Yazılar

SohbetKraL

Soz..

Yaşadığın yeri cennet yapamadığın sürece, kaçtığın her yer cehennemdir.

Kart aidatını geri almanın en kolay yolu

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, kredi kartı aidatlarını geri almanın yolunu gösterdi. Başbakanlık BİMER sistemine şikayet kaydı yapmak çözüm değil. Bunun yerine adım adım izlemeniz bir yol var.

İşte yapmanız gerekenler;

Bakanlık ayrıca uyuşmazlıkların çözümünde yetkili ve görevli merciler tüketici sorunları hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri olduğunu belirterek, kredi kartı aidatlarının ve kredi masraflarının geri alınması ile ilgili yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

1) Öncelikle kredi kartını düzenleyen veya kredi veren bankaya başvuruda bulunularak söz konusu kesintilerin iade edilmesi talep edilmelidir.

2) Başvuru yapılan banka tarafından bu talebe olumsuz cevap verilmesi veya hiç cevap verilmemesi halinde ikamet edilen yerdeki veya söz konusu hizmeti sağlayan bankanın bulunduğu yerdeki, illerde Ticaret İl Müdürlüğü, İlçelerde ise Kaymakamlıklar bünyesinde faaliyet gösteren tüketici sorunları hakem heyetlerine mevcut belgeler ile birlikte başvuruda bulunulması gerekmektedir.

3) Tüketici sorunları hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları her sözleşme için ayrı ayrı inceleyerek mevcut duruma göre bir karar verecektir.

4) Hakem heyetlerinin verdiği bu kararlara karşı taraflar kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde tüketici mahkemelerine itiraz edebilmektedirler.

5) Hakem heyetlerince; kesilen bu bedellerin iade edilmesi yönünde bağlayıcı karar alması durumunda söz konusu kararın tebliğinden itibaren yerine getirilmemesi halinde yine Adliyelerde bulunan icra müdürlüklerine başvuruda bulunularak bu kararın yerine getirilmesinin talep edilmesi gerekecektir.”

Sinem Kobal evliliğe ikna edecek mi?

Bu hafta sinemalarda gösterime giren filmleri sizler için derledik… Size sadece seçmesi kaldı…
Bu hafta vizyona 4 yeni film girecek.

Yönetmenliğini John Moore’un yaptığı ”Zor Ölüm: Ölmek İçin Güzel Bir Gün” filminin senaryosunu Skip Woods ve Roderick Thorp yazdı.

Yönetmenliğini Rich Moore’nin üstlendiği ”Oyunbozan Ralph” adlı 3 boyutlu animasyon filminin senaryosunu Phil Johnston ve Rich Moore kaleme aldı.

Haftanın yerli yapımlarından ”Taş Mektep” filminin yönetmen koltuğunda Altan Dönmez oturuyor.

Yönetmenliğini Erol Özlevi’nin yaptığı ”Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda” filmi, komedi ve romantizm severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.

ZOR ÖLÜM:ÖLMEK İÇİN GÜZEL BİR GÜN

Yönetmenliğini John Moore’un yaptığı ”Zor Ölüm: Ölmek İçin Güzel Bir Gün” filminin senaryosunu Skip Woods ve Roderick Thorp yazdı.

Yapımcılığını Stephen J. Eads ve Tom Karnowski’nın üstlendiği aksiyon, gerilim ve macera türündeki filmde, Bruce Willis, Mary Elizabeth Winstead, Amaury Nolasco, Patrick Stewart ve Sebastian Koch rol alıyor

OYUNBOZAN RALPH

Yönetmenliğini Rich Moore’nin üstlendiği ”Oyunbozan Ralph” adlı 3 boyutlu animasyon filminin senaryosunu Phil Johnston ve Rich Moore kaleme aldı.

Seslendirmesini Jane Lynch, John C. Reilly ve Sarah Silverman’ın yaptığı filmde, atari oyunu kahramanı olan Ralph’ın hikayesi anlatılıyor.
TAŞ MEKTEP

Haftanın yerli yapımlarından ”Taş Mektep” filminin yönetmen koltuğunda Altan Dönmez oturuyor.

Senaryosunu Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı filmde, Altan Erkekli, Mete Horozoğlu, İlker Aksum, Ahu Türkpençe ve Bülent İnal izleyici karşısına çıkacak.

Filmde, Sakarya Meydan Savaşı’na katılıp orduya destek olmak amacıyla 1920-1921 yıllarındaki öğretim döneminde okullarını terk eden Kayseri Lisesi’nin son sınıfındaki 62 öğrencinin Kurtuluş Savaşı’nın en çetin çatışmalarının yaşandığı günlerde vatanları uğruna şehit olma öyküsü beyaz perdeye taşındı.

ROMANTİK KOMEDİ 2:BEKARLIĞA VEDA

Yönetmenliğini Erol Özlevi’nin yaptığı ”Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda” filmi, komedi ve romantizm severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.

Senaryosunu Aslı Zengin ve Ceren Aslan’ın yazdığı filmin yapımcılığını Murat Tokat üstlendi. Filmde, Engin Altan Düzyatan, Sinem Kobal, Sedef Avcı, Gürgen Öz ve Cemal Hünal’ın rol alıyor.
MUTLU AİLE DEFTERİ

Haftanın yerli yapımı ”Mutlu Aile Defteri” filminin yönetmen koltuğunda Nihat Durak oturuyor.

Senaryosunu Ali Demirel, Volkan Sümbül ve Emre Özdür’un yazdığı filmde, Binnur Kaya, Büşra Pekin, Tuncel Kurtiz, İlker Aksum ve Öner Erkan izleyicilerin karşısına çıkacak.

Komedi ve dram türündeki filmin konusu şöyle:

”Sert ve otoriter bir mizaca sahip emekli Albay Yıldırım Taşyumruk, günün birinde damdan düşer. Bu olay, yıllar önce kendisinden koşa koşa kaçan evlatlarını yeniden aynı çatı altında buluşturur. Yıldırım Bey artık daha güçlü, daha hızlı ve daha öfkelidir ve çocuklarının sakladığı sırları ortaya çıkarmakta kararlıdır. Çocukları ise yalanlarını sürdürmeye çalışırken her geçen gün daha da köşeye sıkışmaktadır. Kafası gittikçe karışan Yıldırım Bey, yalanların kime ait olduğunu bir süre sonra ayırt edemez olur. Aslında önemli olan ise en sonunda bu 5 benzemez insanın tekrar aile olmayı başarıp Mutlu Aile Defteri’nde yer alıp alamayacaklarıdır…”
LİNCLON

Yönetmenliğini Steven Spielberg’ın yaptığı ”Lincoln” filminin senaryosunu John Logan ile Tony Kushner yazdı.

Tommy Lee Jones, Sally Field ve Daniel Day-Lewis’ın rol aldığı biyografi filminde, 1861-1865 arasında yaşanan iç savaşa öncülük eden ABD’nin 16. Başkanı Abraham Lincoln’un yaşadıkları ve bu savaşı sonlandırma isteği konu ediliyor

Drogba’ya hayran olan Fenerbahçeli

Fenerbahçe’nin yeni golcüsü Webo, Drogba’ya büyük hayranlık ve saygı duyduğunu söyledi, “Beni onunla karşılaştırmak doğru olmaz. Aldığı kupalar ve gösterdiği başarılar ortada. O dünyanın en iyisi” dedi

Ara transferde Fenerbahçe forvet hattına Pierre Webo’yu, Galatasaray ise Didier Drogba’yı katınca günlerdir hem kamuoyu, hem de iki takım taraftarları Afrikalı oyuncuları tartıya çıkarmaya başladı.
Webo da, Drogba da formayı sırtına geçirdikleri ilk anda itibaren takımlarına büyük katkı vereceklerini kanıtladılar. İşleri gol atmak olan iki oyuncu rakip fileleri havalandırmakta o kadar da zorlanmadılar. Skorer’den Senad Ok’a konuşan Webo’ya Drogba soruldu. Webo: “Drogba ile kıyaslanmam.”

ÇABUK ADAPTE OLDUM
Drogba’ya büyük hayranlık ve saygı duyduğunu ifade eden Kamerunlu oyuncu, “Tüm Afrika kıtasının saygısını ve takdiri kazanmış birinden söz ediyoruz. Beni Drogba ile karşılaştırmak doğru olmaz. Aldığı kupalar ve gösterdiği başarılar ortada. Gerçekten dünyanın en iyi forvetlerinden biri. Kendisiyle daha önce Afrika Kupası’nda karşılıklı oynamıştım. Drogba’ya büyük saygı duyuyorum ve aynı ligde oynadığımız için çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe’ye çabuk adapte olduğunu ve takımın başarısı için elinden geleni yaptığını söyleyen Webo, “İyi bir başlangıç yaptım. Umarım bunun devamını getiririm. Bana çok güvenen hocamın güvenini boşa çıkarmak istemiyorum” diye konuştu.

Trabzonspor Fenerbahçe’yi ağırlıyor

Spor Toto Süper Lig’in 22. haftasında Trabzonspor sahasında Fenerbahçe’yi ağırlıyor. Hüseyin Avni Aker Stadı’ndaki maçı hakem Bülent Yıldırım yönetecek.

F.BAHÇE SERİYİ SÜRDÜRMEK İSTİYOR

Deplasmanda Trabzonspor ile karşılaşacak Fenerbahçe, rakip sahadaki galibiyet serisini sürdürmek istiyor. Ligde 2013 yılında deplasmanda oynadığı 2 maçı da kazanan sarı-lacivertliler, Trabzon karşılaşmasından da 3 puanla dönmeyi hedefliyor. Deplasmanda en son 16. haftada Galatasaray’a 2-1 mağlup olan Fenerbahçe, ligin ikinci yarısında dış sahada 19. haftada Gaziantepspor’u 2-1, 21. haftada da Mersin İdmanyurdu’nu 1-0 yenerek son iki deplasmanda 6 puan kazandı.

MEIRELES CEZALI

UEFA Avrupa Ligi’nde BATE Borisov maçında 4. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakan Raul Meireles, ligde de sarı kart cezalısı olduğu için Trabzonspor maçında forma giyemeyecek. Mersin İdmanyurdu maçında 4. sarı kartını görerek cezalı duruma düşen Portekizli futbolcu, BATE Borisov maçının ardından İstanbul’a döndü. Bu arada, ligde 3’er sarı kartları bulunan Gökhan Gönül, Cristian ve Semih Şentürk, Trabzonspor maçında sarı kart görürlerse cezalı duruma düşecek. UEFA Avrupa Ligi’nde bu sezon Atletico Madrid takımıyla oynadığı için statü gereği BATE Borisov maçında Fenerbahçe forması giyemeyen Emre Belözoğlu’nun Trabzonspor maçında ilk 11’de oynaması bekleniyor. Nijerya Milli Takımı ile Afrika Uluslar Kupası’nda yaşadığı şampiyonluğun ardından henüz takıma katılmayan Joseph Yobo, tedavileri süren Mehmet Topuz ve Sezer Öztürk, 21 kişilik Trabzonspor maçının kadrosuna alınmayan Krasic, Orhan Şam ve genç Beykan Şimşek de forma giyemeyecek.

TRABZONSPOR’DA SON DURUM

Tolunay Kafkas, Fenerbahçe maçında Sivasspor maçı kadrosuna oranla değişikliğe gidecek. Zokora’nın kırmızı kart cezası nedeniyle forma giyemeyeceği maçta sakatlıktan yeni çıkan Zeki Yavru, eşinin rahatsızlığı nedeniyle hafta boyunca Almanya’da bulunan Halil’in yanı sıra, bir çok antrenmanda düz koşu yapan Volkan Şen’in de forma giymesi beklenmiyor. Giray – Bamba ikilisinin Sivasspor maçındaki hataları nedeniyle Mustafa’nın tekrar defansa döneceği, Serkan’ın da Gaziantepspor maçında çok başarılı olduğu ön libero mevkiinde görev alabileceği belirtildi.

TARAFTARLARDAN ÖZEL HAZIRLIK

Trabzonspor taraftar grupları da Fenerbahçe maçı için özel hazırlık yapıyor. Teknik Direktör Tolunay Kafkas ve futbolcuları Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nden Avni Aker Stadyumu’na kadar meşalelerle donatacakları konvoyla getirmeyi planlayan taraftarlar, maç sırasında da hem şovlarını yapacak, hem de şike ve teşvik davası nedeniyle Fenerbahçe’ye tepkilerini dile getirecek. Fenerbahçe maçlarında gelenek olduğu üzere 34’üncü dakikada siyah balonlar uçurmayı planlayan bordo – mavili taraftarlar, 61’inci dakikada ise stadyumu adeta karnaval yerine çevirecek. Bu arada taraftar temsilcilerinin, maça gelecek kişilere “Beyaz forma giyin” çağrısı yaptığı öğrenildi.

BÜLENT YILDIRIM’LA KAZANAMIYORLAR

FIFA kokartlı hakem Bülent Yıldırım, bugüne kadar 4 kez Trabzonspor – Fenerbahçe maçlarında düdük çaldı. İki tanesi Avni Aker’de 2’si ise Şükrü Saraçoğlu’nda oynanan maçlarda Fenerbahçe 8 gol atarken, bordo – mavililer 3 gol kaydedebildi.

MUHTEMEL 11’LER

TRABZONSPOR

Onur
Celustka
Mustafa
Bamba
Cech
Serkan
Yasin
Adrian
Alanzinho
Olcan
Henrique

FENERBAHÇE

Volkan
Gökhan
Bekir
Egemen
Ziegler
Kuyt
Mehmet Topal
Cristian
Emre
Sow
Webo

Stat: Avni Aker
Hakem: Bülent Yıldırım
Saat: 19:00

Turgay Kıran’dan şike açıklamaları

Galatasaray’ın eski 2. Başkanı Turgay Kıran, Adnan Polat’ın ”Şike konusunda ben sadece kendi dönemime garanti veririm” sözüne karşı çok net açıklamalarda bulundu.

Bugün TV’de Özgür Sancar ve Yakup Yıldız’ın sunduğu Sporextra programına konuk olan Kıran, ”Adnan Polat’ın bu açıklamaları beni çok üzdü. Adnan Polat iyi bir Galatasaraylı. Dönemlere hiç girmeden bir şey söylemek istiyorum. Ben eski bir yönetici olarak Galatasaray’ın tüm tarihine kefilim. Galatasaray 1905’te kuruldu o günden bu yana Galatasaray’a her konuda kefilim. Bizim bütün liderlerimize, yaptıklarına kefil olmamız gerekir. Galatasaraylı olmanın gerekliliği budur.

Galatasaray’ın etik değerleri bunlardır. Adnan Polat’ın açıklamalarını görünce de yazının altına ve üstüne baktım acaba cımbızlanıp mı alındı bu sözler diye. Fakat genel olarak Adnan Polat bu konu hakkında konuşmuş. Bunu da onun kulübe olan kırgınlığına veriyorum. Adnan Polat’ın biran evvel bu düşünceden kurtulması gerekir. Çünkü biz onu seviyoruz. Her zamanda seveceğiz. Bizim eski başkanımız Adnan Polat ile hiçbir sorunumuz yok. Biz ona da onun yaptıklarına da kefiliz. Ama her şeyden önce Galatasaray’ın tarihine her şeyiyle kefiliz” diye konuştu.
DROGBA DAHA BÜYÜK İŞLER YAPACAK

Drogba’nın dünkü performansının kendisini fazlasıyla tatmin ettiğini belirten Kıran, ”Drogba kendine bakan bir oyuncu. 35 yaşında olduğu için futbol oynamayacak diye bir şey yok. Bir çok örnekler var futbolda. Tugay Kerimoğlu 37 yaşına kadar İngiltere gibi yüksek kalite bir ligde oynadı. Fatih Terim çok doğru konuşmuş. Dediklerine tamamıyla katılıyorum. Fit olan bir insan bir futbolcu her zaman oynadığı her yerde yolunu bulur ve başarılı olur. Durgun giden maçta da oyuna sonradan girerek Drogba kalitesini belli etti. Oyuna girmesiyle birlikte hem taraftar hem takım daha iyi oynamaya başladı. Galatasaray o dakikaya kadar çokta iyi oynamıyordu. Fakat Drogba’dan sonra sanki her şey değişti. Drogba takımdaki oyuncuların özgüvenini geriye getirdi. Mühim olan 3 puandı. Galatasaray bunu da almayı başardığı için mutluyuz” dedi.

Bakandan HES çıkışı

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, HES projelerine ilişikin sert açıklamalarda bulundu.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu , Antalya’da Orman ve Su İşleri Bakanlığı bünyesindeki kurum yetkilileri ile Mardan Palace Hotel’de koordinasyon kurulu toplantısına katıldı.

Toplantıda Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Ak Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak ve ile kurum temsilcileri yer aldı. DSİ 13’üncü Bölge Müdürü Türkay Özgür, DSİ projelerine ilişkin bilgi verdiği sırada hidroelektrik santrallerinin elektrik enerjisi üretimi konuları gündeme geldi. Bu sırada bölge müdürünün sözünü kesen Bakan Veysel Eroğlu, Öztürk’e seslenerek, “Gerekirse orman bölge müdürünü de yanına al git, bütün HES ‘leri dolaş. Usulsüzlüğe aykırı bir durum görüyorsanız eğer, gerekli uyarılarda bulunun. Eğer uymuyorlarsa yetkiniz var yürütmeyi durdurun. Durduramıyorsanız da bize bilgi verin biz durdururuz” dedi.

ADAM GİBİ ÇALIŞSINLAR

Usule uygun davranmayanlar için para cezalarının 15 bin liradan başlatıldığına da değinen Bakan Eroğlu, şöyle devam etti, “Uyarın. Adamlarda bizi sıkıntıya sokmasınlar, adam gibi çalışsınlar, kim olursa olsun” diye tepki gösterdi.

Gömbe, Uçarsu gibi alanlarda hassasiyetlerin olduğundan da bahsedilen toplantıda Bakan Eroğlu, “Hassasiyet varmış, nedir bakın, iptal eder geçeriz” dedi.

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a terörist cevabı

Kılıçdaroğlu, tutuklanan DHPK-C üyesi avukatları savunduğu için kendisine kızan Erdoğan’a tepki gösterdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, terör örgütleri ve Esad rejimiyle olan muhabettini soran Başbakan Erdoğan’a “Elimize silah almamışız, düşünce özgürlüğünü savunuyorum, ben insanımı seviyorum, sen kime öğretiyorsun” diye cevap verdi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın yalanlarıyla ilgili “Recep Larousse” adlı ansiklopedi hazırlattığını açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin “Eğitici Eğitimi Katılım Belgesi Dağıtım Töreni”nde bir konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında, “Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili yönetici için “Onu kullanın deliğe süpürün” diye bir laf asla ve asla söylenmemiştir. Güllük gülistanlık gösteriyorlar Türkiye’yi, hangi demokrasiden bahsediyolar. Bilim insanlarının hapiste olduğu bir Türkiye’de mi demokrasi mi var? Bırakın demokrasiyi bu ülkede adalet kalmadı. 21. yüzyılda Türkiye’nin Başbakan’ı kalkacak demokrasi, güçler ayrılığı ilkesi benim için ayak bağı diyecek. Eleştiriye tahammül edemeyen birinden bu ülkede Başbakan olur mu? Hep beni alkışlayın diyen birinden ruh hali nasıl olabilir?” dedi.

