Yazılar

SİYASİ KULİSLERDE KABİNE REVİZYONU

SİYASİ KULİSLERDE KABİNE REVİZYONU

Siyaset – 20 Ocak 2013 13:29

Hangi bakan gidecek, yerine kim gelecek? Kabine revizyonunda hangi dengeler devreye girecek?…

Revizyon için beklentiler önümüzdeki haftaya odaklandı. AK Parti kurmayları “artık macun tüpten çıktı” diyor.

Başbakan Erdoğan’ın Afrika gezisi dönüşünde uçakta yaptığı “Her an herşey olabilir” açıklamasıyla birlikte kabine revizyonu için nefeslerini tutup bekleyişe geçen AK Parti grubu, artık gün sayıyor. Ocak ayı bitmeden gerçekleştirilmesi beklenen revizyon için beklentiler önümüzdeki haftaya odaklandı. “Başbakan’ın son açıklamasıyla macun tüpten çıktı, artık geri girmez” diyen AK Parti kurmayları, “Bu sürecin uzayacağını tahmin etmiyoruz. Kabine değişikliği için artık ‘Belki yarın, belki yarından da yakın’ denilebilir” değerlendirmesini yapıyorlar.

Vatan’ın haberine göre, Siyasi kulislerde “Hangi bakan gidecek, yerine kim gelecek? Kabine revizyonunda hangi dengeler devreye girecek? Köşk’ün revizyonun şekillenmesinde etkisi olacak mı?” sorularına yanıt aranıyor. Erdoğan’ın bu tür kritik konuları dar bir kadro ile değerlendirmeyi tercih etmesi ve son ana kadar 3-4 kişi dışında hiç kimseye “renk vermemesi” nedeniyle kulislerde “tahminlere” dayalı iddialar dillendiriliyor. Ancak gidecek ve gelecek isimler şu aşamada “tahmin” boyutuyla dillendirilse de, sonuçta gerçekleştirilecek revizyonun kapsamının ve tercih edilecek isimlerin AK Parti’nin açılım politikasından, yerel seçim stratejisine ve Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasındaki ilişkinin seyrine dair önemli ipuçları vereceği ortak kanı.

‘Gidici’ bakanlar

Kulislerde “gidici” gözüyle bakılan isimler arasında Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ilk sırada yer alıyor. Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek koltuğunu kaybedebilecek diğer isimler olarak dillendirilirken, yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösterilebilecekleri söylenen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AB Bakanı Egemen Bağış da, Erdoğan’ın yerel seçime yönelik dizaynını öne çekmesi halinde bu kontenjandan revizyon listesinde yer alacak isimler olarak gösteriliyor. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da kabine dışında kalmaları sürpriz sayılmayacak isimler arasında ifade ediliyor.

Atalay’ın ismi “kabinede kalıp yeri değiştirilebilecek isimler” arasında da telaffuz edilirken, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de Erdoğan’ın yeni dizaynına göre görev alanı değiştirilebilecek isimler olarak sıralanıyor. Bozdağ’ın ismi İçişleri Bakanlığı için telaffuz edilirken, Çelik’in ismi ise son dönemde sürpriz biçimde “İçişleri ya da açılımdan sorumlu Başbakan Yardımcılığı” için geçiyor.

Yalçın Akdoğan, Nurettin Canikli, Mahir Ünal, Mustafa Elitaş, Cevdet Erdöl ise kabine revizyonunun gündeme gelmesiyle birlikte ismi “bakan” olarak en yoğun şekilde dillendirilen isimler.

Numan Kurtulmuş’un da parlamento dışından kabineye alınabileceği ifade ediliyor.

Kulislerde dillendirilen bir başka spekülasyon ise, Erdoğan’ın değiştirmeyi düşündüğü isimleri Cumhurbaşkanı ile paylaştığı ve beklenen revizyonun ikili arasında “mutabakat sağlanamaması” nedeniyle rötar yaptığı yönünde

ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’NUN ÖNERİSİNİ KABUL ETTİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da içerisinde bulunduğu bir grubun daha önce önerdiği akil adamlar önerisi için konuştu…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Akil adamlarla ilgili sıkıntı yok. Hangi önerilerle gelirlerse değerlendiririz, önerilere açığız, biz buradayız” dedi.

