Yazılar

Başbakan açıkladı! ‘Bir dönem sona eriyor’

İşte o yeni düzenleme…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki akşam Gaziantep’te kanaat önderleriyle bir araya geldi.

Sivil toplum kuruluşu yöneticileri, işadamları, aşiret temsilcileri ve idarecilerle yemek yiyen Erdoğan, gündeme ilişkin görüşleri alırken soruları da cevapladı.

Okul müdürlerini valiler atayacak

Bunlardan biri Milli Eğitim’le ilgili. Edinilen bilgiye göre müdür atamalarında artık valilerin yetkili olacağını açıklayan Erdoğan, “Müdürler puana göre atanınca yatılı bölge okulları sıkıntı yaşıyor. Şimdi biz bir çalışma yapıyoruz, bu tamamlanınca puan ve sicil baz alınarak üç aday belirlenecek. O ilin valisi, bunların arasından birini müdür olarak atayacak.” dedi.

teroristler ayni teknigi kullandi

PKK’nın Tunceli’de gerçekleştirdiği bombalı saldırı akıllara Gaziantep saldırısını getirdi.
PKK Tunceli’de askeri servis aracını ve ona eşlik eden zırhlı aracı hedef aldı. Patlamadan yaklaşık 6 saat önce el koydukları aracı askeri servis aracının geçiş güzergahına bırakan terör örgütü araca yüksek miktarda patlayıcı yükledi.

6 ASKER ŞEHİT OLDU

Askeri servis aracının geçişini bekleyen teröristler uzaktan kumandayla bomba yüklü aracı patlattı. Meydana gelen şiddetli patlamayla bomba yüklü araç paramparça oldu. Askeri servis aracı ve zırhlı araç da büyük hasar gördü. Patlama sonrası 6 asker şehit olurken o yol üzerinde eşiyle yürüyen bir kadın da hayatını kaybetti. Ormanlık alanda 4 kişi tespit edildi, özel hareket birlikleri operasyon başlattı.

GAZİANTEP SALDIRISINI AKLA GETİRDİ

Bombalı saldırı akıllara Gaziantep saldırısını getirdi. 20 Ağustos’ta Gaziantep’te polis karakolunun önüne bırakılan çalıntı araçtaki patlama sonrası 10 sivil hayatını kaybetmişti.

TRABZONSPOR GAZİANTEP’İN KONUĞU

Spor – 02 Eylül 2012 20:53
Macar ekibi Videoton’a penaltı atışları sonrası boyun eğen Trabzonspor yeniden lige döndü. Şenol Güneş’in öğrencileri Gaziantepspor’un konuğu oluyor.
GAZİANTEPSPOR – TRABZONSPOR
STAT: Kamil Ocak
HAKEM: Süleyman Abay
SAAT: 21.00
YAYIN: Lig TV 2
GAZİANTEPSPOR: Karcemarkas, Serdar Kurtuluş, Ivan, Şenol, Ekrem Dağ, Binya, Bekir, Orhan Gülle, Ibricic, Serdar Özbayraktar, Cenk Tosun
TEKNİK DİREKTÖR: Hikmet Karaman
TRABZONSPOR: Tolga, Serkan, Bamba, Mustafa, Celustka, Zokora, Soner, Volkan, Sapara, Yasin, Henrique TEKNİK DİREKTÖR: Şenol Güneş

ALİ AĞAOĞLU’NDAN ZIRHLI ARAÇ’A YANIT

İşadamı Ali Ağaoğlu, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, “Ali Ağaoğlu’nu fuara davet ettik, bizden özel uçak ve zırhlı araç istedi” sözlerine yanıt verdi.
Ağaoğlu, halen Bingöl’de 3 ve Şırnak’ta 1 olmak üzere 4 hidroelektrik santralini bulunduğunu, fırsat çıkması halinde Diyarbakır ve Hakkari’ye yenilerini de ekleyebileceğini belirtti. Ali Ağaoğlu, 81 ilde 81 proje için çalışma grubunun hazırlık yaptığını anlatırken şöyle dedi: “4 bine yakın bölge insanına iş imkanı sağlamış bulunmaktayım. Benim yapım ve mizacımla hiç bağdaşmayan asılsız haber beni üzmüş ve rencide etmiştir. Bu hafta içerisinde, eğer zamanı denkleştirebilirsem yarın Diyarbakır’a geleceğim. Ben halk çocuğum, zırhlı aracada ihtiyacım yok.”

Telefonla DHA muhabirine konuyla ilgili bilgi verdikten sonra yazılı bir açıklama da yapan Ağaoğlu, halk çocuğu olduğunu her zaman halkın yanında yeraldığını dile getirerek, “Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Sayın Remzi Can’dan, Diyarbakır’da düzenlenen bir fuar için davet aldığım, fakat televizyonlarda gördüğüm görüntülerden çekinmiş olabileceğim, Diyarbakır’a gitmek için özel uçak ve zırhlı araç istediğim, risk almak istemediğim, paramı riskli bölgeye yatırmak yerine daha güvenli olan Şanlıurfa ve Gaziantep’te yatırıma dönüştürdüğüm ifade edilmiştir” dedi.

Halen Doğu ve Güneydoğu illerinin ticaret ve sanayi odaları ile üniversitelerinden aldığı davetler olduğunu ve yoğun iş temposu nedeniyle bunların tümüne katılamadığını kaydeden Ağaoğlu, şöyle devam etti: “Güneydoğu ve doğu illerimizin sanayi ve ticaret odaları ile üniversitelerinden aldığım konferans davetlerine, yoğun iş programım elverdiği ölçüde katılmaktayım. Yakın sayılabilecek zamanda Erzurum, Kahramanmaraş ve Malatya olmak üzere 3’üne katıldım. 29’u Türkiye’nin muhtelif illerinin sanayi ve ticaret odalarından, 23’ü de üniversitelerden olmak üzere 52 davet için ajandamda uygun zaman yaratmaya çalışmaktayım.

Diyarbakır’dan da davet aldım ve altını çizerek ifade ederim ki sadece zaman problemim nedeniyle gerçekleştiremedim ve bunu da daveti yapan ortak dostumuza açıkça ifade ettim. Ben ülkemin her karış toprağına yatırım ve hizmet götürme ve istihdam yaratma çabasında oldum böyle de devam edeceğim. Halen Bingöl’de 3 adet Şırnak’ta 1 adet hidroelektrik santral yatımım bulunmaktadır. Fırsat çıkarsa Diyarbakır’a ve Hakkari’ye yenilerini de eklerim.”

4 BİNE YAKIN BÖLGE İNSANINA İSTİHDAM

Şirketleri bünyesinde oluşturduğu özel bir çalışma ekibinin, 81 ilde 81 proje çalışması için hazırlık yaptığını anlatan Ağaoğlu, şöyle konuştu: “Ayrıca orta vadeli yatırım programımız olan 81 ilde 81 proje için bir çalışma grubumuz hazırlık yapmaktadır. Ben Güneydoğu’daki ekonomik ve istihdam sıkıntılarını bilerek ve önemli addederek 4 bine yakın bölge insanına iş imkanı sağlamış bulunmaktayım. Kendilerinden de son derecede memnunum.

Fırsatım oldukça onlarla kahvaltıda, iftarda, yemekte birarada olamaya çalışıyorum. Şunu net olarak söyleyebilirim ki onlarla birlikte yediğim yemeğin lezzet ve zevkini en lüks restoranda veya 5 yıldızlı otelde alamıyorum. Ben halk adamıyım ve halkım için hizmet gönüllüsüyüm. Benim araba merakım vardır, bunu herkes bilir. Neyim varsa saklamam ama zırhlı araca ihtiyacım yok. Olduğu gibi görünen göründüğü gibi olan bir yapım var.

Ancak benim yapımla ve mizacımla hiç bağdaşmayan asılsız haber beni üzmüş ve rencide etmiştir. Haberin benimle ilgili yönü asılsız olmakla birlikte bölgede istihdam olanaklarının geliştirilmesi adına OSB ve benzeri yatırımların yapılması taleplerini de olumlu karşılamaktayım.”

Ali Ağaoğlu, her şeye rağmen Diyarbakır’ı ziyaret etmek istediğini son gelişmeler üzerine Diyarbakır’a en kısa zamanda ziyaret gerçekleştirip bölgede yaşayan kardeşlerini bağrına basıp kucaklayacağını söyledi. Ağaoğlu, “Bugün arkadaşlarımla konuşacağız. Programı ve zamanı uydurabilirsek, yarın yani Salı günü Diyarbakır’a gideceğim. Diyarbakır’da TSO Başkanı Remzi Can’ı ziyaret ederek çeşitli incelemelerde bulunacağım” dedi.

GAZİANTEP SALDIRISINDA FLAŞ GELİŞME

Gaziantep’te 9 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırı ile ilgili gözaltına alınan öğretmen M.H. çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Gaziantep’te 9 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırı ile ilgili gözaltına alınan ve sabah saatlerinde sorgusu tamamlanan müdür yardımcısı M.H., adliye sevkedildi.

M.H. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Gaziantep’teki bombalı saldırıyla ilgili olarak daha gözaltına alınan 14 kişiden çekici sürücüsü tutuklanmış 3 kişi tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmişti.

Bombalı aracı gönderen öğretmen çıktı

Gaziantep’te 4 gün önce 4’ü çocuk 9 kişinin ölümüne neden olan bombalı aracı gönderen teröristin Siverek nüfusuna kayıtlı bir öğretmen olduğu belirlendi.Güncelleme:24 Ağustos 2012 09:40
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de Kırgızistan dönüşü uçakta gazetecilere “Organizatör sorguda” dediği ismin, bombalı aracın çekiciyle Gaziantep’e gönderilmesini sağlayan bir öğretmen olduğu ortaya çıktı.

Saldırı anı kameralara böyle yansımıştı – Video

ReklamMilliyet’in haberine göre, polis, olaydan hemen sonra aracı taşıyan çekici sürücüsü ve tamircileri sorgulayarak bu kilit isme ulaştı. M.F’nin, Siverek’te bir devlet okulunda görev yaptığı ve aracın arızalanması üzerine dağ kadrosunun talimatıyla bombalı aracı çekiciyle yola çıkaran isim olduğu iddia edildi.

DAĞ KADROSUNDAN

Eylem yerine gitmeye hazırlanan ve dağ kadrosundan olduğu belirtilen bombacının, araç arızalanınca durumu PKK’nın üst düzeyine ilettiği saptandı. Buradan gelen talimatla bir süre sonra aracın yanına M.F. geldi. Siverek’te bir okulda öğretmen olarak çalışan M.F. önce tamircileri otonun yanına çağırdı. Ancak uzun bir süre uğraşan iki tamirci otomobili çalıştıramadı. Bunun üzerine çekici çağrılmasına karar verildi. Çekici sürücüsü, sorgusunda kendisini arayan telefonu verdiğinde M.F.’nin adına ulaşılmış oldu. Ekipler öğretmen zanlının peşine düştü. Terörle mücadele şubesi, M.F.’nın KCK şehir yapılanması içinde görevli olduğuna dair bazı bulgulara da ulaştı.

İRAN’DAN İNANILMAZ “GAZİANTEP” YORUMU

Gaziantep’te PKK terör örgütünün yaptığı kanlı eyleme bir çok ülkeden tepki yağarken, İran’dan ise eylemle ilgili inanılmaz yorumlar geldi.
İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hüseyin Nakavi, Gaziantep’teki terör saldırısına değinerek, Ankara’dan komşuları konusunda yürüttüğü politikayı gözden geçirmesini talep etti.

Parlamento haber ajansı ICANA’ya konuşan Nakavi, Gaziantep’te önceki gün gerçekleşen bombalı saldırıyı değerlendirerek, Ankara’dan “Suriye’ye müdahale edeceğine kendi iç meselelerine yönelmesini” istedi.

Ankara’nın başta El Kaide olmak üzere Suriye’deki terör guruplarını desteklediğini öne süren İranlı parlamenter, “Türkiye’nin bu desteği sadece Suriye’deki günahsız insanların hayatını kaybetmesine neden olmuyor belki Türkiye verdiği bu destekle kendi güvenliğini de tehlikeye sokmuş oluyor” diye konuştu.

Nakavi, “Türkiye, şimdi bir iç krizle karşı karşıya kalmış durumdadır. Ankara, Suriye’ye karışacağına ve bu ülke için düşmanca beyanat vereceğine kendi iç işlerini çözmeye baksın ” ifadesini kullandı.

Nakavi, Türkiye’nin Suriye’nin iç işlerine müdahalesinin Ankara’nın zararına olacağını ileri sürdü.

Söz konusu İranlı yetkili Türk jetinin düşmesinin ardından da Ankara’ya karşı Suriye konusunda sert ifadeler kullanmıştı. Nakavi, Türk jetinin düşmesi ile Ankara – Şam arasında yaşanan krizin, NATO’nun Suriye’ye müdahale etmesi için Türkiye tarafından çıkarılan bir “komplo” olarak değerlendirmişti

KILIÇDAROĞLU’NDAN TERÖRE LANET!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te bomba yüklü otomobille gerçekleştirilen terör eylemini değerlendirirken, “İnsanların birbirleri ile…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te bomba yüklü otomobille gerçekleştirilen terör eylemini değerlendirirken, “İnsanların birbirleri ile bayramlaştığı, kucaklaştığı, kırgınlıkları bitirdikleri bir günde böyle acı bir olayı bize yaşatanlara lanet olsun” dedi.

Ramazan bayram tatilini geçirdiği Rize’nin Ayder Yaylası’nda basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, Gaziantep’de yaşanan olayın herkesi derinden sarstığını söyledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“İnsanların birbirleri ile bayramlaştığı, kucaklaştığı, kırgınlıkları bitirdikleri bir günde böyle acı bir olayı bize yaşatanlara lanet olsun. Terörü her zaman suçladım, her zaman suçlayacağız. Kimliği ne olursa olsun, düşüncesi ne olursa olsun, insanların barış içerisinde yaşaması varken, bu kavga neden? Masum insanları öldürmek kime ne yarar sağlayabilir? Gerçekten büyük bir dram ve insanlık suçu. Bunu yapanları insan olarak adlandırmak istemiyorum. İnsan olan böyle bir şey yapmaz. Sabah sayın Vali ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüşerek bilgi aldım. Gaziantep bizim en güzel kentlerimizden biri. Terörün bulaşmadığı ve barındırılmadığı kentlerimizden birisi. Bütün Gazianteplilere, bütün Türkiye ve halkımıza başsağlığı dileklerimizi iletiyorum. Yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Ölenlere Allah rahmet eylesin diyorum. Yaralılar ve ağır yaralılar var, onlara da acil şifalar diliyorum.”

“TERÖRE ASLA ÖDÜN VERMEYECEĞİZ”

CHP’den bir Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreter ve milletvekillerinin Gaziantep’te olayı yakından izlediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Sayın Vali bazı bilgiler verdi. Umarım failler biran önce bulunur ve sorumlular yargının önüne çıkarılır. Arzum, Türkiye’de herkesin teröre karşı ortak tavır takınmasıdır. Terör bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçuna karşı bütün siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının ortak tavır sergilemesi gerekiyor. Teröre asla ödün ve taviz vermeyeceğiz, asla teslim olmayacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar bizim birliğimizden, dirliğimizden hiçbir şekilde vazgeçme lüksümüz yoktur. Bu ülkeyi beraber kurduk, beraber yaşatacağız. Bu ülkede onurumuzla beraber yaşayacağız. Biran önce faillerin yakalanması yargının önüne çıkarılması da en büyük arzumuzdur” diye konuştu.

OLAYLARA SOĞUKKANLI BAKMAK ZORUNDAYIZ

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından da soruları yanıtladı. Bir gazetecinin terör eylemlerinde Suriye’nin PKK’yı kullandığı yönünde iddialar olduğunu sorması üzerine, “İddialar somut delillerle desteklenmediği sürece iddia bazında kalır. Biz daha soğukkanlı bakmak zorundayız. Örneğin bugünkü gazetelerde Gaziantep’te böyle bir eylemin yapılacağına dair bilgiler ulaştığı ifade ediliyor. Sabah yine gelen bazı bilgilerden patlama olan aracın bir çekici ile yerleştirildiği ifade ediliyor. O nedenle süratli bir şekilde bazı bilgilere ulaşılıyor. Ulaşıldıktan sonra olay daha net aydınlanmış olacak. Bizlerde olayı bütün çıplaklığı ile öğrenmiş olacağız” dedi.

BÖLGEMİZDEKİ HUZURSUZLUK TÜRKİYE’YE DE YANSIYACAKTIR

Suriye’de bazı gazetecilerin kaçırıldığı yönünde haberler olduğunun sorulması ve görüşünün istenmesi üzerine bu ülkede bayram gününde insan katliamının yaşandığını duyduklarını belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Suriye’nin de huzur içerisinde olmasını istiyoruz. Çünkü bölgemizdeki huzursuzluk Türkiye’ye de yansıyacaktır. Bölgemizdeki huzursuzluk, oralardaki iç savaş, Türkiye’ye de yansıyacaktır. Bizler de rahatsız olacağız. Sonuçta hepimiz insanız. Bir başka ülkede insanların aç kalmasından rahatsızlık duyuyorduk. Orada insanların öldürülmesinden de rahatsızlık duyuyoruz. Kendi ülkemizde barışı egemen kıldığımız gibi diğer ülkelerde de barış olmasını isteriz. Gazeteciler toplumu aydınlatmak görevini üstlenen, haber peşinde koşan arkadaşlarımız. Gazetecileri tutuklamak, hapse atmak, güç kullanarak görevlerini engellemek gibi bir uygulamayı demokrasilerde, hele 21’inci yüzyılın dünyasında kabul etmek mümkün değil. Gazeteci arkadaşlarımız da iyi niyetle gidiyorlar. Kendi becerileri ve birikimleri ile olayları aydınlatmaya, görüntü almaya, röportaj yapmaya ve dolayısıyla bunu bütün dünyaya aktarmaya çalışıyorlar. Onlar görenlerini yaparken engel çıkarmak doğru değil. Demokrasiler de olmaması gereken bir tavırdır bu.”

AYGÜN’LE BAYRAMDAN SONRA GÖRÜŞECEK

Kılıçdaroğlu, PKK’nın kaçırıp 48 saat elinde tuttuğu CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’le ne zaman görüşeceğinin sorulması üzerine de, “Ankara dışına çıktığım için gelmesini uygun görmedim. Bayramdan sonra görüşeceğiz” dedi.

PROGRAM DEĞİŞTİ, YARIN GAZİANTEP’E GİDİYOR

Daha önce Ayder Yaylası’ndan Artvin’e geçmeyi planlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te yaşanan olay nedeniyle programını iptal etti. Kılıçdaroğlu, bu akşam Trabzon’dan uçakla Ankara’ya hareket edecek, yarın da Gaziantep’e gidecek.

ÇELİK :”PKK, SİVİL HALKA SALDIRMAYA BAŞLADI”

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Gaziantep’te bomba yüklü otomobili infilak ettirerek gerçekleştirilen saldırı ile ilgili olarak Twitter’da açıklamalarda bulundu.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Gaziantep’te bomba yüklü otomobili infilak ettirerek gerçekleştirilen saldırı ile ilgili olarak Twitter’da açıklamalarda bulundu. Çelik, “PKK, halk desteği bulamayınca artık Antep’te sivil halka doğrudan saldırmaya başladı. PKK, Sokakta kaos çıkmasını istiyor” dedi.

Ömer Çelik’in Twiter’da yaptığı açıklama şöyle:

“PKK, ‘devrimci halk savaşı başlatacağım’ diye çıktığı yolda, halk desteği bulamayınca artık Antep’te sivil halka doğrudan saldırmaya başladı. Bu yeni aşama, PKK’nın arkasındaki organizasyonun hedefleriyle uyumludur. PKK, Sokakta kaos çıkmasını istiyor. Vatandaşlarımızı kışkırtıyor. Buna karşı, bütün kesimlerin sağduyulu davranarak cevap vermesi gerekir.

Kimse, güvenlik güçlerinin misyonuna soyunmamalıdır. Tek bir vatandaşımız diğerine kem gözle bakmamalıdır. Lanetli olan PKK’dir. PKK’nin halkımızı birbirine düşürme hamlesine dikkat edilmelidir. Terörün doğrudan halkı hedef alması, PKK’nın “sebbiha” taktiğine geçişidir.

PKK, “sebbiha” usulüyle halkımızı doğrudan hedef almaktadır. Bu yöntemle PKK, halkın sokakta birbirine düşmesini hedeflemektedir. Sivil halka saldıran PKK, vatandaslari birbirine düşürmeye çalışıyor. PKK’nin “sebbiha usulü” bu saldırısı, Türkiye’nin iradesinin yanı sira Kürt vatandaşlarımıza savaş açıtığını gösteriyor.”

Civadan zehirlenenlerin sayısı artıyor

01.03.2012 – 13:35

Elbistan’a bağlı Karahasanuşağı köyünde civa ile temas eden ve zehirlenme belirtileri gösterenlerin sayısı artıyor.Köyde civadan zehirlenen ve bu nedenle Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta hastanelere kaldırılanların sayısı 33’e ulaştı. Yoğun kar yağışı sebebiyle Kayseri karayolunun kapanması bu ile yapılması gereken sevkleri engelliyor. Ayrıca çocuklarını yalnız bırakmak istemeyen aileler için de toplu taşıma aracı tahsis edildi ve aileler Gaziantep’e götürüldü.

(CİHAN)

Gaziantep Hakkında Genel Bilgiler

Gaziantep Hakkında Genel Bilgiler

Yüzölçümü: 6.819 km² Nüfus: 1.285.249 (2000) İl Trafik No: 27 Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük, Türkiye’nin ise 6. büyük kenti olan Gaziantep, nüfusu, ekonomik potansiyeli ve Büyükşehir statüsü ile bir metropol görünümündedir.

Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olan, Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik, Hitit, Mitani, Asur, Pers, Büyük İskender, Selevkoslar, Roma, Bizans, İslam, Türk-İslam, Osmanlı dönemlerini yaşayan Gaziantep, bu dönemlere ait eserleri günümüze kadar taşımıştır. İlk uygarlıkların doğduğu Mezopotamya ve Akdeniz arasında bulunuşu, güneyden ve Akdeniz’den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, Tarihi İpek Yolu’nun buradan geçmesi uygarlık tarihine ve bugüne yön vermiş olup, ayrıca her dönemde kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur.

Gaziantep ve çevresi tarihte ilk uygarlıkların doğduğu, Mezopotamya ve Akdeniz arasında bulunmaktadır. Bu nedenle Gaziantep, tarih öncesi çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme sahası ve uğrak yeri olmuştur. Eski kent, bugünkü Gaziantep’in 12 km. kuzeybatısında şimdiki Dülük Köyünde bulunmaktadır. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması, yörenin Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu göstermektedir. Bir süre Babil İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalan Gaziantep, M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devletinin bir kenti olmuştur. “ DÜLÜK” şehri ise Hititlerin önemli bir dini merkezi olduğundan ayrı bir önem taşımaktadır.

Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinden Belkıs/Zeugma gibi birçok antik yerleşim alanlarının kalıntıları da günümüze kadar ulaşmıştır. Selçuklular, Memlüklüler ve Osmanlılar dönemlerinde çok sayıda cami, medrese, han ve hamam yapılmış, kent aynı zamanda üretim, ticaret ve el sanatları yönünden de ilerlemiştir. Günümüzde dahi bu han ve hamamlar işlevliğini korumakta, ticaretin ve özellikle de eşine rastlanmayan zengin el sanatlarının yaşatıldığı yerler olarak faaliyetini sürdürmektedir. Bu dönemin mabetleri ise bütün ihtişamıyla varlığını korumakta olup, halkın ibadet ihtiyacını karşılamaktadır.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizler ve Fransızlar tarafından işgal edilen Gaziantep ve yöresi, akıllara durgunluk veren savunması ve eşsiz kahramanlığı ile bütün dünyada hayranlık uyandırmıştır. T.B.M.M. Antep’e bu başarısından dolayı 8 Şubat 1921 tarihinde “GAZİ” lik ünvanı vermiştir. Bu dönemin izlerini hâlâ görmek mümkündür.

Coğrafi yönden GAP’ın giriş kapısı, sanayisi ve ticari hacmi ile GAP’ın merkezi olan Gaziantep, ekonomik yönden çevresindeki birçok ili etkisi altında tutmaktadır. ¼’ü tarıma elverişli ovalardan oluşan ve bir bölümü Fırat nehrinin sularıyla sulanan Gaziantep; Antepfıstığı, zeytin, pamuk, üzüm, kırmızıbiber keten gibi ekonomik değeri yüksek sanayi bitkileri ile mercimek, buğday ve arpa gibi hububat ürünleriyle zengin bir tarım yöresidir. Ayrıca; Gaziantep Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin tüm ürünlerinin işlendiği, iç ve dış pazara sunulduğu bir sanayi ve ticaret merkezidir. IV tane Organize sanayi bölgesi, birçok sanayi alanları küçük sanayi siteleri ve serbest bölgesi ile ekonomi ve sanayide çok önemli bir noktadadır.
Tüm dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olan, seneler boyunca geleneklerinin ve yöresel özel damak lezzetinin zenginliğini koruyan Gaziantep Mutfağı, Gaziantep Turizmi’nde önemli bir yere sahiptir.

Gaziantep, Kurtuluş Savaşı hatıraları, zengin tarihi ve kültürel çevresi, hizmete giren otoyolu, bölgenin ihtiyacı olan uluslararası havaalanı, GAP’ın kapısı durumundaki konumu, halâ önemini yitirmeyen tren garı, leziz yemekleri, zengin el sanatları, mozaikleri, camileri, kaleleri, antik kentleri, ören yerleri, hanları, hamamları, kastelleri, türbeleri, kiliseleri, yaylaları, ovaları, gezi ve mesire yerleri, adını verdiği baklavası ve fıstığı, sanayi tesisleri, ticari canlılığı ve diğer yönleri ile turizmin son yıllarda adından söz ettirdiği önemli merkezlerden birisidir.

