Gerekirse Bursa’nın puanı bile silinmeli!

Beşiktaş ile Bursaspor taraftarları arasında ligin ilk yarısında çıkan olayların ardından yazdığım yazıda “Beşiktaş Kulübü’nün günahı ne?” diye sormuştum. Bursalılar ayağa kalktı, hakaretler yağdırdı. Demediklerini bırakmadı. Telefon, e-mail, mesaj yoluyla etmedikleri küfür kalmadı. Şimdi bakıyorum Bursaspor Başkanı da teknik direktörü de yeşil-beyazlı renklere gönül verenler de “Bursaspor’un günahı ne?” diyor, kulüplerinin ceza almaması gerektiğini iddia ediyor.

Beşiktaş yönetiminin o günkü olaylarda en ufak bir suçu yoktu. Emniyetin onayıyla Bursa seyircisi maça davet edildi. Çiçeklerle değil kesici, delici aletlerle İstanbul’a geldi. Adeta Beşiktaş taraftarına meydan okudular. Bursa-İstanbul yolunda her gördükleri Beşiktaşlı’ya saldırdılar. Sonunda da istenmeyen ama beklenen olaylar çıktı. Cezalandırılan Beşiktaş ise Kulübü oldu.

Beşiktaş kulübünün suçu yoktu ama çıkıp da başkanı ya da yöneticisi “Bize ceza veremezsiniz” gibi bir yaklaşımda bulunmadı. “Bize ceza verilirse kimse bu işin altından kalkamaz” gibi tehdit olarak da algılanabilecek laflar etmedi.

Şimdi olaylar yine gündemde. Ama bazı farklar var. Beşiktaş seyircisi Bursasporlular gibi bıçaklarla, palalarla, kasaturalarla Bursa’ya gitmedi. Kaldı ki kendilerini bekleyen ortamı da tehlikeyi de biliyorlardı. Tribün liderleri otobüslere en ufak bir aletin girmesine izin vermedi.

Beşiktaş takımının otelde mahsur kalması, can güvenliğinin sağlanamaması gibi bir durum Bursaspor takımı için İstanbul’daki maçta asla söz konusu olmadı. Beşiktaş taraftarı soyunma odası koridorlarında dövmek için Bursalı aramadı. Bursasporlu malzemecilere biber gazından etkilendikleri için sabaha kadar serum verilmedi. O malzemeciler odanın kapısını kilitleyip canlarını kurtarmak zorunda kalmadı.

Beşiktaş seyircisi devletin polisi ile çatışmadı, o polise palalarla saldırmadı.

BÜYÜTÜLECEK DURUM YOKMUŞ!
Allah’tan gözü dönmüş Bursaspor seyircisi Beşiktaşlı futbolcularla, taraftarlarla karşı karşıya gelmedi. Devletin polisine taş atan, yaralayan, Beşiktaşlılar’a kimbilir neyle saldırırdı?

Buna rağmen Bursasporlular ne diyor?

“Maç oynanmalı. Bize ceza veremezsiniz.” !!!! Olayları, olay çıkaranları kınamıyorlar bile. Bu teröristler aleyhinde tek kelime söylemiyorlar, söyleyemiyorlar.

Hele başkana göre ortada büyütülecek bir durum bile yok!

Hadi canım sizde…

O gün Beşiktaş 2 maç aldıysa bugün Bursaspor’a en az 4 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası verilmeli. Beşiktaş maçı için de 3-0 hükmen mağlubiyet kararı alınmalı. Hatta 4 maç verilmesi halinde ceza önümüzdeki sezona sarkacağından gerekirse 2 maçla sınırlı tutulmalı 6 puan da silinmeli.

O futbol teröristleri spor sahalarından ömür boyu men edilmeli. Hapis cezaları verilmeli.

Bu cezalar kesilmeli ki bu teröristler de spor sahalarından silinsin.

Bu cezalar kesilmeli ki bu teröristlerin kulüplerin içine kadar sızmasına izin veren yönetici devri bitsin.

BU NEFRETİN NEDENİ SADECE RİZE MAÇI OLAMAZ
Ligin ilk yarısında da ifade etmiştim.

“Birileri Bursaspor seyircisine artık ‘dur’ demeli”.

Ama herkes sustu, seyretti. Görmezden geldi, başını kuma gömdü. İşte olan da oldu. Kanımca Bursaspor seyircisi artık psikiyatrik bir incelemeye tabi tutulmalı. Çünkü bu derece düşmanlığın, kinin, nefretin tek nedeni, Beşiktaş’ın yıllar önce Rize’ye kaybettiği bir maç olamaz.