RECEP LAROUSSE
Kılıçdaroğlu, CHP’nin asla halka yalan söylemeyeceğini belirterek, “Koşullar ne olursa olsun, hiçbir yerde, hiçbir ortamda halka yalan söylemeyecek. Bu patinin kültüründe geleneğinde bir gelenek vardır. Nasıl inançları, etnik kimlikler siyasete alet etmiyorsak, halka yalan söylemiyoruz. Ama Recep Tayyip Erdoğan yalan söylemede birincidir. Arkadaşlarıma haber verdim Recep Bey’in yalanları ile ilgili bir ansiklopedi hazırlayacaklar. Adı da ‘Recep larousse’ olacak. Size, ‘terör örgütü ile masaya oturdunuz dediğimizde bize bunu söyleyen ‘şerefsizdir’ dediler. Masaya oturduğu ortaya çıktı.” şeklinde konuştu.

“MÜSADE ET BİZDE BUNU SÖYLEYELİM”
“Grup yorumun şiirini okudun. Her ne kadar onu yazanları terörist ilan etsende, sende oraya geleceksin bir gün” diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sözde Türk büyüğü bana da, “terörist” diyor. Akıl var mantık var, elimize silah almamışız, düşünce özgürlüğünü savunuyorum, ben insanımı seviyorum, sen kime öğretiyorsun? Biz yüreğimiz ne diyorsa dilimizle onu söylüyoruz. Cam gibiyiz biz. İki yüzlülük politikada olmaz, hiç bir yerde de olmaz. Hele bir politikacı için doğruyu söylemek temel kuraldır. Yanlışları eleştireceğiz. Soruyorlar, ‘niye hiç AKP’nin doğru yaptığı şeyi övmüyorsunuz’ diye. Bütün dünyada bizim adımız ana muhalefet partisidir. Bizim görevimiz bu. Senin yeterince şakşakçın var. Aç bütün televizyonları, gazeteleri. Müsaade et bizde bunu söyleyelim.”

“İSTANBUL BAROSU’NA SAHİP ÇIKACAKSINIZ”
Konuşmasında eğitimin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, Eğitici Eğitimi Katılım programına 3 kişi ile başladıklarını, bugün ise sayılarının çok arttığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İllerde, ilçelerde aynı şeyi anlatacağız. Adalettin nasıl düzelteceğimizi anlatacağız. Kendi komşularınızı, coğrafyanızı tanıyacaksınız, ülkenizin sorunlarını saptayacaksınız. Ürettiğiniz çözümleri halkın anlayacağı dille halka anlatacaksınız. Birine ikisine değil, sadece bir yerde değil her yerde anlatacaksınız. Eğitim bilinçli, kararlı olmayı gerektirir, eleştiriye kulak vermeyi gerektirir, etnik kimliği görmezden gelir, inancı görmezden gelir, inanca ve etnik kimliğe saygı göstermeyi öğretir. Eğitim dili sadece konuşmak değil. Türkülerle de eğitimi gerçekleştirebiliriz. Kadınlarımız, gençlerimiz, erkeklerimiz çalışacak. hep beraber çalışacağız. Adalet kavramı yara aldı. Bir ülkenin Başbakan’ı çıkacak ‘yargıya talimat verdim’ diyecek ve hiç kimse ses çıkarmayacak. İstanbul Barosu, savunma hakkı ellerinden alınan avukatlara sahip çıkıyor. Eğer savunma hakkı kutsalsa İstanbul Barosu’na sahip çıkacaksınız. Avukatlar sabahın 6’sında baskın yapılarak göz altın alındılar. Oysa savcı gelmeden göz altına alamazsın. Biz bunu söyledik ‘teröristsin’ dediler. Cehalet diz boyu.”

“KORKUNUN ECELE FAYDASI YOKTUR”
Kılıçadroğlu, Başbakan Erdoğan’a, “Çıkalım bir televizyona sen bana bir soru sorarsın bende cevabını veririm. Özgürce tartışalım. Neden korkuyoruz birbirimizden, neden çekiniyoruz” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Bütün Cumhuriyet Hak Partililere, bu ülkenin aydınlarına görev düşüyor. Bir yerlerde yanlışlıklar varsa eleştirsinler. Korkmasın, korkunun ecele faydası yoktur. Bedel ödemekten korkmayacağız. Kalemini satan kişiye aydın denmez. Aydın toplumun önderidir. Aydın elinde meşale ile bedel ödeyecek ilk kişidir.”
Kılıçdaroğlu, “Bizim parti kültüründe dayanışma vardır. Bizim parti kültürümüzde halka adanmışlık vardır. Bizim parti kültürümüzde halk için çalışmak vardır. Bizim parti kültürümüzde kadın erkek eşitliği vardır. Bizim parti kültürümüzde şehitlere ve gazilere saygı duymak vardır. Bizim parti kültürümüzde dedikodu yoktur. Bizim parti kültürümüzde bir diğerinin açığını aramak yoktur.” diye konuştu.

DÜNYANIN YUVARLAK OLDUĞU
Kılıçdaroğlu konuşmasında partililerine, “Yeni düşünceler dikkatle izlenmeli tahlil edilmelidir. Bilim, insanlık, teknoloji böyle gelişiyor” diyerek, “Dünyanın yuvarlak olduğunu önce bir kişi iddia etti. Bunu da anlamamış. Bu örneğin insanlık tarihi açısında ne kadar önemli olduğunu bilmen gerekir. CHP’li olmak toplum karşısında sorumlu olmaktır. Aynı kararlılığı yer yerde söyleyin. Bütün sorunlara bakacağız ve sorunları çözeceğiz. Türkiye’de hangi sorun varsa, bilin ki o sorunun çözümü için CHP’nin arşivinde dosyaları vardır” şeklinde konuştu.

2B ARAZİLERİNDE BEKLENEN TARİHİ AÇIKLADI

Maliye Bakanı Şimşek, 2B arazilerinin hak sahiplerine satışı veya iadesi işlemlerine ne zaman başlanacağını açıkladı.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2B’de artık neredeyse sona gelindiğini belirterek, ”Maliye Bakanlığı olarak ‘yeter ki vatandaş burayı alsın’ dedik. Vatandaş oranın tapusunu alınca oraya ekonomik açıdan dinamizm gelecek” dedi.

Şimşek, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu tarafından düzenlenen ”Türk Ekonomisi ve İnşaat Sektörü 2013 Beklentileri” konulu toplantıda yaptığı konuşmada, büyümeye ilişkin iyimser olduklarını belirterek, ”Satınalma Yöneticileri Endeksine bakın, bütün faktörler büyümede bir miktar ivme kazandığımızı gösteriyor. Güven Endeksi de aynı şekilde, ama esas olan para politikasındaki nispi gevşeme bunu destekleyici bir faktördür” diye konuştu.

2B’Lİ ARAZİLERİNİZİN RAYİÇ BEDELİNİ ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN

(Yoğunluk nedeniyle, sayfaya ulaşmada sorun yaşanabiliyor.)

Kredi faiz oranlarının yükseldiğini sonra tekrar düşüşe geçtiğini ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:

”Kredi büyümesinde bir çıkış söz konusu, yüzde 19-20’lere kadar yıllık kredi artışı söz konusu. İnşaat sektörüne gelince, son 10 yılda birçok uygulamayla sizin önünüzü açtık. En önemli konu siyasi istikrardı, bunun beraberinde getirdiği makroekonomik istikrardı. Bu olmadan, gerek altyapı yatırımı gerek inşaat sektöründeki çıkış zor yaşanırdı. Bizim komşular eski, fakat onları uzun bir süre ihmal etmiştik. Bu dönemde ciddi bir şekilde yeniden güçlü diyaloglar var. Bu da sektörün iş yapma kapasitesine yansıyacaktır, yeni pazarlar söz konusu. Siyasi istikrar dediğinizde hükümetlerin uzun soluklu program geliştirmeleri önemli. Ama önce kendilerinin uzun soluklu olması gerekiyor. 1950’den sonra ortalama bir hükümetin ömrü 15 ay olmuş. Nispeten istikrarlı dönemler var; rahmetli Menderes ve rahmetli Özal dönemlerini çıkarırsanız, apayrı bir felaket. Fakat milletimiz bize teveccüh gösterdi. AK Parti iktidarı var. Bu bize uzun vadeli düşünmeyi getirdi. 2023 önemli, Sayın Başbakanımız 2071’den bahsediyor onun altyapısı ile ilgili çalışmalar söz konusu.”

”Devlet dış dünyadan 31 milyar lira alacaklı”

Şimşek, makroekonomik istikrarın çok önemli olduğunu anlatarak, şunları söyledi:

”Küresel krizde her yerde olduğu gibi bütçe açıkları arttı. Ama küresel kriz sonrası en hızlı toparlanan, evini düzene koyan Türkiye’dir. Kamu borçlarının azalması sizin için önemli. Çünkü bu faiz yükünü azaltıyor ve altyapıya kaynak imkanını artırıyor. Borcun milli gelire oranı bu brüt Avrupa Birliği tanımlı yüzde 74’ten yüzde 36’lara kadar indi. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde yüzde 30’lara çekmeyi hedefliyoruz. Net kamu borç stoku yüzde 18’lere kadar indi bu bizim bilançomuzun ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Devletin artık dış dünyaya borcu yok. Devlet dış dünyadan 31 milyar lira alacaklıdır. Bu ilk defa oluyor. Bizim 2002’de dış dünyaya 88 milyar lira borcumuz vardı, şimdi 31 milyar lira alacağımız var. Genel olarak istihdam, firmalar, yatırımlar üzerindeki vergi yükünü azalttık.”

Enflasyonun tek hanede olması, zamanla yüzde 1-3 aralığını düşmesinin sektör açısından son derece kritik olduğunu belirten Şimşek, şunları aktardı:

”Ama en azından enflasyonu tek haneye düşürdük, orada tutuyoruz. Şu anda Hazine’nin ortalama yılık borçlanma faizi yüzde 6’lara kadar düştü. Bizim 10 yıllık dolar cinsinden tahvilimizin faizi yüzde 3’tür. Yani 10 yıllık Hazine dışarıdan yüzde 3 -3,5 civarında borçlanabiliyor. Devletin bilançosunun güçlenmesi demek, yatırımlara vereceği destek, alt yapıya ayıracağı kaynak, özel sektörün önünü açması demek. Türkiye, 4 milyon kişiye yakın istihdam yarattı. Bu potansiyel olarak 4 milyon kişi daha ev alabilir demek. İstihdamın yaratılması son derece önemli.

Türkiye krizin yaralarını çok güzel sarmış ve kriz öncesine gelmiş. Bankacılık sektörü sapasağlam, sermaye yapısı güçlü, bu da şu demek; uygun koşullar olursa yine sektörü destekleyecek nitelikte. Mortgage kredisi önemliydi. Eskiden vatandaş çalışır, biriktirir, ev alırdı. Vatandaşın işi, bir miktar geliri varsa kira öder gibi ev alabiliyor. Konut kredisi faiz oranları çok hızlı bir şekilde düştü. Konut kredileri çok hızlı bir şekilde yukarı çıktı. Alt yapı yatırımları da öyle. Faiz bütçeleri yerine hizmet bütçeleri derken inanın abartmıyorum. 2002’de 100 liralık vergi geliriniz varsa, bu vergi gelirinin 86 lirası faize gidiyordu. Geriye kalan parayla iş yapmak kolay değil. Milli gelire oran olarak faizin payı yüzde 15’ler civarıydı şimdi yüzde 3’lere düştü.”

”Bütçe hedeflerini tutturabilirdik”

Bakan Şimşek, 2003 ile 2012 yıllarının bölünmüş yol ağı haritasını göstererek, şunları söyledi:

”Bu resim daha çok değişecek. Devlet kendi bilançosunu iyi yönetirse bu alanlara daha çok kaynak ayırabilir. Son 3-4 yıldır küresel krize rağmen, Karayolları bütçesine ilaveten çok büyük kaynak aktardık. Geçen sene de çok rahat bir şekilde bütçe hedeflerini tutturabilirdik. Karayollarına en az ilave 8-9 milyar lira aktarmışızdır. Demiryolu çalışmaları da epey var. Birçok büyük proje var, Marmaray, tüpgeçit 3. havaalanı, İzmit-Körfez geçişi, İstanbul İzmir otoyolu, kanal İstanbul gibi projeler var. Son 10 yılda Ortadoğu ve Afrika ile diyaloğu güçlendirdik. Kısa vadeli baktığınızda sorunlar var ama uzun vadede aşılacaktır. Eğer Ortadoğu’ya bu açılım böyle güçlü olmasaydı, Avrupa krizinin Türkiye’ye yansıması çok kötü olacaktı. Geçen sene Avrupa’ya ihracatımız yüzde 8 düştü ama dünyaya toplam ihracatımızdaki artış yüzde 13’ün üzerinde. Aslında biz yüzde 20’nin üzerinde ihracat artışı sağladık. Türkiye, rekabet gücü en yüksek ülkeler grubuna doğru gidiyor.”

”(2B arazileri) vatandaş tapuyu alınca ekonomik dinamizm gelecek”

Şimşek, kentsel dönüşüm projelerinin çok önemli olduğunu belirterek, ”Buna destek vermeye başladık. Bu sene cüzi destek veriyoruz ama önümüzdeki yıllarda güçlenerek artacaktır. Kentsel dönüşüm çok uzun soluklu bir konudur. Konunun uzmanı değilim ama 7 milyon ünitenin belki yeniden inşası gerekecektir. Hem önümüzdeki 20 yılı hem de yıllar itibariyle belki 30-40 milyar dolarlık bir işlem hacmini gerektirecektir” diye konuştu.

2B arazilerine de değinen Şimşek, ”2B’de artık neredeyse sonuna gelindi. Dün son bir düzenleme yapıldı. 400 metrekareye kadar olanı biraz daha ucuza satalım. Çünkü onların bir kısmı hakikaten dar gelirli. Esasen de bir sorun çözülsün diyoruz. Eskiden bu konuya hep gelir boyutuyla bakılmış. Maliye Bakanlığı olarak ‘yeter ki vatandaş burayı alsın’ dedik. Aslındaki ekonomik aktiviteden ortaya çıkacak gelirler daha önemli. Vatandaş oranın tapusunu alınca oraya ekonomik açıdan dinamizm gelecek. Mütekabiliyet Yasası’nın kaldırılması talep açısından önemli bir konu. Binalarda Enerji verimliliği alanı da önemli bir konu” şeklinde konuştu.

”2050’de 5 trilyon dolar”

Bakan Şimşek, inşaat sektörünün dönem dönem ekonomiden hızlı büyüdüğünü ama tersine döndüğünde güçlü bir tepki söz konusu olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Biz inşaat sektörünün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. 1,9 milyon kişinin istihdam edildiğini, ruhsatlar da ortada. Güçlü taraflar var. Özellikle dünyada çok aktifiz. Çimento, seramik, demir-çelik, doğaltaş gibi birçok alanda dünyada ilk sıralardayız. Bence, uzun vadede gelecek son derece parlaktır. Bizim milli gelir artıyor. Kişi başına milli gelire, milli gelire bakın; 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkmış, bu ülke bunu son 60 yılın en büyük küresel krizine rağmen başarmış. Bu önemli bir başarı. Bizim hedefimiz 2023’te bunu 2 trilyon dolara çıkarmaktır. Mümkün, olası, ama daha çok çalışıp reform yapmamız lazım. Peki 2050 nasıl görülüyor- 2050’de de 5 trilyon dolar görülüyor.

Sektör açısından bu süreç en kritik süreçtir. Vatandaş geliri açısından baktığımızda aynı şey görülüyor. Biz inanıyoruz ki Türkiye önümüzdeki 40 yıl içerisinde reform iştahını korursa siyasi istikrarla birlikte kişi başına 50 bin doları yakalayabilir. Böyle bir durumda da sektör açısından kötümser olmak için hiçbir sebep yok. Dünyada inşaat sektörü büyüme beklentilerini bir yerden aldık; 2009-2014 dönemi, Türkiye’nin içinde olduğu bölge büyüme hızı en yüksek olan bölge. Ben inanıyorum ki zamanla Afrika, bu bölgenin yerini alabilir.”

Müteahhitlik sektörüyle gurur duyduklarını anlatan Bakan Şimşek, ”100’e yakın ülkede 6 bin 600’ün üzerinde proje, 220 milyar dolarlık uluslararası iş alınmış. 2002’de 2,4 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti söz konusuyken, geçen sene bu 26 milyar dolara yükselmiş. 2023’te çok rahat bir şekilde belki 100 milyar dolara da çıkacaktır. Olaya Türkiye sınırlarıyla sınırlı bakılmaması lazım. Türkiye’nin geleceği son derece parlak” dedi.

RONALDO ÇILDIRDI MADRİD GOL YAĞDIRDI

La Liga’nın 23. haftasında Real Madrid ile Sevilla karşılaştı. Madrid, Ronaldo’nun üç gol attığı maçta Sevilla’yı 4-1 mağlup etti…

Real Madrid ile Sevilla La Liga’nın 23. haftasında karşı karşıya geldi. Portekizli yıldız Ronaldo’nun 3 gol attığı karşılamada Eflatun-Beyazlılar sahadan 4-1 üstün ayrıldı.

Karşılaşmaya etkili başlayan Real Madrid 18. dakikada golü buldu. Ronaldo’nun pasında hata yapan Sevilla defansının hatasını affetmeyen Benzema skoru takımını 1-0 öne geçirdi. Dakikalar 26’yı gösterdiğinde Ronaldo sahneye çıktı. Portekizli yıldız ceza sahası dışından yaptığı sert bir vuruşla topu ağlara göndererek farkı 2’ye çıkardı. İlk yarı ev sahibinin 2-0 üstünlüğü ile geçildi.

MAÇIN ÖZETİ VE GOLLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Madrid ikinci yarıya golle başladı. Arbeloa’nın pasıyla savunma arkasına sarkan Cristiano Ronaldo skoru 3-0’a getirdi. 58. dakikada Higuain’in pasında topla buluşan Ronaldo topu ağlara gönderdi ve kendisinin üçüncü, takımının dördüncü golünü kaydetti. 65. dakikada Higuain ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışı kaldı. 80’de ise Hedwiges Maduro ikinci sarı karttan oyun dışında kalan Sevillalı isim oldu. Karşılaşmada gol perdesini kapatan isim Manu del Moral oldu. Ceza sahasına giren Manu del Moral Sevilla’nın maçtaki tek golünü 87. dakikada kaydetti. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele Real Madrid’in 4-1 üstünlüğü ile sona erdi.

Bu sonuçla Real Madrid 46 puan ile 3. sırada yer alırken, Sevilla 29 puan ile 10. sırada yer aldı.

La Liga’nın 23. haftasında oynanan diğer karşılaşmalarda sonuçlar şu şekilde:

Mallorca – Osasuna: 1 – 1

Celta Vigo – Valencia: 0 – 1

Levante – Malaga: 1 – 2

Deportivo La Coruna – Granada: 0 – 3

EMNİYET’TEN DHKP-C RESTİ: İNANMAYAN NOTER GÖTÜRSÜN

CHP’li Tanrıkulu, DHKP-C’nin 11 çelik kapısını yalanlamak istedi, randevu verdi, sonra vazgeçti. İstanbul polisi ise, iddialara meydan okudu.

İstanbul polisi, DHKP-C operasyonunda basılan 11 çelik kapılı binanın yerinde durduğunu belirtiyor ve “İsteyen her kişi yanına noter alarak o binalara gidebilir” diyor.

Akşam manşetten DHKP-C terör örgütünün 11 çelik kapılı merkezinin görüntülerini yayınladı. Birçok kanal haber programlarında bu görüntülere yer verdi. O görüntüler günlerdir yazılıp, çizilen “Çelik kapılar nerede?” tartışmalarına da cevap oldu. Haberle ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ndan dün bir telefon geldi. “Oralarda çelik kapı yok. Ben oraya gideceğim. Gelin birlikte bakalım” dedi. İşte sonrasında yaşananlar…

Bunun üzerine muhabir arkadaşım Mete Yılmaz’ı hemen Okmeydanı’nda bulunan Gençlik Federasyonu Derneği’nin yakınında bir yere yolladım. Tanrıkulu, yine polisin operasyon yaptığı, örgütün kontrolündeki Temel Haklar Derneği’nde olduğunu söyleyerek muhabirimizi oraya çağırdı. 1 dakika içerisinde Akşam muhabiri derneğe varmıştı. Sezgin Tanrıkulu ile kapıda karşılaştılar. Kendisini tanıtarak geldiğini söyledi. Tanrıkulu muhabirimize, “Acil işim çıktı. Toplantım var. Sen telefonunu ve mailini ver ben fotoğrafları sana atarım” cevabını verdi. Ancak hiçbir fotoğraf gönderilmedi.

NEDEN VAZGEÇTİ?

En başından beri DHKP-C operasyonuna karşı çıkan CHP’nin, Genel Başkan Yardımcısı’nın terör örgütünün karargahları olduğu iddia edilen bir binada ne işi vardı. Sabah erken saatlerde telefon açarak “Gelin oraya gidelim” diyen Tanrıkulu, 11 çelik kapılı Gençlik Federasyonu’na gitmekten neden son anda vazgeçti. Kısa süre kaldığı Temel Haklar Derneği’nde ne konuşuldu? Kendisine orada ne söylendi de apar topar Okmeydanı’nı terk etti?

Konuyla ilgili üst düzey emniyet kaynaklarıyla bir görüşme yaptım. Kendilerinden çok eminler. “İsteyen her kişi yanına noter alarak o binalara gidebilir. Operasyona katılan 300 polis orada yaşananlara şahittir. Operasyonla ilgili tüm bilgiler ve görüntüler savcılık makamıyla paylaşılmıştır. Bizce hiçbir soru işareti ve şüphe uyandıracak bir şey yoktur” diyorlar.

EUROVİSİON’DA TÜRKÇE ŞARKI SÜRPRİZİ!

Inchequin—Son-Kez—The-Last-Time-27202.aspxİrlanda’yı bu yıl ki Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek grubun seçmelerinde ‘Inchequin’ adlı grup ‘Son kez’ adlı parçasıyla finale kaldı…

58. Eurovision Şarkı Yarışması’nda, İrlanda’yı temsil edecek şarkıyı belirlemek amacıyla yapılan yarışmada, 3 Türk ve 2 İrlandalı müzisyenden oluşan Inchequin adlı grubun seslendireceği ”Son Kez” adlı şarkı, finale kalan 5 şarkı arasına girmeyi başardı.

Inchequin grubu Sinead Bradley, Hugh O’Neil ile Ayda Tunçboyacı, Tevfik Kulak ve Selin Türkoğlu’ndan oluşuyor. Şarkının adı Türkçe olsa da büyük bir bölümü İngilizce seslendiriliyor. Buna karşılık şarkının nakaratlarında yer alan “Son kez, son kez” ve “Son kez yağmur yağacak” şeklindeki sözleriyse şarkıda bir çok kez tekrarlanıyor.

İŞTE İRLANDA’NIN TÜRKÇE ŞARKISI

İRLANDA’YI TEMSİL EDEBİLİR

”Son Kez” parçası finale kalmayı başarırsa finalleri 14 ve 16 Mayıs’ta,büyük finali ise 18 Mayıs’ta İsveç’in Malmö kentinde yapılacak 58. Eurovision Şarkı Yarışması’nda İrlanda’yı temsil edecek.

Eurovision şarkı yarışmalarına ilk kez 1965’te giren ve 1983 ile 2002 yıllarında yapılanlar hariç tüm Eurovision şarkı yarışmalarına katılan İrlanda, bu önemli müzik etkinliğindeki en başarılı ülke.

İlk kez 1970’de birincilik elde eden İrlanda, 7 kez birinci olma başarısı gösterdi. Ayrıca İrlanda, 1992, 1993 ve 1994’te Eurovison şarkı yarışmalarında peşpeşe birincilikler elde ederek, yarışmaya katılan hiçbir ülkenin elde edemediği bir başarıya da imza attı.

Eurovison yarışmalarına genellikle İngilizce parçalarla katılan İrlanda, daha önce yalnızca bir kez, 1972 yılında İrlandaca bir şarkıyla sahneye çıktı.

0 Yorumlar/tarafından

IRAK AMBULANS UÇAĞIMIZI İNDİRMEDİ

Irak ve Türkiye arasında, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağının Erbil’e inişine izin verilmemesinin ardından ikinci bir uçak krizi yaşandığı ortaya çıktı.

Irak ve Türkiye arasında, aralık ayı başında Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağının Erbil’e inişine izin verilmemesinin ardından ikinci bir uçak krizi yaşandığı ortaya çıktı.

Irak’ın Selahaddin şehrine bağlı Tuzhurmatu ilçesinde geçen ay düzenlenen intihar saldırısında yaralanan Türkmenlerin tedavisi için Ankara’nın Kerkük’e gönderdiği ambulans uçağın inişine engel olunduğu öğrenildi. 23 Ocak’taki saldırıda 42 kişi hayatını kaybetmiş, 75 kişi de yaralanmıştı. Türkmenleri hedef alan saldırıda yaralananlar güvenlik nedeniyle Tuzhurmatu’dan Kerkük’e getirilmişti. Türkiye geçmişte yaşanan benzer olaylarda da olduğu gibi, yaralıları almak için Kerkük’e özel ambulans uçak gönderdi. Fakat Irak makamları hava müsait olmasına rağmen hava şartlarının uçağın inişine uygun olmadığını gerekçe gösterdi. İkinci gün ise havaalanında uçağın inişinde gerekli olan bir cihazın arızalandığı bildirilerek, uçağın inişine yine izin verilmedi.

“Sizi Tahran’a Götürelim”

Irak’ta faaliyet gösteren ve İran’a yakınlığı ile bilinen Bedr grubu bu sırada çoğu Şii olan yaralı Türkmenler ile temas kurarak “Sizi tedavi için Tahran’a götürelim.” teklifi yaptı. Kerkük’teki hastanelerde tedavi gören Türkmenlerden bazıları bu teklifi kabul ederek karayoluyla ulaştıkları Süleymaniye’den hava yolu ile Tahran’a geçti. Bunun üzerine Kerkük’ten vazgeçilerek, geri kalan yaralı Türkmenlerin Erbil üzerinden Türkiye’ye getirilmesi kararlaştırıldı. Karayolu ile Erbil’e gelen yaralılar 10 kişilik ambulans uçakla Ankara’ya getirildi.

Bağdat hükümetinin tutumunu Zaman’a değerlendiren Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu, bu olayın arkasında Iraklı Türkmenler arasında mezhep çatışması çıkartmak isteyen bazı grupların olduğunu söyledi. Saldırıda yaralanan ve İstanbul’da tedavisine devam edilen Muhtaroğlu, “Merkezi hükümet böyle insani bir meseleyi bile siyasete malzeme etti. Türkmenler arasında Sünni-Şii ayrımı çıkartmak isteyenler başarısız olacak. Bizde Türkmen kimliği ön plandadır. Bugün ITC Başkanı Hasan Turan Sünni’dir. Ama ben yardımcısı Şii’yim. Türkmenlerin içerisinde bu ayrımı oluşturmak için çalışan gruplar var. Ama bizim insanımız bilinçlidir.” ifadelerini kullandı.

TÜRKMEN BİRLİKLERİ KURULUYOR

Irak’ta Türkmenlere yönelik saldırıların artması ve merkezi hükümetin gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu Iraklı Türkmenler savunma birlikleri kurmaya başladı. 23 Ocak’ta Tuzhurmatu saldırısının ardından 3 Şubat’ta da Kerkük polis merkezindeki saldırıda 33 kişi ölmüş, 70 kişi de yaralanmıştı. Yoğun saldırıların yaşandığı Tuzhurmatu’nun Türkmen mahallelerini müdafaa amacıyla gençlerden oluşan birlikler nöbet tutup, giriş çıkışları kontrol edecek. Savunma birliklerine Sünni ve Şii Türkmenlerin birlikte iştirak ettiğini belirten Haşimoğlu, silahlı grupların sadece savunma amacı taşıdığının altını çizdi. Kerkük’te ise böyle bir girişimin olmadığı öğrenildi.

Fenerbahçe’den sert açıklama..

Fenerbahçe Kulübü, Galatasaray Divan Başkanı İrfan Aktar’a yönelik çok sert bir açıklama yayınladı…

Fenerbahçe’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:

“Galatasaray Spor Kulübü Divan Kurulu Başkan’ı Aktar yaptığı talihsiz açıklamada, “Duyumlara” dayanarak kulübümüzü zan altında bırakan ispatsız ve mesnetsiz açıklamalarda bulunmuş, devamında da Başkanımız hakkında yakışıksız ve haddini aşan beyanlarda bulunmaktan kaçınmamıştır.

Öncelikle belirtmek isteriz ki, bu seviyedeki bir kişinin sözü ve iddiası şerefidir. Bu nedenle Aktar’ı hiçbir dolambaçlı yola sapmadan, konuyu saptırmadan iddiasını, sözünü ve şerefini ispat etmeye davet ediyoruz.

Bu zat bilmelidir ki, duyumlara dayanarak hayatını idame ettirebilir ya da şahsi tasarruflarını ikame edebilir, hatta Galatasaray’da idarecilik yaparak Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı’nı idare edebilir. Ancak ve asla duyumlara dayanarak Fenerbahçe Camiasına ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı’na saygısızlık edemez.

Bu nedenlerle iddiasını ispat edemeyenlerin konuşmaya yetecek kadar zekasının yanı sıra, susmaya yetecek kadar aklı da olması gerektiği yolundaki düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşırız.

Sağlık Genel Sağlık Ağız ve Diş Sağlığı

Sessizce ve hızla yayılıyor, 2013’te tüm dünya onu konuşacak!

Dünyanın en yaygın virüs kaynaklı hastalıkları olan AIDS ve Hepatit B’den sonra 2013 yılında alerji ve astım konuşulacak…

Her geçen gün kendini iyiden iyiye hissettiren, artış gösteren alerji ve onun tetiklediği astım sessizce ve hızla yayılıyor. Bugün en yaygın hastalıklardan biri olan alerji için Prof. Dr. Yonca Tabak; şu an için Dünya’da çocuk ve erişkin olmak üzere 300 milyona yakın kişinin bu hastalıktan etkilendiğini ve tablolunun artış göstereceğini belirtiyor.

Her beş çocuktan birinde alerji ve astım hastalıklarına rastlandığını söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak; bu oranın daha da artacağına dikkat çekiyor. Özellikle batılı yaşam tarzını benimsemiş ülkelerde alerjiyle tetiklenen astım hastalıklarında artışın gözlendiğini belirten Tabak; “2025 yılı itibariyle yaklaşık 100 milyon kişinin daha astım olacağı ön görülüyor.” diyor.

Prof. Dr. Yonca Tabak; toplumda konuyla ilgili yeterli bilinç bulunmadığını, insanların aldıkları besinlerden giydikleri kıyafetlere kadar pek çok konuda alerjisi olduğunun farkında bile olmadığını söyleyerek sözlerine; “Vücudumuzun bu dış etkenlerle mücadelede kullandığı bir antioksidan rezervi vardır. Sigara dumanı, hava kirliliği, gıdaların üretiminde ve kıyafetlerin yapımında kullanılan kimyasallar gibi nedenlerle bu rezerv aşılarak; bağışıklık sistemi zayıflamaktadır. Sonuç: alerjik hastalıklarda ve kanserde artış olmaktadır.” şeklinde devem ediyor.

Neden alerji hastaları artıyor?

Alerji ve Astım hastalığının hızla yayılıyor olmasının en önemli nedenlerinin değişen yaşam koşullarımız olduğunu belirten Prof. Dr. Yonca Tabak, yediğimiz gıdalardan giydiğimiz kıyafetlere hatta evimizde kullandığımız çatal bıçağa kadar her yerde kimyasal bir maddeye rastlamanın mümkün olduğunu belirtiyor.

Modern yaşam koşullarının insanları doğallıktan uzaklaştırdığını söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak, pek çok organik ürünün dahi kimyasal işlem görmesinin, bunun en önemli göstergelerinden birisi olduğunun altını çiziyor.Soluduğumuz havadaki ozon vb hava kirleticiler, taze sebze meyve yerine işlenmiş ürünleri tüketmek de bu duruma katkıda bulunuyor.

Alerji ve astımdan korunmanın yolları

Astım ve alerji hastalıklarının artışının tüm dünyada da beklenen bir durum olduğuna değinen Prof. Dr. Yonca Tabak; kendimiz ve çocuklarımız için sağlıklı yaşam alanları yaratmamız gerektiğini belirtiyor. Tabak; mümkün olduğunca az kimyasal işlem görmüş ürünleri tercih edilmesini önererek, özellikle pek çok vitamininin alınabileceği meyve ve sebzelere yönelmenin ve bu gıdaları tüketmeye özen göstermenin gerekli olduğunu söylüyor. Çocuk beslenmesinden reflüyü tetikleyici kafein içeren kakao ve çikolatalı ürünlerin ve fastfood tarzı yemeklerin çıkarılmasının da gelecekte çocuk astımını azaltmada çok önemli olduğunun altını çiziyor.