“Ortaokuldayken sokakta kader kısmet çektirirdim”

634951 detay - "Ortaokuldayken sokakta kader kısmet çektirirdim"Şükrü Dudu sordu, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış yanıtladı

Geçen çarşamba bizim salon için değişik bir gündü. Çocuklar da ben de her günkünden biraz daha telaşlı ve heyecanlıydık. Neden mi? Çünkü Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış tıraşa geldi.

Ben de sayın bakanı berber koltuğunda yakalamışken kendisine Türkiye’nin AB üyeliği sürecini, 12 Haziran seçimlerini, “Adam gibi adam” dediği Başbakan’ı, eşiyle nasıl tanıştığını ve tavla arkadaşı Tarkan’ı sordum.

Doğum gününüz 23 Nisan bildiğim kadarıyla isminiz bu yüzden mi Egemen?
Evet 23 Nisan 1970 doğumluyum. Egemenlik ve Çocuk Bayramında doğduğum için rahmetli babam ismimi Egemen koymuş.

Babanız bir dönem Siirt belediye başkanıydı değil mi?
Rahmetli babam 1974-1979 arası Siirt belediye başkanıydı. Adalet Partisi’nden seçilmişti. Adalet babadan miras kaldı kalkınmayı da üzerine ben ekledim.

Genç yaşta bakan olmanızda babanızın siyasetle ilgili olmasının etkisi var mı?
Ailemde siyasetle ilgilenenler olması benim de siyasetle ilgilenmeme vesile oldu. Ama 32’imde milletvekili, 36’mda genel başkan yardımcısı, 38 yaşında da bakan olmamın arkasında başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teveccühü vardır. Onun isteği üzerine Amerika’dan dönerek siyasete girdim. Onun güveniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinin ertesi günü dışilişkiler danışmanı oldum. 4.5 yıl onun danışmanlığını yaptıktan sonra 2007yazında partinin genel başkan yardımcısı oldum. 8 Ocak 2009’da da devlet bakanı ve baş müzakereci oldum. Bu seçimlerde de sayın başbakanımızın liste başı olduğu en büyük seçim bölgesi AK Parti 1. bölgede 2. sıradan aday oldum. Başbakanımız Türkiye’yi dolaşırken kendi seçim bölgesini emanet ettiği kişi olma onuruna nail oldum.

İlk kez yurtdışına çıkış sebebiniz neydi?
Babam New York’a eğitim ataşesi olarak atanınca ilk kez 15 yaşında yurtdışına çıktım. Üniversiteye girdiğim yıl, onlar geri döndü ben kaldım.

Peki ilk işinizi hatırlıyor musunuz?
Ben daha okurken çalışmaya başladım. İlk işim Amerika’da bir kuyumcu atölyesinde çıraklıktı. Hatta kalıpta ezdiğim için bir parmağım biraz yamuktur. Yani emekçinin ne çektiğini bilirim. Ortaokuldayken de kitap satardım, sokakta kader kısmet çektirirdim. Yani girişimcilik çocukluğumdan beri vardı.

Siyaset için ilk teklifi başbakandan mı aldınız?
Evet başbakanımızın davetiyle siyasete girdim. Erkan Mumcu aracılığıyla bana davetiye göndermişti. Hatta Erkan Bey’le birlikte aynı törende rozet taktık.

AB Türkiye’nin diyetisyeni
Şu anda Türkiye AB sürecinde tam olarak nerede?
33 faslın 13’nü açmış bulunmaktayız. Ama Avrupalıların uyguladığı ambargolar siyasi engeller olmasa biz 29 faslı açacak kadar reform yaptık. Bu 29’dan 20’sini açılacak duruma getirdik. Bu süreçte Türkiye çok daha modern, demokratik, çağdaş, zengin bir ülke oluyor. Çocuklarımıza büyüklerimizden devraldığımızdan daha güzel bir Türkiye devredebilmek için AB sürecinin önemli olduğuna inanıyorum. Fasıl açmak değil zihinleri açmak ve önemli olan gönülleri kazanmak diyorum. Ve Türkiye’nin bugün geldiği noktada AB sürecinin çok önemli bir payı olduğuna inanıyorum.