Öyle olsa husumetin başladığı 2003-2004 sezonunun ardından Bursaspor, Beşiktaş patentli Gordon Milne’i, Ertuğrul Sağlam’ı, Mutlu Topçu’yu göreve getirmez, 8 tane Beşiktaş kökenli oyuncu transfer etmez, üstüne üstlük bir de onları bağrına basmazdı.

Futbolda kaybetmek de var kazanmak da. Hatta son maçta son dakika golüyle şampiyon olmak da var küme düşmek de.

Fenerbahçe iki kez son hafta şampiyonluk kaybetti. Bu sezon da şampiyon son hafta belli olacak. Belki de son dakika golüyle belli olacak. Bursasporlular’ın da bunu sindirebilmeleri lazım.

KAN DAVASINA ERTUĞRUL SAĞLAM EL ATMALI
Bu yazdıklarımızı yine tüm Bursalılar üzerine alınmasın. Bizim sözümüz içlerindeki o teröristlere.

Bugün Beşiktaş takımı otelden o stada gidemedi. Yarın gerçek Bursasporlular, onların çocukları evlerinden o stada gidemez. Çünkü bu teröristler izin vermez.

İşin garibi, aslında Fair-Play ödülü almış, geçen sezon Türkiye’nin büyük çoğunluğunun sempatisini kazanmış bir taraftar grubundan bahsediyoruz. Bursaspor markasını yaratmış bir camiadan söz ediyoruz.

Ama o markaya, o saygınlığa zarar veren bir gruptan da söz ediyoruz. Ve ne yazıktır ki bu husumeti sonlandırmak için ciddi bir adım atan da yok. Aslında zeytin dalı uzatacak bir isim var. O da Ertuğrul Sağlam. Bursaspor markasını en yükseğe taşıyan Ertuğrul Sağlam.

İki camia da kendisini sever, sayar, sözüne itibar eder. O da biliyor ki Bursalılar’a da Beşiktaşlılar’a da sözü geçer. Acaba Ertuğrul Hoca bu işe bir el atsa nasıl olur?

TRABZONLULAR BİLE F.BAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUĞUNU KABULLENMİŞ
Kavgayı gürültüyü noktalayalım, nefes kesen şampiyonluk yarışına gelelim. Bana göre Fenerbahçe artık şampiyon. Beşiktaş “17’de 17 yapar mı?” derken, Fenerbahçe 16’da 15 yaptı, futbolda eşine ender rastlanabilecek bir başarıya imza attı. Bu saatten sonra da şampiyonluğu vermez.

Trabzonsporlular bile sanki Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu kabullenmiş görünüyor. Buca deplasmanında tribünlere baktığınızda bunu net olarak hissediyorsunuz. Fenerbahçe’nin İzmir’deki Buca maçını düşünün bir de Trabzonspor’un. Fenerbahçe iki hafta önce 50 bin kişiye oynamış, Trabzonspor 8 bin seyirciye. Bu bile Trabzonlular’ın artık ümidi kestiğinin bir göstergesi.

Sonra maç bitimi futbolcuların görüntüleri. Fenerbahçeli futbolcular her 90 dakika sonunda taraftarı ile bütünleşiyor, marşlar söylüyor. Herkes inanmış, bütünleşmiş. Trabzonsporlu futbolcular ise hemen soyunma odasının yolunu tutuyor. Taraftarına o heyecanı, o coşkuyu veremiyor, yaşatamıyor.

KARABÜK’TEKİ OLAYLAR ARAŞTIRILMALI
Geçen haftaya damgasını vuran olaylardan biri de Karabükspor cephesinde hafta boyunca yaşananlar.

Oynaması beklenen Emenike’nin son anda forma giymemesi, maç günü Fenerbahçe’nin kaldığı otelde görüntülendiği iddiaları, kaleci Bülent Ataman’ın açıklamaları. Deumi’nin İstanbul’a gelip Fenerbahçeliler ile görüştüğü dedikoduları. Karabük yerel basını tarafından Fenerbahçe sempatizanı olmakla suçlanan Başkan Ferudun Tankut’un hafta içinde futbolcularıyla yaptığı toplantıda kullandığı sözler.

Emenike sakattır, makul karşılarım. Deumi’nin gerçekten vize problemi vardır, konsolosluğa gelmek zorunda kalmıştır, kabul ederim.

Ama Bülent Ataman’ın sözleri geçiştirilecek türden değil. Başkanın “Teşvik primi duyumları alıyorum. Böyle bir şey olursa bana bildirin. Futbol hayatınızı bitiririm” şeklindeki ifadelerinin de irdelenmesi gerekir.

Başkan böyle bir tehdit savurmaya neden gerek görmüştür, bunu açıklaması gerekir. Ama açıklamaktan kaçınıyor. Öyleyse görev federasyona düşüyor.

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir