İthal edilen yem hammedisinin yüzde 93’ü GDO’lu!

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nden eleştiri yağmuru: Et fiyatı için spekülatör arıyorsanız market reyonuna bakın!

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Genel Başkanı Ülkü Karakuş, Türkiye’ye şimdiye kadar 200 bin ton et ve et karşılığı kasaplık hayvan ithal edildiğini, ancak et fiyatlarının düşmediğini söyledi.

TÜRKİYEM-BİR’in bugün yapılan 32. olağan genel kurulunun açılışında konuşan Karakuş, kilosu ortalama 10,5 liraya mal edilen ithal etin perakende olarak 22 liraya satıldığına işaret ederek, ”İthalata izin verilemeden önce kuşbaşının kilosu 25 liraydı, şimdi 22 lira. Spekülatör, manipülatör arıyorsanız, 10,5 liraya ithal edip 22 liraya satanlara, market raflarına bakın” dedi.

Karakuş, Türkiye’de et üretiminin artırılması için, öncelikle et ithalatındaki vergilerin biraz daha artırılmasını, daha sonra et ithalatına son vererek, damızlık ve besilik hayvan ithalatına izin verilmesini önerdi.

Dünyada, hububat üretim ve devir stoklarında bir sorun olmamasına karşın, son 8-10 yılda fiyatların çok hızlı yükseldiğini, gelecek dönemde de yükseliş beklendiğini anlatan Ülkü Karakuş, bunda petrol fiyatlarındaki artışın da etkili olduğunu belirtti.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi, biyodizel ve biyoetanol üretiminin teşvik edilmesi halinde Türkiye’nin buğday ve yağlı tohumlar üretimini 500’er bin ton artırmak durumunda kalacağına işaret eden Karakuş, bu ürünlerin aynı zamanda yem hammaddesi olduğunu hatırlatarak, üretimdeki gerçekleşmelerin fiyatları çok etkilediğini kaydetti.

Türkiye’de 225 kg olan kişi başına yıllık hayvansal ürün tüketiminin AB ve ABD’ye göre çok düşük olduğuna da dikkati çeken Karakuş, ”hayvancılıkta kat edilmesi gereken çok yol olduğunu” söyledi.

Türkiye’de 710 kayıtlı yem fabrikası bulunmasına karşın bunların 470-480’inin faaliyet gösterdiğini, geçen yıl 11,5 milyon ton yem üretildiğini, kapasite kullanım oranının yüzde 86 ile rekor düzeye ulaştığını açıklayan karakuş, kendi yemini üreten hayvancılık işletmeleri de dikkate alındığında üretimin 16-17 milyon tona ulaştığını söyledi.

Geçen yıl, hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle büyükbaş hayvan yemlerinde yüzde 25-41 fiyat artışı yaşandığını, kepek fiyatlarındaki hızlı artış nedeniyle besicilerin kepek yerine yeme yöneldiğini, bunun da üretimin önceki yıla göre yüzde 22,5 artmasını sağladığını anlatan Ülkü Karakuş, yem üretimi için 1,5 milyar dolar karşılığında 4,5 milyon ton hammadde ithal edildiğini, ithalatın bu dönemde 5 milyon tona, 2 milyar dolara çıkmasını beklediklerini belirtti.

”TÜRKİYE’NİN İTHAL ETTİĞİ YEM HAMMADDESİNİN 3,7 MİLYON TONU GDO’LU”
Sektörde özellikle mısır fiyatlarının artması nedeniyle sorun yaşandığını kaydeden Karakuş, şöyle devam etti:

”Mısır ithalatında yüzde 130 olan gümrük vergilerinin sıfırlanmasını istedik. Ancak gümrük vergileri sıfırlansa bile, GDO’lu mısır konusunda Biyogüvenlik Kurulu henüz izin vermediği için ithalat yapmak mümkün değil. Sektörün sıkıntısının daha büyük boyutlara ulaşmaması için Biygüvenlik Kurulu’nun mümkün olan en kısa sürede karar vermesini bekliyoruz. Biyogüvenlik Kanunu, tam olarak AB’ye uyumlu olmalı. Türkiye’nin, ithal ettiği 4 milyon tonluk yem hammadesinin 3,7 milyon tonu transgenik, GDO’lu ürün. Hammadde sorunumuzu ancak ithalatla çözüyoruz. GDO’lu 3 soya geninin ithalatı için Biyogüvenlik Kurulu’nun izin vermesi 4,5 ay sürdü. Şimdi 20’den fazla GDO’lu mısır geninin ithalatına ne kadar sürede izin verilir bilemiyorum. Bu süreçten korkuyoruz. Zaten gümrük vergileri sıfıra inse bile dünyadaki yüksek fiyatlar nedeniyle ithalat maliyeti, yurtiçi fiyatlara eşit. Pahalı yem, pahalı et demek. Yem maliyeti düşürülmeden et fiyatları düşürülemez.”

Ülkü Karakuş, fiyatlarda düşüş sağlanması için hayvansal ürünlerde KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesini, yem sektöründe tarıma dayalı sanayi ürünü artıklarının kullanımının artırılmasını istedi.

Açılışta konuşan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Pakdil, Şubat sonu itibariyle Güneydoğu’da kuraklık riskinin bulunduğunu belirterek, bunun tarımsal üretimi ve hayvancılığı olumsuz etkileyebileceğini söyledi ve bu nedenle bölgedeki sulama yatırımlarının bir an önce tamamlanmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

Pakdil, sağlıklı ve güvenilir gıda üretimi açısından sağlıklı yem üretilmesi gerektiğini belirterek, yeni gıda kanunu uyarınca, üreticilerin hammaddelerin sağlıklı ve güvenilirliğinden sorumlu olduğunu hatırlattı.

AA

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir