Yazılar

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a terörist cevabı

Kılıçdaroğlu, tutuklanan DHPK-C üyesi avukatları savunduğu için kendisine kızan Erdoğan’a tepki gösterdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, terör örgütleri ve Esad rejimiyle olan muhabettini soran Başbakan Erdoğan’a “Elimize silah almamışız, düşünce özgürlüğünü savunuyorum, ben insanımı seviyorum, sen kime öğretiyorsun” diye cevap verdi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın yalanlarıyla ilgili “Recep Larousse” adlı ansiklopedi hazırlattığını açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin “Eğitici Eğitimi Katılım Belgesi Dağıtım Töreni”nde bir konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında, “Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili yönetici için “Onu kullanın deliğe süpürün” diye bir laf asla ve asla söylenmemiştir. Güllük gülistanlık gösteriyorlar Türkiye’yi, hangi demokrasiden bahsediyolar. Bilim insanlarının hapiste olduğu bir Türkiye’de mi demokrasi mi var? Bırakın demokrasiyi bu ülkede adalet kalmadı. 21. yüzyılda Türkiye’nin Başbakan’ı kalkacak demokrasi, güçler ayrılığı ilkesi benim için ayak bağı diyecek. Eleştiriye tahammül edemeyen birinden bu ülkede Başbakan olur mu? Hep beni alkışlayın diyen birinden ruh hali nasıl olabilir?” dedi.

RECEP LAROUSSE
Kılıçdaroğlu, CHP’nin asla halka yalan söylemeyeceğini belirterek, “Koşullar ne olursa olsun, hiçbir yerde, hiçbir ortamda halka yalan söylemeyecek. Bu patinin kültüründe geleneğinde bir gelenek vardır. Nasıl inançları, etnik kimlikler siyasete alet etmiyorsak, halka yalan söylemiyoruz. Ama Recep Tayyip Erdoğan yalan söylemede birincidir. Arkadaşlarıma haber verdim Recep Bey’in yalanları ile ilgili bir ansiklopedi hazırlayacaklar. Adı da ‘Recep larousse’ olacak. Size, ‘terör örgütü ile masaya oturdunuz dediğimizde bize bunu söyleyen ‘şerefsizdir’ dediler. Masaya oturduğu ortaya çıktı.” şeklinde konuştu.

“MÜSADE ET BİZDE BUNU SÖYLEYELİM”
“Grup yorumun şiirini okudun. Her ne kadar onu yazanları terörist ilan etsende, sende oraya geleceksin bir gün” diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sözde Türk büyüğü bana da, “terörist” diyor. Akıl var mantık var, elimize silah almamışız, düşünce özgürlüğünü savunuyorum, ben insanımı seviyorum, sen kime öğretiyorsun? Biz yüreğimiz ne diyorsa dilimizle onu söylüyoruz. Cam gibiyiz biz. İki yüzlülük politikada olmaz, hiç bir yerde de olmaz. Hele bir politikacı için doğruyu söylemek temel kuraldır. Yanlışları eleştireceğiz. Soruyorlar, ‘niye hiç AKP’nin doğru yaptığı şeyi övmüyorsunuz’ diye. Bütün dünyada bizim adımız ana muhalefet partisidir. Bizim görevimiz bu. Senin yeterince şakşakçın var. Aç bütün televizyonları, gazeteleri. Müsaade et bizde bunu söyleyelim.”

“İSTANBUL BAROSU’NA SAHİP ÇIKACAKSINIZ”
Konuşmasında eğitimin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, Eğitici Eğitimi Katılım programına 3 kişi ile başladıklarını, bugün ise sayılarının çok arttığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İllerde, ilçelerde aynı şeyi anlatacağız. Adalettin nasıl düzelteceğimizi anlatacağız. Kendi komşularınızı, coğrafyanızı tanıyacaksınız, ülkenizin sorunlarını saptayacaksınız. Ürettiğiniz çözümleri halkın anlayacağı dille halka anlatacaksınız. Birine ikisine değil, sadece bir yerde değil her yerde anlatacaksınız. Eğitim bilinçli, kararlı olmayı gerektirir, eleştiriye kulak vermeyi gerektirir, etnik kimliği görmezden gelir, inancı görmezden gelir, inanca ve etnik kimliğe saygı göstermeyi öğretir. Eğitim dili sadece konuşmak değil. Türkülerle de eğitimi gerçekleştirebiliriz. Kadınlarımız, gençlerimiz, erkeklerimiz çalışacak. hep beraber çalışacağız. Adalet kavramı yara aldı. Bir ülkenin Başbakan’ı çıkacak ‘yargıya talimat verdim’ diyecek ve hiç kimse ses çıkarmayacak. İstanbul Barosu, savunma hakkı ellerinden alınan avukatlara sahip çıkıyor. Eğer savunma hakkı kutsalsa İstanbul Barosu’na sahip çıkacaksınız. Avukatlar sabahın 6’sında baskın yapılarak göz altın alındılar. Oysa savcı gelmeden göz altına alamazsın. Biz bunu söyledik ‘teröristsin’ dediler. Cehalet diz boyu.”

“KORKUNUN ECELE FAYDASI YOKTUR”
Kılıçadroğlu, Başbakan Erdoğan’a, “Çıkalım bir televizyona sen bana bir soru sorarsın bende cevabını veririm. Özgürce tartışalım. Neden korkuyoruz birbirimizden, neden çekiniyoruz” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Bütün Cumhuriyet Hak Partililere, bu ülkenin aydınlarına görev düşüyor. Bir yerlerde yanlışlıklar varsa eleştirsinler. Korkmasın, korkunun ecele faydası yoktur. Bedel ödemekten korkmayacağız. Kalemini satan kişiye aydın denmez. Aydın toplumun önderidir. Aydın elinde meşale ile bedel ödeyecek ilk kişidir.”
Kılıçdaroğlu, “Bizim parti kültüründe dayanışma vardır. Bizim parti kültürümüzde halka adanmışlık vardır. Bizim parti kültürümüzde halk için çalışmak vardır. Bizim parti kültürümüzde kadın erkek eşitliği vardır. Bizim parti kültürümüzde şehitlere ve gazilere saygı duymak vardır. Bizim parti kültürümüzde dedikodu yoktur. Bizim parti kültürümüzde bir diğerinin açığını aramak yoktur.” diye konuştu.

DÜNYANIN YUVARLAK OLDUĞU
Kılıçdaroğlu konuşmasında partililerine, “Yeni düşünceler dikkatle izlenmeli tahlil edilmelidir. Bilim, insanlık, teknoloji böyle gelişiyor” diyerek, “Dünyanın yuvarlak olduğunu önce bir kişi iddia etti. Bunu da anlamamış. Bu örneğin insanlık tarihi açısında ne kadar önemli olduğunu bilmen gerekir. CHP’li olmak toplum karşısında sorumlu olmaktır. Aynı kararlılığı yer yerde söyleyin. Bütün sorunlara bakacağız ve sorunları çözeceğiz. Türkiye’de hangi sorun varsa, bilin ki o sorunun çözümü için CHP’nin arşivinde dosyaları vardır” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’NUN ÖNERİSİNİ KABUL ETTİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içerisinde bulunduğu bir grubun daha önce önerdiği akil adamlar önerisi için konuştu…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Akil adamlarla ilgili sıkıntı yok. Hangi önerilerle gelirlerse değerlendiririz, önerilere açığız, biz buradayız” dedi.

Erdoğan, Elazığ Belediye Başkanlığı’na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin yerel seçimlerin tarihine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, İstanbul’daki programında yerel seçimlerle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunacağını söyledi.

“Terör sorununun çözümünde akil adamlar” önerisine ilişkin soru üzerine de Erdoğan, kendisinin daha önce bu konuda herhangi bir isim zikretmediğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, “Akil adamlar konusunda bir sıkıntı yok. Hangi önerilerle gelirlerse değerlendiririz, önerilere açığız, biz buradayız” dedi.

KILIÇDAROĞLU: DERSANELERİN KALDIRILMASI RİSKLİ

Dersanelerin kaldırılmasını riskli gördüğünü belirten CHP Lideri Kılıçdaroğlu, dersanelerin kapatılması halinde yer altına ineceğine dikkat çekti.
Dershanelerin kapatılacağına yönelik açıklamaları değerlendiren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, dersanelerin kapatılması halinde yer altına ineceğini ifade etti.

Cihan Haber Ajansı’na konuşan Kılıçdaroğlu, “Dershaneleri bugünkü koşullarda kaldırıyoruz derseniz dershaneler yer altına iner. Yani kayıtlı olmaktan çıkar, kayıtsız, aynı işlevi gören pek çok dershane çıkar ortaya. Rahmetli Özal dershaneler kalksın diye ‘dershaneler okula dönüşürse onlara 5 yıllık vergi muafiyeti getireceğiz’ demişti 1980’li yıllarda. Pek çok dershane özel okula dönüştü fakat dershaneler yine kalkmadı. Neden? Eğer yüz binlerce gencimiz üniversite kapısından dönüyorsa veya 500 kişilik yere bin 500 kişi talip oluyorsa ve onlar arasında sınav yapılacaksa dershaneler olur.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, dershanelerin şu aşamada kaldırılmasını riskli gördüğünü vurguladı.

KILIÇDAROĞLU GÜNDEMİ BÖYLE DEĞERLENDİRDİ

Kılıçdaroğlu’dan anadilde eğitim, Anayasa değişikliği, PKK ile müzakere, darbeler ve dersanelerin kapatılmasına ilişkin açıklamalar…
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kişinin anadilini öğrenme özgürlüğüne sahip olduğunu belirtti ancak anadilde eğitime karşı olduklarını söyledi. “Anadilde eğitimin toplumu böleceği kanısındayız.” diyen Kılıçdardoğlu, “Kişi anadilini öğrenme özgürlüğüne sahiptir, sahip olmalıdır. Anadilini öğrenmelidir. Devlet bu konuda gerekirse katkı da yapmalıdır. Ama anadilde eğitimin, toplumu böleceği kanısındayız.” ifadesini kullandı.

Terör sorununun toplumsal uzlaşmayla çözüleceğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Parlamento’da grubu bulunan bulunmayan tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir komisyona paralel bir akil adamlar heyeti oluşturulması gerektiğini söyledi. Türkiye’de darbe döneminin bittiğine inanan bir siyasal parti olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, halkın değerlerine her siyasal partinin saygı duyması gerektiği gibi kendilerinin de saygı duyması gerektiğini vurguladı. “Dünya, evrim, paradigmalar değişiyorsa CHP, ‘ben değişmiyorum’ diyemez, değişeceğiz.” diyen Kılıçdaroğlu, dershanelerin bugünkü koşullarda kaldırılmasını ise riskli bulduğunu kaydetti.

Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Anadilde eğitim konusunda duruşlarının net ve belli olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Kişi anadilini öğrenme özgürlüğüne sahip olmalıdır. Anadilini öğrenmelidir. Devlet bu konuda gerekirse katkı da yapmalıdır. Ama biz anadilde eğitimin, toplumu böleceği kanısındayız. O nedenle anadilde eğitimi uygun görmüyoruz. Ama anadilini öğrenme konusunda hiçbir sorunumuz yok. Öğrenme ayrı, eğitim ayrı. Seçmeli ders olarak şuan Kürtçe var zaten. İsteyen çocuklarımız Kürtçeyi öğrenebiliyorlar. Biz buna ‘niçin Kürtçe öğreniyorlar’ diye itiraz etmedik. Kişinin anadilini öğrenme konusunda devlet katkı vermeli, yardım etmeli, bunda bir tereddüdümüz yok. Ama resmi dil Türkçedir. İkinci bir resmi dilin olmasının doğru olmadığı kanısındayız.” ifadelerini kullandı.
“SORUN ANAYASADAN DEĞİL 12 EYLÜL REJİMİNİN GETİRDİĞİ YASALARDAN KAYNAKLANIYOR”

Anayasa değişikliği konusunda sivil, demokratik, özgürlükçü bir anayasaya evet dediklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Sorun, büyük ölçüde anayasadan değil; 12 Eylül rejiminin getirdiği yasalardan kaynaklanıyor.” dedi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Biz onlara darbe hukuku diyoruz. Darbe hukukun değişmediği yerde özgürlükten söz edemezsiniz. AKP’ye ‘gelin anayasayı değiştirelim hiçbir itirazımız yok ama darbe hukukunu da değiştirelim’ dedik. Böylece Türkiye gerçekten demokratik, özgürlükçü ülke olsun. Ama AKP bizim bu teklifimizi kabul etmedi. Anayasayı değiştirme konusunda en samimi davranan parti biziz. İyi niyetli her türlü katkıyı vermeye çalışıyoruz. Anayasanın değişmesi konusunda ben, AKP samimi olmadığı için şahsi inancım odur biraz endişelerim var.”

Partisinin ‘vatandaşlık tanımı’ tanımı konusunda birden fazla seçenek üzerinde durduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Arkadaşlarımız uluslararası evrensel hukuka bakıyorlar, iç hukuka bakıyorlar; geçmişteki anayasa değişikliklerine bakıyorlar. Hatta 1924 Anasayası’na kadar gittiler. ‘Oradaki tanımlar nedir’ diye. Bugün yarın görüşlerini beyan edeceklerdir.” dedi. Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliği konusundaki kırmızı çizgilerinin ise anayasanın başlangıcındaki ilk dört madde olduğunu vurguladı.

“TERÖRÜN ÇÖZÜMÜ İÇİN MECLİS’TE KOMİSYON VE AKİL ADAMLAR OLUŞTURULSUN”

Terörün çözümü konusunda Başbakan’ın ‘Sizden üç kişi bizden üç kişi bir araya gelsinler biz bu işi çözelim’ dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan bu olayın toplumsal uzlaşmayla çözüleceğini bilmediğini ortaya koyuyor. Bizim talebimiz ve önerimiz de şudur: Bir parti veya iki partinin bir araya gelerek çözeceği bir mesele değildir. Bu sorun toplumsal uzlaşmayla, bütün siyasal partilerin hatta Parlamento dışındaki partilerinde bir araya gelip, oturup çözebilecekleri bir sorundur. Kronik bir sorundur. Eğer tek başına yasalarla çözülseydi AKP otururdu; zaten Meclis’te gücü de var. İstediği yasayı çıkarabilir. Bize ihtiyacı bile yok. Niye bize ihtiyaç duyuyor? Gel beraber çözelim. Biz de şunu söylüyoruz: Bizim önerimiz akılcı bir öneri. Parlamento’da oturacağız, her siyasal partiden eşit şekilde milletvekili katılacak. Onun dışında paralel bir akil adamlar heyeti olacak. Dolayısıyla ikisinin işbirliğiyle biz bu soruna çözüm üreteceğiz. Bu sorunun çözümünde MHP’yi veya BDP’yi nasıl göz ardı edersiniz? Sayın Meclis Başkanı’nın çağrısı da bizim çağrımızı doğruladı.” diye konuştu.
“TERÖR ÖRGÜTLERİYLE HAKLAR GÖRÜŞÜLMEZ, ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GÖRÜŞÜLMEZ”

Oslo görüşmelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, meşru, yasaların izin verdiklerinin dışında devletin hiçbir meşru organının bir terör örgütüyle masaya oturmayacağını, oturmadığını söyledi. “Devletin istihbarat örgütü görüşür elbet. Yeni mi görüştü? Hayır, çok eskiden beri görüşüyorlar. Ayrıca yasaları izin veriyor zaten.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Ama görüşme istihbarat örgütüyle değildi. Sayın Başbakan’ın özel temsilcisi müsteşar yardımcısını görevlendirdi. Orada ‘Sayın Erdoğan’ın temsilcisi olarak ben buradayım’ diyor. İtiraz ettiğimiz nokta bu, bir. İkinci nokta şu: Terör örgütüyle haklar görüşülmez. Anayasa değişikliği, yasa değişikliği görüşülmez. Onların görüşme yeri meşru zemindir; o da Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Siz terör örgütüyle oturuyorsunuz anayasal değişiklikleri, yasal değişiklikleri görüşüyorsunuz. Biz niye akil adamları önerdik? Görüşme yapılacaksa, bu ülkenin kanaat önderleri, devletle ilgisi olmayanlar gidip görüşme yapacak ama gelip Türkiye Büyük Millet Meclisi Uzlaşma Komisyonu’na o görüşmenin ayrıntılarını anlatacaktır.”

“İSTİKLAL MAHKEMELERİ KAMUOYUNDA TARTIŞILABİLİR”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP grup toplantısı konuşması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında konuştu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısı konuşmasında çok çarpıcı açıklamalarda bulundu…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında milletvekillerine seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısı konuşmasından satır başları:

– Yapılan zamları ahlak ve şerefle bağdaştırmıyorum. Bu zamları onaylamıyorum. Bu zamlar ahlaksız zamlar. Siz bu ülkede ekonomiyi de Türkiye’yi de yönetemiyorsunuz. Biz doğalgaza neden zam yaptınız dediğimizde dışarıdan getiriyoruz bunu da halka yansıtıyoruz diyor.

– Dolar olarak düştü ama Türk lirası olarak düşmedi. Bir Allah’ın kulu bu zamlar ahlakidir desin. Bu kadar ağır zammı bu milletin omuzuna nasıl yüklüyorsunuz. Faturayı sen artık ödeme iktidara ödet sen bunu.

– Bakınız doğalgaz fiyatlar 2011 Aralık ayında 436 dolar, 2012 Ağustos ayı yine 1000 metreküplük doğalgaz 410 dolara düşmüş. Türk lirası olarak Aralık’ta 810 lira, daha sonra bu fiyat 730 liraya düşmüş. Dünya da doğal gaz faturası yüzde 9 inecek Türkiye’de yüzde 30 zam olacak.