Erdoğan, Elazığ Belediye Başkanlığı’na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin yerel seçimlerin tarihine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, İstanbul’daki programında yerel seçimlerle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunacağını söyledi.

“Terör sorununun çözümünde akil adamlar” önerisine ilişkin soru üzerine de Erdoğan, kendisinin daha önce bu konuda herhangi bir isim zikretmediğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, “Akil adamlar konusunda bir sıkıntı yok. Hangi önerilerle gelirlerse değerlendiririz, önerilere açığız, biz buradayız” dedi.

BAŞBAKAN ERDOĞAN’DAN TEZKERE UYARISI

Erdoğan, sınır ötesi tezkereyle ilgili olarak ”Her an gerekirse savaş edecek gibi hazır olmalısın. Buna hazır değilsen, zaten devlet değilsin” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, TBMM’de kabul edilen sınır ötesi tezkereyle ilgili eleştirilere yanıt verdi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

”(Efendim bu tezkere niye gelmiş, savaş olur mu olmaz mı?) Sen orayı geç. Sen her an gerekirse savaş edecek gibi hazır olmak zorundasın. Eğer sen buna hazır değilsen, zaten devlet değilsin, sen buna hazır değilsen zaten millet olamazsın. Onun için atalarımız ne demiş: ‘Hazır ol cenge sulh-u salah istersen’ demiş. Sen buna hazır halde olacaksın. Gerekirse, böyle bir şey olursa, bir zulme uğrarsan, gereğini de yapacaksın. İşte bak misliyle mukabele ediyoruz.”

”Bizi adeta bu işlerden de kaçar noktaya kimse sokmasın” diyen Erdoğan, ”(Bir savaş başlarsa ne olacak, şu olur mu, bu olur mu?) Kardeşim sen buna hazır ol. Tezkeren elinde dursun, bulunsun. Eğer gerekirse, gerektiğinde, gereği yapılır. Biz orada kalkıp da sayın Kılıçdaroğlu’nun veya diğerlerinin keyfini mi bekleyeceğiz? Ona mı gidip soracağız” ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, ”Temennimiz Esed yönetimi, aklını başına alır, hem Türkiye’ye hem de kendi halkına yönelik saldırgan tutumundan vazgeçer. Suriye halkının canını, namusunu, haklarını koruma mücadelesi başarıya ulaşana kadar, Türkiye olarak biz Suriyeli kardeşlerimizin, her türlü insani desteği vermek suretiyle, yanında olmaya devam edeceğiz. Milletimiz müsterih olsun. Türkiye, bu sorunun üstesinden gelecek, hakkını, hukukunu kimseye çiğnetmeyecek imkana da, kararlılığa da sahiptir” şeklinde konuştu.

İSKİ’nin rahle-i tedrisinden geçmen lazım

Erdoğan, bir kavanoza konulmuş çamurlu suyu göstererek, ”Ayamama Deresi’nde normalde akan su buydu. Medya zumlar mısın ne yaparsan yap, bunu ana muhalefetin görmesi lazım. Çünkü kim çevreci, kim çevreci değil bunu görmemiz lazım. Şurada da gördüğünüz atık su arıtma tesislerinin kahir ekseriyeti, bizim iktidarımıza aittir, yerel yönetimlere. Çünkü belediyecilik bizim işimiz” dedi.

650 milyon dolar yatırım bedeli

Başbakan Erdoğan, dereleri ıslah ederek, atıksu arıtma tesisleri kurarak, İstanbul’un yeni Haliç felaketleriyle karşılaşmasının önüne geçtiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

”Ataköy İleri Biyolojik Arıtma Tesisi, bölgedeki çevre koruma projelerimizin sadece bir bölümü, bir ayağı. Önümüzdeki yıl 30 yeni arıtma tesisini daha devreye alarak, toplam arıtma tesisi sayısını 71’e yükseltiyoruz. Böylece, İstanbul’un atıksuyunun yüzde 100’ünü arıtma hedefimize ulaşmış olacağız.”

ERDOĞAN: YENGE DE MAŞALLAH NE İÇİYOR?

Türkiye’nin ünlü gazetecilerine ait ilginç anekdotlar ve Can Ataklı’dan Başbakan Erdoğan’la içki masasında Emine Erdoğan’a bir garip teklif iddiası…
Türkiye’nin ünlü gazetecilerine ait ilginç anıların anlatıldığı Bab-ı Ali’nin Dikenleri adlı kitapta yakın siyasi tarihin bilinmeyenleri yer alıyor. Özlem Kılıç ve Kübra Demir’in hazırladığı kitapta, Mehmet Altan’dan Can Ataklı’ya, Bekir Coşkun’dan Cüneyt Ülsever’e birçok isim anılarını anlatıyor.

Kitaptaki dikkat çekici bölümlerden biri de Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı’nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ailece yedikleri içkili yemeklerle ilgili. Erdoğan başbakan olmadan önce aynı masada kadeh kaldırdığını anlatan Ataklı, “Böyle de bir hukukumuz vardı” diyor.

Yenge maşallah ne içiyor ama…

Ataklı, kitapta Erdoğan’la içkili yemekleri şöyle anlatıyor: “Tayyip Bey’le teke tek yemek yiyoruz. Ben Tayyip Bey’le içki de içerdim. Ama yemeği ben veriyorsam. Yemeği o veriyordu. İçki içmedim. Bana dedi ki, “Can Bey bir şey iç”, “Olmaz siz, davet ettiniz, sevmiyorsunuz içmem. Ben davet versen belki içerim” dedim. Nitekim onunla aynı masada içki içtik. Bir yemek sonra, “Yenge de maşallah ne içiyor ama” dedi. O zamanki karım aşka geldi votkayı dolduruyor da dolduruyor. ‘Sağlığınıza Tayyip Bey’ diyor. Rauf Tamer’in karısı bir de Hüsnü Özyeğin’in karısı üçü aldılar Emine Hanım’ı, ‘Yahu ne güzel kadınsın sen şu başını açsan, kocan Başbakan olur’ diye. Vallahi billahi! Şimdi böyle de bir hukukumuz var.”

Erdal Güven: Radikal de alet oldu

Gazeteci Erdal Güven Radikal’deki günlerinden ilginç ayrıntılar veriyor kitapta: “Hatırladığım ve canımı sıkan bir olay var. Başbakan’ı protesto eden öğrencilerden birisi bebeğini kaybetmişti. Normalde Radikal gazetesi için bu haber nereden bakarsanız bakın tartışma götürmez ertesi günün manşeti idi. O gün yazı işleri toplantısında Eyüp Can şöyle bir laf etmişti: “Ama o da hamile hamile neden gitmiş oraya.” Ahmet Şık olayında da daha kitap ortada yokken bir tür kitabı itibarsızlaştırma kampanyası başlatılmıştı. Radikal de çok üzücü bir şekilde isteyerek yahut istemeyerek o kampanyalara alet oldu.”

Çölaşan: Özkök, bana rüşvet verdi

Kitapta Emin Çölaşan Hürriyet’ten ayrılışını şöyle anlatıyor: “Bir gün Ankara’da odama Ertuğrul Özkök geldi. ‘Bak, patronun elçisi olarak geliyorum. Sana üç seçenek sunuyorum; birincisi hükümet aleyhine yazmayacaksın, ikincisi uzun süreliğine izne çıkacaksın, üç gazeteden istifa edeceksin, patron sana büyük paralar verecek’ dedi.”

Gazeteden ayrıldığımda yazacağım tek yer vardı Sözcü. Cumhuriyet beni hiç istemedi. Neden olduğunu hâlâ bilemem bir gün olsun ‘gel yaz’ demediler. Çok ilginçtir bu. Şimdi Hürriyet boş bir magazin gazetesi oldu. Gazetenin künyesinde Aydın Doğan’ın ismi yoktur. İsmini çıkarttı korkusundan.

Çevik Bir’in ulakları

28 Şubat dönemini anlatan Cüneyt Ülsever bazı gazetecilerin 28 Şubat döneminde Çevik Bir’in ulağı olduğunu söyledi: “Ergun Babahan, Fatih Çekirge’ye, Fatih Altaylı’ya bakalım. Bugün hükümetin her söylediğini haklı bulan insanlara bakalım. O dönemde asker çağırdığı zaman brifinge gidiyorlardı. Asker içeri girdiği zaman ayağa kalkıyorlardı. Şimdi bu adamların çoğu aynı muameleyi Recep Tayyip Erdoğan’a yapıyorlar. O zamanki yöneticilerin adı paşaydı, şimdi başbakan. Değişen bir şey yok. Türkiye böyle bir ülke. Türkiye şunu da kaldırıyor, Ergun Babahan, Fatih Altaylı, Fatih Çekirge ve Hürriyet’in Ankara temsilcisi Metehan Demir resmen Çevik Bir’in ulağıydı. Enis Berberoğlu da askeri ayakta alkışlıyordu.

Zararı kim karşılıyorsa patron odur

Kitapta anılarına yer verilen isimlerden Mehmet Altan ise medyayı şöyle anlatıyor: “Aslında sisteme bakmak lazım. “Medya parasını nasıl kazanır sorusunu sormak, medya düzeninin değişip değişmediğine bakmak lazım. Bugün gazete 50 kuruşa satılıyor ama maliyeti 50 kuruşun üzerinde. O zaman zarar etmeye başlıyor. O zararı kim karşılıyorsa patron odur. Bugünkü siyaset de dâhil hiç kimse bu medya düzenini halktan para kazanacak hale getirmez. Bunu kullanmayı amaçlar. 28 Şubat’ta asker kullanıyordu şimdi bugün de siyasi iktidar.”

TÜRK YILDIZLARI ERDOĞAN’I KORKUTTU

Hava Harp Okulu’nda 58. Dönem Diploma ve Sancak Devir-Teslim Töreni dün Yeşilyurt’taki Hava Harp Okulu’nda gerçekleştirildi.
Törene, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı vekili olarak TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve çeşitli kuvvet komutanları katıldı. Bu yıl 8’i bayan, 2’si Ürdünlü misafir askeri personel olmak üzere toplam 197 harbiyeli mezun oldu.

Törende konuşma yapan Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Muhittin Fatih Sert, mezun olan teğmenlerin çelik kanatların parıltısı altında ay yıldızın semalarda güvenle dalgalanacağını belirtti.

Türk Hava Kuvvetleri’nin önemli bir subay kaynağı olma görevini kuruluşundan günümüze kadar başarıyla yerine getirdiğini söyleyen Sert, “Bizlere her türlü imkânı sunarak eğitim faaliyetlerimizi etkinlikle sürdürmemizi sağlayan, saygı ve güvenine layık olmak için tüm gücümüz ile çalıştığımız yüce Türk ulusuna minnet duygularımızı ifade etmek isterim.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından dönem birincisi Hava Teğmen Melih Döner, yaş kütüğüne 2012 yılı mezunları adına 58. dönem uçak maketini çaktı. Törende daha sonra, derece alan teğmenlere diplomaları verildi.

Cumhurbaşkanı Vekili Cemil Çiçek, Döner’e diplomasını verdi. Dönem ikincisi Teğmen Recep Mutlu’nun diploması Başbakan Erdoğan tarafından verilirken, üçüncü Teğmen Abdullah Berşah ise diplomasını Orgeneral Necdet Özel’in elinden aldı.

Tören sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, pilotların gösteri uçuşlarının heyecan verici olduğunu dile getirdi. Gösterinin bilek ve beyin kontrolünün örneği olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, “Pilot arkadaşlarımızın hakikaten bu ortaya koyduğu bir performans ve cesaret diyeceğim. 1 metre mesafede görüyorsunuz nasıl bir uçuş yapılıyor.

Doğrusu zaman zaman ben ürküyorum. Çünkü milyonda bir ihtimal de olsa ürküyorum. Burada alan özellikle müsait olduğu için burayı özellikle tercih etmişler.” ifadesini kullandı. Erdoğan, bir soru üzerine, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavisine devam edilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sağlık durumunun her geçen gün iyiye gittiğini söyledi.

Mezun olan teğmenleri de tebrik eden Erdoğan, “İnanıyorum ki Hava Kuvvetlerimiz bu teğmenlerimizle yeni bir güç kazanmış olacak. Ailelerine de özellikle mutluluklar diliyorum. Çünkü yavrularının bu anlarını yaşadılar.” dedi.

Erdoğan’dan Metris’e Mesaj

İddiaya göre Erdoğan, Aziz Yıldırım’a kendisini hapisten çıkarmayı teklif etti. Ancak bir şartla!

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım‘ın şike davasındaki tavrı, Başbakan Erdoğan’ın tutumu ve meclisteki dört partinin ittifak ederek geçirdiği yasanın ardından farklı iddialar konuşuluyor.

Bilindiği üzere, Türk futbolu ve Fenerbahçe camiasının önde gelen isimlerinden Rıdvan Dilmen‘in hem Aziz Yıldırım hem de Başbakan Erdoğan’la olan yakınlığı herkes tarafından biliniyor.

Kulislerdeki konuşulan bilgilere göre Aziz Yıldırım‘ın içeri alınmasından sonra kamuoyunda oluşan tepkilere karşı Başbakan Erdoğan’nın da kayıtsız kalmadığı iddia ediliyor.

“AZİZ YILDIRIM ADAY OLMASIN ÇIKARALIM”

Başbakan Erdoğan’ın Aziz Yıldırım‘ın tutuksuz yargılanması için bazı adımlar attığı iddia ediliyor. Kulislerde konuşulan bilgilere göre: Erdoğan, aile dostu olan Rıdvan Dilmen‘le Fenerbahçe kulüp başkanı Aziz Yıldırım‘a mesaj gönderiyor.

Erdoğan’ın, kongre de Rıdvan Dilmen‘le Aziz Yıldırım‘a gönderdiği mesaj da; ”Yıldırım yeniden başkan adayı olmasın. Biz de buna karşılık onu Metris’ten çıkaralım” dediği iddia ediliyor. Dilmen’den mesajı alan Yıldırım, hoşnutsuzluk içeresinde kalarak ”asıl aday olmazsam o zaman buradan çıkamam” cevabını gönderiyor.

Aziz Yıldırım ve Erdoğan arasında yaşanan bu mesajlaşma sonuçsuz kalarak süreç yine tıkanıyor.

Kamuoyu, şike davası ile ilgili konuşulan bu iddialar karşısında, Mahkeme’nin önümüzdeki günlerde vereceği kararı merakla bekliyor.

RIDVAN DİLMEN VE ERDOĞAN’IN GÖRÜŞMELERİ

Uzun dönemdir Aziz Yıldırım‘a yakın olan Rıdvan Dilmen aynı zaman da Erdoğan’a da çok yakın bir isim.

Erdoğan’ın hastalığında ziyaretine giden birkaç futbolcudan biri olan Dilmen, 2011 Haziran’daki Dolmabahçe görüşmesinde Mehmet Ali Aydınlar’ın da olduğu üçlü görüşmede, Erdoğan ve Dilmen 1 saat’e yakın başbaşa kalıp bir görüşme yapmıştı.

Bilindiği üzere şike operasyonu sonrası Aykut Kocaman’ın da olduğu toplantıda Başbakan ve Rıdvan Dilmen‘in Ağustos ayındada 1,5 saate yakın görüşmeleri olmuştu. Bir sonraki görüşmeleride Acun Ilıcalı’nın da olduğu ve sonradan Spor Bakanı Suat Kılıç’ın da katıldığı 24 Aralık 2011 görüşmesiydi.

Erdoğan: Asker operasyona meraklı değil

Başbakan Erdoğan, ”Bölücü terör örgütü silahı bıraktığı anda şüphesiz ki güvenlik güçlerimiz de hemen operasyonlarını keser. Çünkü güvenlik güçlerimiz operasyona meraklı değildir” dedi.
Erdoğan, Katar dönüşünde Atatürk Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

”Irak’ta Sünniler ile Kürtler Şii’lere karşı ittifak ediyor diye çeşitli basın organlarında haberler yer aldığının” ifade edilmesi üzerine Erdoğan, bunun çok saçma bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

”Bakın şu anda Türkmenlerin içinde de Şii’ler vardır, Kürtlerin içinde de Şii’ler vardır hatta hatta Arapların içinde de Şii’ler vardır. Orada böyle tablo var. Nasıl oluyor da bunlar birbirlerine karşı duruma geliyor? Şu anda benim görüştüğüm Şii liderlerin birçoğu Maliki’den çok rahatsız. Hatta biliyorsunuz, oradaki en önemli Şii liderlerden bir tanesi, bundan birkaç hafta önce bir açıklama yaptı; ‘Maliki, Saddam’dan daha diktatör’ dedi. Kim kime karşı? Onlar bile artık yaka silkmeye başladılar. Bu denli artık bu işten nefret etmeye başladılar. Adaletin olmadığı yerde tabii ki bu tür sıkıntılar baş gösterecektir. Temenni ederim ki hak orada da yerini bulur. Çünkü Irak’ın toprak bütünlüğü, Irak’ın birliği, beraberliği, bizim her zaman söylediğimiz, Iraklılık bilincinde Irak’ın toplanması arzumuzdur. Çünkü güçlü bir Irak bize kaybettirmez, tam aksine bize de bölgeye de kazandırır. Ama huzursuz bir Irak bizi üzer. Biz huzursuz bir Irak istemiyoruz.”

Bir gazetecinin, ”CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, sizin Barzani ile görüşmenizle ilgili açıklaması oldu. ‘Barzani’nin PKK’yı topraklarından göndereceği hayaldir. Barzani ile görüşmenin terörle mücadeleye katkı sağlayacağını düşünmüyorum’ dedi. ‘PKK silah bırakırsa operasyonlar durur’ şeklinde bir açıklamanız olmuştu. Bununla ilgili olarak da PKK ile yeni bir görüşmenin mesajı olabilir şeklinde iddialar var. Bu iddialarla ilgili bir değerlendirmeniz olacak mı?” şeklindeki sorusuna karşılık da Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

”Bizi izlemeye yeni başladı herhalde. Bu konularla ilgili açıklamalarımız bizim geçmişte var. Zira biliyorsunuz, biz her zaman şunu söyledik; bölücü terör örgütü silahı bıraktığı anda şüphesiz ki güvenlik güçlerimiz de hemen operasyonlarını keser. Çünkü güvenlik güçlerimiz operasyona meraklı değildir.

Görüşme yapmak-yapmamak konusunda ise bunu da her zaman çok açık, net söyledik; AK Parti iktidarı olarak, siyasi bir parti olarak bugüne kadar terör örgütü ile hiçbir görüşmemiz olmadı ve bu konudaki kararlılığımız yine aynıdır. Çok açık net bir şeyi daha biliyorsunuz söyledik; Bunlar terör örgütünün uzantısı ile işbirliği halinde çalışmıştır. Hatta seçimlerde de bunu zaten gördük, meydanlarda da bunu sizlere anlattık. ‘Hakkari mitingi bunun en güzel ispatıdır’ dedik. Neydi o? İşte gittiler, anlaştılar, bölücü terör örgütü ile anlaşmanın neticesinde Hakkari mitinginde bir tane Türk bayrağı ellerinde sallayamadılar. Niye? Çünkü dediler ki; ‘Hayır, Türk bayrağı oraya sokamazsınız’… Ve CHP de ona uydu. Oraya gelen de CHP’liler değildi. Gelenler de anlaşma yaptıkları örgütün mensuplarıydı. Çünkü aldıkları oya baktığınız zaman bakıyorsunuz ki ne ikinci parti olabildi, ne üçüncü parti olabildi, dördüncü parti oldu. Böyle bir tablo ortada. Onun için önce aynaya baksın, ona göre kendine çeki düzen versin. Allah da CHP’lilere sabır versin.”

Erdoğan’dan 13 büyükşehir

Erdoğan’dan 13 büyükşehir talimatı Başbakan Erdoğan, 12 Haziran’da meydanlarda verdiği yeni büyükşehir belediyeleri kurma sözünü yerine getirmek için düğmeye bastı. Trabzon sınırda, Ordu atakta…
Erdoğan, kurmaylarına, “Büyükşehir düzenlemesini hazırlayın, gündeme taşıyalım” talimatı verdi. Nüfusu 750 binin üzerinde olan Aydın, Denizli, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Balıkesir, Van, Manisa, Hatay, Malatya ve Mardin büyükşehir belediyesi olacak.

TRABZON SINIRDA

Erdoğan’ın, AK Parti MYK toplantısında, yeni büyükşehir belediyeleri kurulmasını gündeme getirdiği ve bu konu ile ilgili hazırlıkların tamamlanmasını istediği ortaya çıktı.

Erdoğan’ın talimatı çerçevesinde 13 ilin büyükşehir belediyesi olmasını sağlayacak yasa tasarısının çalışmalarına hız verildiği ve önümüzdeki haftalarda Meclis’e taşınacağı bildirildi. Nüfusu 2010’a göre azaldığı halde 750 bin sınırının üzerinde bulunan Trabzon’un nüfusu aynı hızla düşmeye devam ederse büyükşehir olma şansını kaybedebilecek. 714 bin 390 nüfuslu Ordu ise büyükşehir olma şansını küçük sayılabilecek bir farkla kaçırabilir.

ORDU VE AFYON

2014 yerel seçimlerine kadar büyükşehir olmak ya da olmamak arasında gidip gelen iki şehir daha bulunuyor. Ordu 698 bin nüfus ile Afyonkarahisar ise 714 bin nüfusuyla sınırda. Bu iller göç alarak ve doğumla 750 binin üzerine çıkarsa büyükşehir olmanın nimetlerinden faydalanacaklar.

Trabzon ise göç vermesi halinde 750 binin altında düşme riskiyle karşı karşıya. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tanrıverdi, Ordu ve Afyonkarahisar için “Sınırdalar. 750 bini geçmeleri halinde onlar da Büyükşehir olurlar” dedi.

MALATYA SINIRI AŞTI

Kanun tasarısının getirdiği 750 bin sınırı hemşehriler arasında esprisi konusu olmuş durumda. Malatya’nın 741 bin nüfusunu Başbakan Erdoğan, “Sizin çok çalışmanız lazım. Daha 10 bin kişi gerekiyor” esprisiyle teşvik etmesi üzerine Malatyalılar lobi gücüyle 757 bine ulaştı. Sanayi ve yeni fabrikaların açılmasıyla Malatya dışındakiler bile ikametlerini bu şehre taşıdı.

Başbakan’dan BM zirvesinde sert çıkış

628855 detay - Başbakan'dan BM zirvesinde sert çıkış“Türkiye, teröre ve terör örgütüne karşı çok kararlı bir mücadele verirken, üzülerek ifade etmeliyim ki, bu mücadelesinde yalnız bırakılmıştır” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün hala, Türkiye’nin terörle mücadelesine destek vermeyen, kendi ülkelerinde bu mücadele için istekli davranmayan, hatta terör örgütüne destek dahi sağlayan ülkeler olduğunu biliyoruz” dedi Devamını Oku

Yeni Merkez Bankası Başkanı hazır!

Yeni Merkez Bankası Başkanı hazır!

Başbakan Erdoğan, yeni Merkez Bankası Başkanı için hazırlıkları yaptıklarını, kararnameyi Köşk’e gönderdikten sonra ismi açıklayacaklarını kaydetti. Yılmaz ise yaptığı açıklamada, yerine geçecek ismi bilmediğini söyledi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın görev süresi 18 Nisan’da doluyor. Yılmaz’ın yerine kimin geçeceği henüz bilinmiyor.

Erdoğan, Fransa’ya hareketi öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Tayyip Erdoğan, “Merkez Bankası Başkanlığı için hazırlıkları yaptık, değerlendirmeleri yaptık. Bakanlar Kurulu’ndaki imzayı arkadaşlar hazırlayacak ve Köşk’e göndereceğiz. Köşkten çıktıktan sonra belli olursa iyi olur” dedi.

MB Başkanı Durmuş ise aday konusunda kendisi ile müzarkere edilmediğini ve bu konuda bilgisi olmadığını aktardı.