İlçeler:
Gaziantep Büyükşehir Statüsünde Metropol bir kent olup üç tanesi merkezde olmak üzere toplam 9 ilçesi bulunmaktadır.

Şahinbey(Merkez), Şehit Kamil(Merkez), Oğuzeli (Merkez), Nizip, İslahiye, Araban, Yavuzeli, Nurdağı, Karkamış.

Coğrafya

Akdeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinin birleştiği noktada konumlanan Gaziantep Suriye’ye komşu sınır ilimizdir. Güneydoğu Torosların uzantıları olan Sof dağlarının bulunduğu ilde ayrıca Dülükbaba, Sam, Ganibaba ve Sarıkaya Dağları da yer almaktadır. İslahiye, Barak, Araban, Yavuzeli ve Oğuzeli ilin önemli ovalarını, Fırat Nehri, Nizip Çayı, Afrin Çayı, Merziman Çayı ve Alleben Deresi ise ilin önemli akarsularını oluşturmaktadır.

Yarısından fazlası ziraata elverişli olan il toprakları zeytin, fıstık, meyve ve sebze bahçeleri üzüm bağları pamuk ve buğday tarlaları ile kaplıdır. İlin dağlık kesimlerinde kısmen çam, köknar, sedir ormanları, step ve yarı step bitki örtüsü bulunur.

Gaziantep yaban hayatı açısından zengin bir ildir. İl dahilindeki ormanlarda bol miktarda keklik, turaç, yaban ördeği, yaban kazı, çil, kınalı baykuş, güvercin, serçe, an kuşu, yaban domuzu, tavşan, su kuşları, kirpi ve bıldırcın bulunmaktadır.

Gaziantep, Akdeniz ve kara ikliminin geçiş noktasında yer almaktadır. İlin güney kesimleri Akdeniz ikliminin etkisinde olmakla beraber, genel olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlıdır. İlde yağış en çok kış ve ilkbahar aylarında görülür.

Tarihçe

Gaziantep tarihinin oluşumunda ve niteliğinde yer unsurunun önemi büyüktür. Bölgenin, ilk uygarlıklarının doğduğu, Mezopotomva ve Akdeniz arasında bulunuşu güneyden ve Akdeniz’den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, uygarlık tarihine ve bugüne yön vermiştir. Bu nedenle Gaziantep tarih öncesi çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme sahası ve uğrak yeri olmuştur. Tarihi İpek Yolunun da buradan geçmiş olması ilin önemini ve canlılığını devamlı olarak korumasını sağlamıştır.

Gaziantep’in tarih devirleri Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selefkoslar, Roma ve Bizans, İslam-Arap ve İslam-Türk devirleri olarak sıralanabilir. Bu dönemlerin izlerini günümüzde de açık bir şekilde görmek mümkündür.

Ayıntap olarak bilinen eski kent, bugünkü Gaziantep’in 12 km. kuzeybatısında Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasındadır. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması yörenin Anadolu’nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu göstermektedir.

Bir süre Babil İmparatorluğu`nun egemenliği altında kalan Gaziantep, M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devleti’nin bir kenti olmuştur. “Dülük” şehri ise Hititlerin önemli bir dini merkezi olduğundan ayrı bir önem taşımaktadır.

Gaziantep ve çevresi M.Ö. 700-546 yılları arasında Asur, Med ve Pers İmparatorluklarının yönetimine girmiştir. Büyük İskender’in Pers Devletini yıkmasından sonra Romalılar’ın, M.S. 636 yılına kadar da Bizanslılar’ın egemenliği altında kalmıştır.

Gaziantep, Kahramanmaraş’tan Halep’e, Birecik’ten Akdeniz kıyılarına ve Diyarbakır’dan İskenderun’a giden ana yollar üzerinde bulunduğundan, her dönemin kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur.

İslamiyet’in buralardan Anadolu’ya yayılmış olması ve Hz. Muhammed’in Peygamberlik mührünü görüp öpen ve O’nun vahiy katiplerinden olan Hz. Ökkeşiye’nin türbesinin Nurdağı ilçesinin Durmuşlar köyü yakınlarındaki bir tepenin üzerinde bulunması Gaziantep için ayrı bir önem taşımaktadır.

Hz. Ömer zamanında İslamiyet’in Arap yarımadası dışına yayılması için sürdürülen mücadeleler esnasında, İslam ordusu, Gaziantep yöresi ile Hatay’ı Bizanslılar’dan aldı. Böylece 639 yılında yöre halkı Müslümanlığı kabul etti. Hemen ardından kansız ve savaşsız Suriye ve Antakya yöresi de İslam kuvvetlerinin eline geçerek vergiye bağlandı. İşte Gaziantep’in ünlü Ömeriye Camii o dönemde fethin sembolü olarak yapılmıştır.

1071 Malazgirt Savaşından sonra bölgede Selçuklu İmparatorluğu’na bağlı bir Türk Devleti kurulmuştur. 1270 Yılında Moğolların istilası ile yıkılan kent, daha sonra Dulkadiroğullarının (1389) ve Memluklular’ın (1471) eline geçmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Memluklular’a karşı yapılan Mercidabık (Kilis yakınında) Meydan Savaşından sonra Gaziantep ve yöresi Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimine girmiş oldu.

Osmanlılar döneminde çok sayıda cami, medrese, han ve hamam yapılmış, kent aynı zamanda üretim, ticaret ve el sanatları yönünden de ilerlemiştir. 1641 ve 1671 yıllarında yöreyi iki kez ziyaret eden Evliya Çelebi burada 22 mahalle, 8 bin ev, 100 kadar cami, medrese, han, hamam ve üstü kapalı çarşı olduğunu anlatır.
I. Dünya Savaşı sonunda, Gaziantep önce İngilizler daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Gaziantep Savunması, Ulusal Kurtuluş Savaşı tarihimizde yiğitlik. kahramanlık ve fedakarlığın ulaşılmaz abidesi olmuştur. Gaziantep Savunması, eşsiz kahramanlığı ile hem kendini hem de Güneydoğu Anadolu’yu düşman işgalinden kurtaran bir halk hareketi, milli birliğin ve benliğin bir şahlanışı olarak tarihteki yerini almıştır.

Gaziantep Adının Kaynağı

Eskiden Ayıntap olarak adlandırılan Gaziantep, adını tarihin derinliklerinden. sıfatını ise Milli Mücadeledeki kahramanlıklarla dolu müdafaasından almıştır.
Eskiden Ayıntap ve Aynitap adıyla yazılır, geniş halk kitlesi tarafından ise Antep ve Entap olarak söylenirdi. Gaziantep’in yetiştirdiği ünlü ilim adamı tarihçi Bedrüddin Ayni’nin ifadesiyle Gaziantep’in eski adı ve asıl adı “Kala-ı Füsus”tur. “Kala-ı Füsus” yüzük kalesi demektir. Bir başka rivayete göre buranın halkına zulüm eden Ayni adında kötü bir hakimi varmış. Bir çok uygunsuz işler yaptıktan sonra ettiklerine pişman olmuş, tövbe etmiş ve yörede yaşayan halk tarafından “Ayni tövbe etti” denmiştir. Daha sonra Ayni tövbe, Ayıntap olarak kalmıştır.

Bir diğer rivayete göre ise Ayıntap adını suyunun güzelliğinden ve bolluğundan almıştır. Ayın: pınar, kaynak ve suyun gözü anlamındadır. Tap ise: parlak ve güzel anlamındadır. Bundan dolayı ayıntap güzel pınar ve güzel kaynak manasına gelmektedir. Yine Tap: güç ve takat anlamına da gelmektedir. Şehre suyunun bolluğundan dolayı bu isimin verildiği söylenmektedir.
Bir başka rivayette ise şehrin eski adının Hantap olduğu söylenir. Tap: güç, takat ve arazi anlamında da kullanılmaktadır (Kelime tap ve tapkır olarak Gaziantep’in köylerinde halen kullanılmaktadır). Buna göre Hantap; han toprağı manasına da gelmektedir. Hantap zamanla Antap ve Antep olmuştur.

Kurtuluş Savaşı’nda halkın göstermiş olduğu üstün kahramanlıklar sebebiyle şehre 8 Şubat 1921 tarihinde T.B.M. Meclisi tarafından “GAZİ”lik ünvanı verilmiştir. Layiha-i Kanuniye’nin l. Maddesi “Ayıntap livası merkezi olan Ayıntap kasabasının namı Gaziayıntap’a tahvil olunmuştur.” Böylece de Antep, Gaziantep olmuştur.