve meyve yememek. Alkol alışkanlığı ve egzersiz eksikliğinin yanı sıra, bireyin mesleği de kanser olasılığını etkiliyor.

Buna göre işi gereği kimyasal maddeler ve asbest gibi zehirli minerale maruz kalanların kanser riski daha fazla. Akciğer, meme, gırtlak ve ağız kanseri, sağlıksız tercihlerin en çok sebep olduğu kanser türleri arasında.

RİSKİ AZALTMAK MÜMKÜN
Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam tarzının, bireyin kansere yüzde yüz yakalanmayacağı garantisini her zaman veremeyeceğini belirtiyor. Ancak bilinçli tercihlerle bu riskin ciddi ölçüde azaltılacağının altını çiziyorlar.

Daha sağlıklı bir yaşam tarzını hedefleyenler için yapılacaklar arasında öncelikle sigarayı bırakmak, alkolü azaltmak, daha fazla egzersiz yapmak ve kiloyu kontrol altında tutmak geliyor.