Tam olarak ne zaman üye oluruz AB’ye?
2013 sonuna kadar Türkiye’nin mevzuatını AB mevzuatıyla uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz. Önemli olan Türk insanının standartlarını yükseltmek, Türkiye’nin Avrupa standartlarında yaşanabilir bir ülke olmasını sağlamak. O noktaya geldikten sonra üye olmuşuz olmamışız o kadar da önemli değil. Ona o zaman milletçe, bir referandumla karar vereceğiz. Önemli olan Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak. Ben AB’yi Türkiye’nin diyetisyeni olarak görüyorum. Diyetisyenin önerileriyle daha sağlıklı olursunuz. AB’de bugüne kadar 27 ülkenin daha sağlıklı, demokratik, şeffaf, çağdaş ve modern olmasını sağlamış. Biz de şimdi aynı reçeteyi uyguluyoruz.

Hangi ülkeleri örnek alıyoruz?
Aslında şu anda Avrupalılar Türkiye’yi örnek alıyor. Avrupa’nın ortalama büyümesi yüzde 1.5. Türkiye’nin ekonomik büyemesi bu yıl yüzde 8.9. Alman ekonomisi bile yüzde 3 büyürken, biz yüzde 9’lara ulaşarak Almanya’yı 3’e katladık. Ama Almanya’yla aramızda şöyle bir fark var. Almanya’nın ortalama yaşı 45 bizim ortalama yaşımız 28. Biz genç, dinamik bir ülkeyiz. Ben kabinenin en genç bakanıyım ama ülkenin yüzde 65-70’i benden daha genç. Türkiye’nin büyüme potansiyeli geçici bir heves değil, kalıcı bir hedef. Bizde kişi başına düşen milli gelir AB üyesi 6 ülkeden daha yüksek. Önümüzdeki 10 yıl içinde istikrar sağlayıp bu büyüme oranlarını devam ettirebilirsek Avrupa’nın en güçlü ekonomilerinden biri olacağız.

ABD Türkiye’nin AB üyeliğine nasıl bakıyor?
ABD’de de hem demokrat parti hem Cumhuriyetçi Parti mensupları Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak yaklaşır. Türkiye’nin AB süreci onların önemsedikleri ulusal çıkarları çerçevesinde gördükleri ve destek verdikleri bir konu.

Çılgınlık bizim karakterimize işlemiş
Yaklaşan seçimde sizce AKP yüzde kaç oy alır sayın bakanım?
AKP açık ara önde. En yakın rakibimiz yarımız kadar oy alabiliyor.

Başbakan çılgın projesini açıkladı. Ardından siz de Şile’de bir çılgın proje açıklaması yaptınız. Buradan yola çıkarak “Gelecekte çılgın bir ülke olacağız” diyebilir miyiz?
Aslında çılgınlık bizim karakterimize işlemiş. Türk lirasından 6 sıfır atmak da çılgınlıktı. “Yapamazsınız” demişlerdi, yaptık. Çılgın projelerimizin devamı gelecek. Ankara, izmir ve İstanbul için ayrı ayrı projelerimiz var. Bunlar güzel çılgınlıklar. Önemli olan bir ya da iki proje değil, bundan sonra çılgın projeler üretecek bir neslin ortaya çıkması. Benim hep verdiğim bir örnek var: Atatürk’ün 7 yaşındayken dayısının çiftliğinde karga kovaladığını bu ülkede herkse öğretirler. Ama 1920’lerde “Efendiler bir Balkan Birliği kurulmalıdır, zaman içerisinde bu birlik Avrupa Birliği’ne dönüşmelidir” dediğini öğretmezler. 1930’larda “Sovyetler Birliği çökecek. Orada bizimle aynı dili, yanı değerleri paylaşan soydaşlarımız var. O güne hazırlık yapmak için şimdiden kültürel köprüler kurmak gerekli” dediğini öğretmezler. Çünkü onlar karga kovalayan korkuluklar gibi şablondan çıkmış, ezberci bir nesil istemişler. Biz ise her şeyi tartışan, konuşan, istişare eden ondan sonra da Türkiye’nin ortak çıkarları için birlikte ter döken, yaratıcı, cesur ve çılgın projeler üretecek bir nesil istiyoruz. Rahmetli Uğur Mumcu’nun bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın ne kadar tehlikeli olduğunu anlatırdı.

Tarkan’ı zor durumda bırakmak istemem
Tarkan’la tavla arkadaşıymışsınız. Kim daha iyi oynuyor?
O da aramızda kalsın. Tarkan’ı zor durumda bırakmak istemem.

Başbakan adam gibi adamdır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la günlük hayatta da görüşüyor musunuz?
Başbakanı bir ağabey bir aile büyüğü gibi görürüm. Kendisine çok büyük saygım ve hürmetim var. Duyarlı nazik bir insandır. Yani adam gibi adamdır. Bir sıkıntınız, bir şikâyetiniz olduğunda gidip içinizi dökebileceğiniz ve ağabeylik yapabilecek bir insandır. Bu geçen 9 yıl içinde çok şey paylaştık.Gün geldi büyük başarıları beraber kutladık, gün geldi beraber yargılandık, gün geldi ülkemiz için zor anlarda dayanışma içerisinde olduk. Ama böyle bir liderle çalışmaktan büyük onur duydum her zaman. Recep Tayyip Erdoğan gibi birinin ekibinde olmak beni her zaman çok mutlu etti.

Başbakanla ailece görüşüyor musunuz peki?
Çok sık olmasa da görüşürüz. Kızım doğduğunda eşiyle birlikte evimize kadar geldi. Ben de defalarca gittim onun evine. Yurdışı seyahatlerinin büyük bir kısmında kendisine eşlik ediyorum. Eğer eşi Emine Hanım da seyahate gidiyorsa eşim de ona eşlik eder. Hiç unutmadığım bir anım var: 2007 seçimlerinde oğlum 8 yaşındaydı. Ben sandığa giderken “Baba kendine oy verirken Tayyip Bey’e oy vermeyi sakın unutma” demişti. Sadece bizim çocuklarımızın değil bütün çocukların gönlünde taht kurmuş, kahraman olmuş biridir sayın başbakanımız.

Eşinizin türbansız olması sorun yaratıyor mu?
Hiçbir zaman böyle bir şeyin konusu bile olmadı.

Peki başka hangi bakanlarla ailece görüşüyorsunuz?
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la altlı üstlü komşuyuz, çok sık görüşürüz. Zafer Bey’le de alice gider geliriz. Mehmet Şimşek’in düğünündeki en ufak detaylara kadar her şeyle eşim ilgilendi, kendisi çok sevdiğim bir arkadaşım. Ali Babacan’ın kızıyla benim kızım çok yakın arkadaş. Mehdi Bey’le çok yakın muhabbetim var. Faruk Çelik’le de aynı şekilde. Ertuğrul Günay’la yakın dostum. Sonuçta 9 yıldır dava arkadaşıyız. Sadece bakanlarımızla değil genel başkan yardımcılarımızla, milletvekillerimizle, il başkanlarımızla, genel başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla yakın ilişkilerimiz var. Biz bir ailenin mensuplarıyız.

Çok okumaya çalışıyorum
Okumayı çok sevdiğinizi, kitaplara meraklı olduğunuzu duydum.
Çok seyahat ettiğim için yollarda çok okumaya çalışırım.

En son ne okudunuz?
Şu an ‘Tanrılar Okulu’ diye bir kitap okuyorum. Son yıllarda beni en çok etkileyen kitaplardan biri de, bir Türk yazarın yazdığı ‘Tanrı’nın Doğum Günü’ adlı kitaptı.

Favori dizilerim House ve CSI Miami
Bakanım eşinizle nerede tanıştınız?
New York’ta bir Cumhuriyet Bayramı balosunda tanıştık.

Nasıl evlenme teklif ettiniz?
Oda aramızda özel kalsın.

Evde bakan kim?
Evde bakan ben olabilirim de başbakan eşim.

Eşiniz ne iş yapıyor?
Kendine ait küçük bir dükkânı var.

Biraz çocuklarınızdan bahseder misiniz?
12 yaşında bir oğlum var, adı Egehan. Kızım Ecehan ise 8 yaşında. Oğlum bu ara golfe merak sardı. Sıkı bir golf oyuncusudur. Kızım hem bale yapıyor hem de piyano çalıyor. İkisi de çok mutlu ve başarılı çocuklar. Çok anlayışlılar. Onlara yeteri kadar vakit ayıramasam bile bana çok moral desteği veriyorlar.

Birlikte neler yapıyorsunuz?
Yemeğe, sinemaya gideriz. Spor yapmaya giderken benimle gelirler. Onlara örnek olmaya çalışıyorum.

Peki özel zevkleriniz neler, boş zamanlarınızda ne yaparsınız?
Pek boş olma şansım yok. Ama olduğunda spor yaparım, kitap okurum. Film izlemeyi de çok severim ama o kadar zamanım yoksa yabacı dizileri izlerim.

En beğendiğiniz dizi hangisi?
Dr. House, CSI Miami.
Türk dizilerinden beğendiğiniz var mı?
Devamlı takip etme şansım olmadığı için hiç bakmıyorum. Onları emekli olduktan sonra izleyeceğim.

İstanbul’da nerelere gidersiniz gezmek için?
Boğaza baktığım zaman 3 aylık yorgunluğum gider.

Balık mı kebap mı peki?
İkisi de. Yemek konusunda ayırım yapmam.

Sağlığınıza dikkat ediyor musunuz?
Bir öğünde ipin ucunu kaçırdıysam eğer diğerinde toparlamaya çalışırım. Seçim döneminde yapamasam da haftada 3 gün 1 saat spor yapmaya çalışırım.

Hafta sonlarınız?
Hafta içi hafta sonu diye bir ayırım olamaz. Çünkü siyasi çalışmaların çoğu hafta sonu olur.

12 Haziran’dan sonra
AK Parti bu seçimlerde de tek başına iktidar olursa ne tür icraatları olacak?
En önemlisi bu ülkede sivil bir anayasa için öncülük yapacak. İnşallah muhalefetinde desteği ile artık askeri olmayan, gerçekten sivil, Türkiye’ye ileri demokrasiyi kazandıracak bir anayasaya kavuşturacak. Onun dışında ben Türkiye’de depreme yönelik hazırlık çalışmaları çok önemsiyorum. Medyanın tabiri ile çılgın, bence cesur olan projelerin hepsi depreme karşı bu şehri ve bu ülkeyi koruyacak projelerdir. Onun dışında da kronikleşmiş yapısal sorunların üzerine gideceğiz. İnşallah genç nüfusumuza istihdam yaratıcı projeler olacak. Ekonomik büyümeyi sağlayacak, kişi başına düşen geliri artırıp ihracat hedefimizi bugünkünün 4 katına çıkartacak, 500 milyar dolarlık ihracat sağlayacak ciddi bir ekonomik hamle yapacağız. Ama bütün bunları yapabilmemiz için seçimlerden güçlü çıkmamız lazım.

Seçimlerden sonra kabinede yine sizin gibi genç bakanlar görecek miyiz?
Son 9 yıla bakacak olursanız bütün gençler AKP’li, bütün yaşlılar da CHP’li. Bu seçimlerden sonra da en yaşlı üye yine bir CHP mensubu Oktay Ekşi olacak. Meclisin açılışında başkanlığı yine bir CHP’li yapacak. Biliyorsunuz Meclis açılırken en yaşlı üye Başbakanllık, en genç üye de katiplik yapıyor. Daha evvel de olduğu gibi yine başkanlığı bir CHP’li, katip üyeliğini de bir AKP’li ypacak gibi görünüyor.

“Geleceği en sağlam meslek berberliktir”
“Saçı sakalı birbirine karışmış bir Türkiye devraldık. Sonra berber ustalığı ve titizliği ile damat traşı yapar gibi ince ince fazlalıkları kesip atmaya başladık. ‘Sıhatler olsun’u da 12 Haziran’dan sonra söyleyeceğiz inşallah. Bereber bizim arkadaşımızdır dostumuzdur. İçimizi döktüğümüz her şeyimizi paylaştığımız sırdaşımızdır. Sizlerin samimiyeti, sizlerin içtenliği gerçekten bütün meslekler arasında berberlerimizi ayrı bir yere koyar. Geleceği en sağlam meslek berberliktir. İnsanların saçları, sakalları uzamaya devam ettikçe berberler de para kazanmaya devam edecek. Sizin sanatınıza, emeğinize, hünerlerinize saygı duymayan, karşısında bizi bulur. Sizler aynı zamanda insan sarrafısınız. Her biriniz bu mesleği icra etmeye karar verdiğinizde önce çırak olarak işe başladınız, sonra kalfa oldunuz, şimdi de ustasınız. Biz de 3 Kasım’da çırak olduk, 22 Temmuz’da kalfalık belgemizi aldık. Şimdi de Allah’ın izniyle milletimizden ustalık belgemizi almak istiyoruz.”

Etiketler: ,

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Beyaz dut Beyaz dut

Dut agaçlari ülkemizin hemen hemen yer yerinde yetişen bir ağaçtır ve %100 organik bir besindir.Dut ağaçlarına dadanan bir zararlı...

DEVAMI
Titus Tüneli (Hatay) Titus Tüneli (Hatay)

Hatay'ın Samandağ ilçesinde , Romalılar döneminde sel sularini önlemek için bin esire yaptırılan titus Tüneli , ilginç hikayesi ve...

DEVAMI
Karpuz çekirdeğinin faydaları Karpuz çekirdeğinin faydaları

Yaz mevsiminin vazgecilmez meyvelirinden olan karpuzun tadı zaten tartışılmaz.Peki karpuz çekirdeğinin faydalarini biliyor musunuz ? Karpuz cekirdeginde bulunan bir amino...

DEVAMI