– Bu kadar ağır zammı bu milletin omuzlarına nasıl yüklüyorsunuz? Öyle anlaşılıyor ki kendileri yediler, yandaşlarına yedirdiler kara delik gibi yutuyorlar faturayı da millete yüklüyorlar.

– Geçen hafta Suriye konusunda tezkere çıktı. CHP tek grup toplantısı yapan partiydi. Oturduk beraber kararımızı verdik. Tezkerenin yanlışlığını kabul ettik ve hayır oyu kullandık. Neden?

– Bizim yaptığımız çabaları anlatayım.

6 Şubat 2012: Olaylar bu kadar büyümemiş. Hükümete bir çağrı yaptık. Dedik ki Türkiye’de Uluslararası Suriye konferansı toplayın dedik. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine uygun olarak, çatışmayı sonlandıran, barış iklimini yaratan bir devlet olarak öne çıkmalıyız. Sonra bu teklifi Rusya yaptı, orada topladılar. Bizimkiler oraya gittiler.

18 Nisan 2012: Parlamentoda bir öneri yaptık. Meclis ‘in tavrını koyalım ortaya. TBMM’nin ortak iradesini yansıtalım. Bunu da kabul etmediler.

– Şimdi kalkmışlar ortak iradeden söz ediyorlar. Sen kim ortak irade kim. Kendi iradesini halkın iradesi sanıyorsun sen. O egon senin başına bela zaten. Önce oradan kurtulacaksın sen.

– Sonra ne oldu? Yine durmadık. CHP olarak sorumluluğumuzu sonuna kadar yerine getiririz. Çünkü biz ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin kanının Ortadoğu’da dökülmesini istemiyoruz

– Suriye konusunda bir mektup gönderdik kendisine. Suriye sorunu nasıl çözülür? Gündem ne olsun? Kaç gün toplansın? Bunu da kabul etmediler.

– Şimdi diyorlar ki niye bize destek vermiyorsunuz? Biz ülkeyi savaşa götüren hiçbir belgeyi imzalamayız. Hatay’da Özgür Suriye Ordusu askerleri konuşlandı. Karar almadan başka bir ülkenin askerleri konuşlandı. TBMM Başkanı’na sesleniyorum. Meclis koltuğunda oturmak güzel olabilir. Biz ortaya çıkarmasaydık ülkenin bundan hiç haberi olmayacaktı. Orada savaşıyorlar sonra Türkiye’ye geliyorlar. Sayın Cemil Çiçek, milletvekillerinin giremediği bu kampa Özgür Suriye Ordusu’nun girmesinin hesabını sordun mu?

– Türkiye’yi böyle bir denklemin içine sokmak stratejik körlüktür. Anlamsız bir dengenin içine Türkiye’yi sokan çapsızlığı artık dünyada bilinen bir Dışişleri Bakanı ile yola çıkılırsa Türkiye’nin hali budur. Davutoğlu’nun stratejik derinlik kitabı stratejik körlük bir politika. Bunu yapabilmek için ileri derecede geri zekâlı olmak lazım. Sizin en son söz söyleyeceğiniz parti CHP’dir.

– Biz çocuklarımızın kanlarının Arap çöllerinde dökülmesini istemiyoruz. Başka işiniz gücünüz yok mu sizin? Akdeniz’de 9 Türk vatandaşı şehit edildi tezkere geldi mi gelmedi. Irak’ta askerin başına çuval geçirildi tezkere geldi mi gelmedi. Sen anca cama bakarak konuşursun. İndiğin anda da zaten unutursun. Biz hayır diyorsak bir bildiğimiz vardır. Ortadoğu’da bize hayranlık uyandıran bu ülkenin çoğulculuk, demokrasi anlayışıdır.

– Bataklığa sürüklenmiş yeşil çimen sahada yürüyorum sanıyor. Esad’la Erdoğan arasında ne fark var? Sen bir dön kendi ülkene bak kendi ülkende demokrasi var mı? Türk-iş işçileri Meclis’e gelmek istemişler biber gazı yemişler. Esad kanla susturuyor sen de biber gazıyla. Şam fatihi olacakmış beyefendi. E önce kendi çocuklarını gönder. Fakir fukaranın çocuklarını alacaksın haydi bakalım cepheye. Bu kafayla gidersen sen olsa olsa Şam babası olursun.

HASTANELERDEKİ “HOCA FARKI” GERİ GELİYOR

Üniversite hastanelerindeki profesör ve doçentlere muayenelerde kaldırılan ‘hoca farkı’ ücreti tekrar geri geliyor.
Hastalar profesör ya da doçente tedavi olmaları halinde fark ödeyecek. Her türlü tedavide doçentlerde üst sınır 60 Türk Lirası, profesörlerde 100 lira olacak

Tedavi ve ilaç harcamalarının 35 milyar liraya ulaşması üzerine sağlık sektörünün geleceğine dair yeni kararlar alındı. Tam Gün Yasası’nın ardından kaldırılan profesör ve doçent ünvanlı hekimlere ödenen fark ücreti geri getiriliyor.

BAŞI AĞRIYAN GİDİYOR

Borç yükü altındaki üniversite hastanelerine nefes aldırması planlanan düzenlemede son sözü Bakanlar Kurulu söyleyecek. Düzenleme hayata geçirilirse üniversite hastanelerindeki tedavilerde hastalar ek ücret verecek.

Her türlü tedavide doçentlerde üst sınır 60 Türk Lirası, profesörlerde 100 lira olacak. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkilileri, hoca farkının geri getirilme gerekçesini “Her başı ağrıyan profesör ve doçente gidiyor. Ağır ve özellikli hastalara aynı zamanda bilimsel araştırmalara hocalar vakit ayıramıyor” sözleriyle açıkladı.

YATAN HASTADAN KATILIM PAYI

Geçen yıl kanunla yapılan yatan hastalardan katılım payı alınması uygulamasının da yeni yıldan itibaren uygulamaya geçeceği belirtildi. Hastanede yatarak tedavi gören vatandaşlardan yapılan harcamanın yüzde 1’i kadar katılım parası tahsil edilecek. Hastayı koruma adına ağır ameliyatlarda çok fazla ödeme yapılmaması için asgari ücret tavanı koyuldu. Örneğin 100 bin liralık ameliyat olan bir vatandaştan 1.000 lira yerine net ücret olan 701 TL alınacak.

500 MİLYONLUK İSRAF ÖNLENECEK

Sektörle üç yıl önce imzalanan global ilaç bütçesine ilişkin ise EKK’da herhangi bir karar alınmadı. SGK bünyesinde kurulacak komisyon ilaca ilişkin hayata geçirilecek düzenlemeleri karara bağlayacak. Hipertansiyon, mide, kemik erimesi ve kollestrol ilaçlarında teropatik eşdeğerlik uygulamasına geçilecek.

Bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlara etken maddesi aynı olmasına rağmen 5 ile 40 lira ödenmesinin önüne geçilecek. Belirlenecek eşdeğer fiyat sınırını devlet ödeyecek. Böylece aynı tedaviyi sağlamasına rağmen gereksiz yere yapılan 500 milyon liralık ödeme tarihe karışacak.

Avuç içi uygulaması 20 ilde başladı

SGK’nın sağlık alanındaki suistimalleri önlemek için hazırladığı ‘Avuç içi damar izi sistemiyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi’ 20 ilde uygulamaya başlandı. Ağrı, Amasya, Bartın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Burdur, Çankırı, Iğdır, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kilis, Mardin, Muş, Nevşehir, Niğde, Sinop, Şırnak ve Yozgat illeri uygulamanın başladığı iller oldu. Diğer 61 ilde ise uygulamaya 15 Kasım’da başlanacak. Yeni sistemle biyometrik kimlik doğrulaması yapılmayan kişi sağlık kuruluşunda muayene olamayacak ve ilacını alamayacak.

Birand Canlı Yayında Muhabiri Bozdu!

Kanal D ana haber bülteninde Ankara’yla canlı bağlantı yapan Mehmet Ali Birand, muhabirin aktardığı bilgiyi yeterli bulmayınca kibarca uyardı.

Dün Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamada, HakkariŞemdinli ‘de 7 tabur askerle büyük bir operasyon başlatıldığı duyurulmuştu. Açıklamada ayrıca bölgede bulunan Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ‘in de operasyonu 7 komutanla birlikte izlediği belirtiliyordu.

Kanal D ana haber bülteninde de doğal olarak bu açıklama yer aldı. Ancak yazılı açıklamada yazanlarla yetinmeyen deneyimli haberci Mehmet Ali Birand, ankara bürosuyla canlıbağlantı yaptı ve Ankara muhabiri Özgen Bingöl’e açıklamanın detaylarını sordu.

Ancak muhabir Bingöl’ün de açıklamada yazanların haricinde pek bilgisi yoktu. Muhabir açıklamada yazanları farklı cümlelerle tekrar etmeye başlayınca Birand müdahale etmek istedi fakat bu sefer de muhabir Birand’ın sesini duymadı.

Bu durum Birand’ı biraz daha sinirlendirdi. Muhabir Özgen Bingöl’den kulaklığını takmasını isteyen Birand, açıklama metninden farklı bir bilgi alamayacağını anlayınca, muhabirine kibarca tavsiyede bulunup canlı bağlantıyı sonlandırdı.

KILIÇDAROĞLU’NDAN TERÖRE LANET!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te bomba yüklü otomobille gerçekleştirilen terör eylemini değerlendirirken, “İnsanların birbirleri ile…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te bomba yüklü otomobille gerçekleştirilen terör eylemini değerlendirirken, “İnsanların birbirleri ile bayramlaştığı, kucaklaştığı, kırgınlıkları bitirdikleri bir günde böyle acı bir olayı bize yaşatanlara lanet olsun” dedi.

Ramazan bayram tatilini geçirdiği Rize’nin Ayder Yaylası’nda basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, Gaziantep’de yaşanan olayın herkesi derinden sarstığını söyledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“İnsanların birbirleri ile bayramlaştığı, kucaklaştığı, kırgınlıkları bitirdikleri bir günde böyle acı bir olayı bize yaşatanlara lanet olsun. Terörü her zaman suçladım, her zaman suçlayacağız. Kimliği ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun, insanların barış içerisinde yaşaması varken, bu kavga neden? Masum insanları öldürmek kime ne yarar sağlayabilir? Gerçekten büyük bir dram ve insanlık suçu. Bunu yapanları insan olarak adlandırmak istemiyorum. İnsan olan böyle bir şey yapmaz. Sabah sayın Vali ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüşerek bilgi aldım. Gaziantep bizim en güzel kentlerimizden biri. Terörün bulaşmadığı ve barındırılmadığı kentlerimizden birisi. Bütün Gazianteplilere, bütün Türkiye ve halkımıza başsağlığı dileklerimizi iletiyorum. Yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Ölenlere Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılar ve ağır yaralılar var, onlara da acil şifalar diliyorum.”

“TERÖRE ASLA ÖDÜN VERMEYECEĞİZ”

CHP’den bir Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter ve milletvekillerinin Gaziantep’te olayı yakından izlediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Sayın Vali bazı bilgiler verdi. Umarım failler biran önce bulunur ve sorumlular yargının önüne çıkarılır. Arzum, Türkiye’de herkesin teröre karşı ortak tavır takınmasıdır. Terör bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçuna karşı bütün siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının ortak tavır sergilemesi gerekiyor. Teröre asla ödün ve taviz vermeyeceğiz, asla teslim olmayacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar bizim birliğimizden, dirliğimizden hiçbir şekilde vazgeçme lüksümüz yoktur. Bu ülkeyi beraber kurduk, beraber yaşatacağız. Bu ülkede onurumuzla beraber yaşayacağız. Biran önce faillerin yakalanması yargının önüne çıkarılması da en büyük arzumuzdur” diye konuştu.

OLAYLARA SOĞUKKANLI BAKMAK ZORUNDAYIZ

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından da soruları yanıtladı. Bir gazetecinin terör eylemlerinde Suriye’nin PKK’yı kullandığı yönünde iddialar olduğunu sorması üzerine, “İddialar somut delillerle desteklenmediği sürece iddia bazında kalır. Biz daha soğukkanlı bakmak zorundayız. Örneğin bugünkü gazetelerde Gaziantep’te böyle bir eylemin yapılacağına dair bilgiler ulaştığı ifade ediliyor. Sabah yine gelen bazı bilgilerden patlama olan aracın bir çekici ile yerleştirildiği ifade ediliyor. O nedenle süratli bir şekilde bazı bilgilere ulaşılıyor. Ulaşıldıktan sonra olay daha net aydınlanmış olacak. Bizlerde olayı bütün çıplaklığı ile öğrenmiş olacağız” dedi.

BÖLGEMİZDEKİ HUZURSUZLUK TÜRKİYE’YE DE YANSIYACAKTIR

Suriye’de bazı gazetecilerin kaçırıldığı yönünde haberler olduğunun sorulması ve görüşünün istenmesi üzerine bu ülkede bayram gününde insan katliamının yaşandığını duyduklarını belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Suriye’nin de huzur içerisinde olmasını istiyoruz. Çünkü bölgemizdeki huzursuzluk Türkiye’ye de yansıyacaktır. Bölgemizdeki huzursuzluk, oralardaki iç savaş, Türkiye’ye de yansıyacaktır. Bizler de rahatsız olacağız. Sonuçta hepimiz insanız. Bir başka ülkede insanların aç kalmasından rahatsızlık duyuyorduk. Orada insanların öldürülmesinden de rahatsızlık duyuyoruz. Kendi ülkemizde barışı egemen kıldığımız gibi diğer ülkelerde de barış olmasını isteriz. Gazeteciler toplumu aydınlatmak görevini üstlenen, haber peşinde koşan arkadaşlarımız. Gazetecileri tutuklamak, hapse atmak, güç kullanarak görevlerini engellemek gibi bir uygulamayı demokrasilerde, hele 21’inci yüzyılın dünyasında kabul etmek mümkün değil. Gazeteci arkadaşlarımız da iyi niyetle gidiyorlar. Kendi becerileri ve birikimleri ile olayları aydınlatmaya, görüntü almaya, röportaj yapmaya ve dolayısıyla bunu bütün dünyaya aktarmaya çalışıyorlar. Onlar görenlerini yaparken engel çıkarmak doğru değil. Demokrasiler de olmaması gereken bir tavırdır bu.”

AYGÜN’LE BAYRAMDAN SONRA GÖRÜŞECEK

Kılıçdaroğlu, PKK’nın kaçırıp 48 saat elinde tuttuğu CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’le ne zaman görüşeceğinin sorulması üzerine de, “Ankara dışına çıktığım için gelmesini uygun görmedim. Bayramdan sonra görüşeceğiz” dedi.

PROGRAM DEĞİŞTİ, YARIN GAZİANTEP’E GİDİYOR

Daha önce Ayder Yaylası’ndan Artvin’e geçmeyi planlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te yaşanan olay nedeniyle programını iptal etti. Kılıçdaroğlu, bu akşam Trabzon’dan uçakla Ankara’ya hareket edecek, yarın da Gaziantep’e gidecek.

Kemal Kılıçdaroğlunin İftar Açılımı!

CHP’nin İlahiyat kökenli milletvekili İhsan Özkes’in düzenlediği Bakırköy Kaşıbeyaz Restaurant’taki iftar, Kur’an okunması ve ilahilerle başladı.

Taraf’tan Yıldıray Oğur’un haberine göre, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da ilahiyatçılar ve din adamlarına verdiğiiftarın arından bu kez İstanbul’da din adamları, ilahiyatçılar, dindar entelektüeller ve gazetecilerle bir araya geldi.

CHP’nin İlahiyat kökenli milletvekili İhsan Özkes’in düzenlediği Bakırköy Kaşıbeyaz Restaurant’taki iftar, Kur’an okunması ve ilahilerle başladı.

AHMET HAKAN DA ORADAYDI GÜLERCE DE
İftara, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, eski müftü Mustafa Çağrıcı ile birlikte çok sayıda ilçe müftüsü, imam, vaiz ile birlikte aralarında Süleyman Ateş, Türkiye Caferileri lideri Selahattin Özgünüz’ün de olduğu din adamları ve Ali Bulaç, Hüseyin Gülerce, Nuh Albayrak, Ahmet Hakan, Ahmet Turan Alkan, Fehmi Koru, Hilal Kaplan, Bekir Berat Özipek, Fadime Özkan gibi gazeteciler katıldı.

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NDAN AÇILIM İFTARI

SİZ ERMENİ MİSİNİZ?
“Bu bizim için sıradan bir iftar değil, bu samimi diyalogları artıracağız” diyen Kılıçdaroğlu, “163. madde geri gelsin gibi bir düşüncemiz yok” dedi. Kılıçdaroğlu, önyargılar yüzünden ablasının aranıp “Siz Ermeni misiniz?” diye sorulduğunu, ablasının da “Hayır müslümanız” diye cevap verdiğini de anlattı.

“Bunu Söyleyenler İnsan Olamaz”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.
Kameranızı Her Zaman Yanınızda Taşıyın Hiçbir Şey KaçırmayınPartisinin grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu söze “Beni sakin dinleyin” diyerek başladı ve hükümete mesaj yolladı: İstanbul hükümeti psikolojisinden kurtulun, en son tatil yapacak yer TBMM’dir. Kılıçdaroğlu MHP’ye ‘anamuhalefete muhalefet eden muhalefet partisi’ diyerek yüklendi.

Meclis’i olağanüstü toplantıya çağıran CHP’nin Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşma yaptı.

“Beni sakin dinlemenizi istiyorum” diyerek söze başlayan Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün tarihi sorumluluğu yeniden yüklenmiş. İç ve dış güvenlik ciddi tehditler altındayken, en son tatil yapması gereken yer TBMM’dir. En son kapıları kapatması gereken yer TBMM’dir. Meclis’i kapalı tutmak halkın iradesine saygısızlıktır. TBMM yan gelip yatanların olduğu yer değildir. Bu toplantı çağrısını demokrasisi normal işleyen bir ülkede iktidar partisi yapar. Korktukları için CHP, Meclis’i toplantıya çağırdı. İktidar partisinin TBMM’yi bilgilendirmesi esastır.

Ülkeyi bataklığa sürükleyen bir ortamda konuşması gereken tek yer TBMM’dir. Burası Ankara, Ankara TBMM demektir. İstanbul hükümeti psikolojisinden kurtulun. Korkmayın, cesur olun. Türkiye’nin sorunlarına sahip çıkın. Ülkeyi 3-5 kişinin marjinalliğinden kurtarmak için TBMM’ye gelin. TBMM’yi toplantıya çağırmak ‘Fuzuli bir iştir’ diye değerlendirmek millet iradesine saygısızlıktır.

TBMM’yi toplamayı terör örgütü propagandası olarak gören zihniyeti milletin vicdanına havale ediyorum. Üç çeşit parti var Türkiye’de. Anamuhalefet partisi, anamuhalefete muhalefet eden iktidar partisi, anamuhalefete muhalefet eden muhalefet partisi.

İktidar yanaşmalığı yapılarak iktidar olunmaz. Bizim eleştireceğimiz parti iktidar partisidir. Biz iktidar olmak istiyoruz. Muhalefet partileriyle ilgili konuştuğum zaman ne kadar nazik bir dil kullandığımı herkes kabul eder. Benim görevim bu ülkede kardeşlik ve barış iklimini yeniden yaratmaktır. Hiçkimse unutmasın. CHP olduğu sürece Türk vatanı hiçbir zaman bir başka gücün kuşatması altında olmayacaktır. CHP sağduyunun sesidir. TBMM dışında hiçbir gücün müracaat makamı olarak kabul edilmesini benimsemeyeceğiz. Oslo benzeri planlarınıza asla alet olmayacağız. Meşru zeminimiz TBMM’dir.”

KAÇIRILMA EYLEMİNİ ŞİDDETLE KINIYORUZ

CHP’li Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırılmasına değinen Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Hüseyin Aygün insan hak ve özgürlükleri konusunda çalışma yapan bir arkadaşımızdı. Kaçırılma eylemini şiddetle kınıyoruz. Bu Hüseyin Aygün’e yöneltilmiş bir saldırı değil, CHP’nin kurumsal kimliğine, parlamenter sisteme, TBMM’ye, demokrasi ve insan haklarına yönelik bir saldırıdır. Halkın oylarıyla seçildi, silahsızdı, korumasızdı. Herkesin bu olayın şiddetle kınaması gerektiğine inanıyorum. Bütün yurttaşlarımın şiddetle kınamasından huzurluyum. Tasada artık beraberiz. Hal böyleyken arkadaşımızın kaçırılışına ‘oh olsun’ diye gülüyorlar. Bunlar insan bile olamazlar.

TERÖRÜ ANCAK CHP ÇÖZER

Karayolunda sen güvenliği sağlamak zorunda değil misin? Hani her metrekareden sen sorumluydun? Akıl alacak iş değildir. Arkadaşlarımız Şemdinli, Hakkari’ye gittiler. Biz koruma istemiyoruz, gittiğimiz her yer Türkiye Cumhuriyeti topraklarıdır. Eşkıya varsa şu soruyu soracağız: Devlet nerede, hükümet nerede? Hiçkimse kaygıya kapılmasın, bu olay teröre bakış açımızı değiştirecek değildir. İnadına demokrasi diyeceğiz. Asla kine sapmayacağız, öfkeye yenik düşmeyeceğiz. Terörü ancak CHP çözer. Çünkü biz dışarının telkinleriyle politika oluşturan bir parti değiliz. Türkiye’yi sıfır terörden devralıp terör bataklığına sokan partiyi milletin vicdanına havale ediyorum. Türkiye çaresiz değildir, aciz değildir. Adresi de vardır, CHP’dir.

SAYIN BAŞBAKAN ‘UCUBELERİNİ’ SUSTUR

Sayın Başbakan’a bir çağrım var. Şehitlerimizi küçümseyen, vekilimize “oh olsun” diyen ucubelerini susturmasını istiyorum.

SURİYE’YE SİLAHI TÜRKİYE VERİYOR

Konuşmasında Suriye konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, Başbakan’a “Senin izlediğin Suriye politikasından kim kârlı çıkıyor?” diye seslendi. Suriye politikasında Türkiye’nin kaybettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Blöfle dış politika olmaz. Taşeronluk size özgü, böyle bir politika yoktur. Suriye demek Libya demek değildir. Eğer Ortadoğu’da dış politikayı mezhepsel bazda alırsanız, kendinizi bir süre sonra o bataklığın içinde bulursunuz. Geldiğimiz nokta budur. Suriye’de Müslümanlar birbirlerini katlediyor, silahı kim veriyor, Türkiye veriyor. Başbakan Hatay’a gitsin, insan tipinin nasıl değiştiğini görsün. İnsanlarda gelecek endişesi var. Sizin izlediğiniz politikanın meyveleri bunlar Sayın Başbakan” dedi.

“Ağır Olacak Ama Söylemek Zorundayım”

Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

CHP liderinin süt dağıtımıyla ilgili sözlerini hatırlatan Başbakan Erdoğan ‘Belki ağır olacak ama çocukların eline taş tutuşturup polise saldırtmak, çocukların eline molotof vermek nasıl bir vicdansızlıksa sütün arkasına sığınıp iftira atmak da bu kadar ağır vicdansızlıktır.’ karşılaştırmasını yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürekli iftira attığını ileri süren Başbakan Erdoğan, ‘Ben bu zatı milletimize ifşa ediyorum ama yüzde 25 de iyi bilsin. Türkiye’deki 17 süt firması ihaleye katılmış biri hariç hepsine ihale verilmiştir. Hemen yandaş kadrolaşma, ayıptır ya. İnsan biraz edep eder. İftira atmanın bir namusu vardır ya’ dedi.

İşte Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları:

“Yatırım ekonomisini biz hayata geçirdik. Eğer yatırımlar ekonomisini hayata geçirmeseydik Avrupa’daki ülkeler gibi ekonomik sıkıntıyla baş başa kalırdık.

“BELEDİYECİLİK İKTİDARIN PROVASIDIR”

“Muhalefetin de belediyeleri var. Onyıllardır idare ettikleri belediyelerde hangi eseri hangi hizmeti üretmişler; anlatsınlar. Belediyeclik iktidarın provasıdır. Bu kardeşiniz bunu yaşamış biri. Belediyecilik ru be rudur. Halk sizi belediyecilikte başarılı gördümü sizi iktidara taşır.

Mersin’e bakın, Antalya’ya bakın, Diyarbakır’a bakın. Sokaklarda akan lağımı halka reva görenler iktidara gelirlerse halkı buna mahkum edeceklerdir.

Süt konusunu işlemeye mecburum. Muhalefet bu kadar önemli bir konuyu istismar ediyor..

“ANNE VE BABALARA SESLENİYORUM”

Bizi izleyen tüm anne ve babalara sesleniyorum. Süt konusu sağlıklı nesiller için önemli bir konu. Bunun bir çok boyutu var; tarım, hayvancılık ve taşımacılık boyutu var. Süt konusu aynı zamanda Türkiye’de nasıl bir muhalefet zihniyetinin olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

“İFTİRA ATMANIN BİLE BİR NAMUSU VARDIR”

İzmir Belediyesi’nin 5 gün pastorize süt dağıttığını anlattı. İzmir’in her gün değil haftada 1 gün verildiğini öğrendik. Sen çocuklarımızı zehirledin dedi. Bilimsel raporlar bunun yalan olduğunu tek bir zehirlenme vakasının olmadığını ortaya koydu. İhale yandaş kuruluşlara verildi dedi. Ben bu zatı milletimize ifşa ediyorum ama yüzde 25 de iyi bilsin. Türkiye’deki 17 süt firması ihaleye katılmış biri hariç hepsine ihale verilmiştir. Hemen yandaş kadrolaşma, ayıptır ya. İnsan biraz edep eder. İftira atmanın bir namusu vardır ya.. İzmir Belediyesi’nin süt temin ettiği Pınar’dan da biz süt aldık. Kendi yol arkadaşlarının firması da ihaleye girmiş ve kazanmıştır.

“ÖNCE İFTİRA AT SONRA PİŞKİNLİĞE VUR”

Arkasından çiftçiler gününde çıkıyor, ‘Ben öyle demek istemedim, süte karşı çıkmadın daha kaliteli süt olsun diye tepki gösterdim’ dedi. Bu ifadeleri kullanmakla milyonlarca çocukların zihninde tereddüt oluşturdun. Sen ortaya atacaksın pisliği biz de gelip senin pisliğini mi temizleyeceğiz. Hemen arkasından çark ediyor ama arkasında bıraktığı enkazdan haberi yok. Tarzı bu, ifitra at pişkinliğe vur. Bunu siyaset sanıyor.

Belki ağır olacak ama çocukların eline taş tutuşturup polise saldırtmak, çocukların eline molotof vermek nasıl bir vicdansızlıksa sütün arkasına sığınıp iftira atmak da bu kadar ağır vicdansızlıktır.

“HAKKARİ’DE BİR TANE TÜRK BAYRAĞI SALLAYAN YOKTU”

CHP hayatını kaybetmiş bir bebeği aylarca istismar etti. 12 Haziran seçimleri sürecinde ben de CHP Genel Başkanı’ndan ricacı oldum ama duymadı duymazdan geldi.

Eline tutuşturulan sahte belgeyle bakanıma iftira attı. Aynı tavrı sütte de gösterdi. Tutturmuş toplumsal uzlaşma ile terör çözülür diyor. Tamam da ne söyleyeceksen söyle. Ama söyleyeceği bir şey yok. Dün de söyledim Hakkari’ye gittiğinde orada bir Türk bayrağını mitinginde kullanamayacak kadar bu toplumun değerlerinden uzak birisin sen. Özel anlaşmayla sen oraya gittin yoksa miting yapamazdın. Yandaş gazete yazarının sözlerini alıp iftira atacaksın pişkince geri çekileceksin. Bu siyaset değildir.

“BU SAATTEN SONRA CHP’YE SİYASET DERSİ VERECEK DEĞİLİZ”

Ak Parti olarak bizim çok işimiz var, biz Türkiye’nin sorunlarını çözmeye çalışıyoruz, bu saatten sonra CHP liderine siyaset dersi veremeyiz. Ak Parti siyaset akademisinin kapısı ardına kadar açık, arzu ederse kendisine tavsiye ediyorum mutlaka buradan istifade eder. Buraya gelen boş çıkmaz.

İl kongrelerimizi temmuz ortasında tamamlayıp büyük kongreye hazırlanacağız. Hem içeride hem dışarıda.. İşimiz sadece Türkiye’de değil çünkü Ak Parti artık dünya partisi. İnşallah 2014’teki yerel seçimlere çok daha gayretli gireceğiz. Bütüğn önyargıları alt üst edeceğiz.

Kemal Kılıçdaroğlu Diyarbakır konuşması dinle video izle, 31 mayıs Chp Diyarbakır Mitingi

[pro-player]http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=n1o441epF-M[/pro-player]

“Hopa’ya eşkiya indi!”

635743 detay - "Hopa'ya eşkiya indi!"Başbakan Erdoğan’dan Hopa’daki olaylar için ilk yorum Devamını Oku

CHP mitingindekiler parayla mı geldi?

HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’nun, dün yapılan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bursa mitingiyle ilgili iddiası, CHP’yi kızdırdı ve anında cevap verildi. Devamını Oku