Gerçek sebep sakız mıydı, yoksa?..

619764 detay - Gerçek sebep sakız mıydı, yoksa?..Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyya Erdoğan’ın tiyatroda yaşadıklarının asıl sebebi başörtüsü olmasın?

Cuma günü, Ankara Devlet Tiyatroları’nda bir garip ‘oyun’ sergilendi.

Oyun garip değildi elbette; ‘Genç Osman’ devlet tiyatrolarında yaklaşık dört yıldır sahnelenen ve seyircinin ilgisine mazhar olmuş bir oyundu.

Ancak o akşamki temsilde yaşananlar sanatçı – seyirci bir yana, rejim savunucusu – halk, önyargı – gerçekler ikilemleri kullanılarak bir dönem sahnelenen ‘oyun’ların yeni bir versiyonu olarak literatüre geçti.

Üstelik bu oyunun muhatabı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’dı!

‘SEBEP MÜSTEHCENLİK’ İDDİASI
Çıkan ilk haberler, Sümeyye Erdoğan’ın, Genç Osman’ı sahneleyen oyuncuların müstehcenlik içeren hareketler (haka dansını andırır figürler) yaptığı gerekçesiyle tiyatroyu terk ettiğini ve tansiyonun yükseldiğini söylüyordu.

Ancak Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın bugün Facebook’taki sayfasından yayınladığı mektuba ve Devlet Tiyatroları’ndan yapılan ‘ortada bir sorun var, evet’ açıklamasına bakarsak olaylar şöyle gelişti.

HERKES GİBİ DAVRANDI
Sümeyye Erdoğan, kendisi gibi başörtülü bir arkadaşıyla, Cuma akşamı sahnelenen Genç Osman adlı oyuna gitti. Bunu yaparken de bir Başbakan kızı gibi değil, herkes gibi davrandı. Tiyatroya girerken, oyun esnasında diğer seyirciler de, oyuncular da onun Başbakan’ın kızı olduğunu bilmiyordu. Protokol olduğu için değil, bir tek orada yer kaldığı için, en ön sıraya oturdular.

Sümeyye Erdoğan, yine herkesin yapabileceği gibi tiyatroya gelirken ağzına bir sakız atmıştı. Kendi ifadesiyle, “tiyatro sırasında o sakızın ağzında olduğunun farkında bile değildi.” Zaten tiyatrolarda sakız çiğnenmez gibi bir kural yoktur, hele ki Genç Osman gibi hareketli bir oyunda bu, kimsenin üzerinde durmayacağı, rahatsız olmayacağı bir alışkanlıktır.

OYUNU DURDURAN OYUNCU
Ancak ne olduysa oyunun birinci perdesinin sonunda oldu. Devlet Tiyatroları’ndan gelen açıklamanın da doğruladığı şekilde, Yeniçeriler’in göbek atarak âlem yaptığı sahnede en öndeki iki oyuncudan biri bir yandan bir ileri bir geri oynarken bir yandan da Sümeyye Erdoğan’a kaş göz işareti yapmaya başladı. Bu böyle birkaç kez sürdü.

İki başörtülü kız rahatsız olmuştu. Ve oyuncu sonunda, tiyatro salonlarında hiç rastlanmayacak ve seyirciyle ilişki kurallarına hiç uymayacak şekilde müziği ve oyunu kesti. Sahnenin önüne gelerek “pardon ben anlayamadım da sormak istiyorum, bu nedir” diyerek sakız çiğneme hareketi yaptı!

SAKIZ MI BAŞÖRTÜSÜ MÜ?
Dediğimiz gibi, tiyatro dünyasında bir seyirci sakız çiğnediği için bir oyuncunun oyunu durdurması rastlanmış bir şey değildir. Zaten bu, oyuncunun üzerine düşen bir şey de değildir. Eğer oyuncuyu çok rahatsız eden bir şey varsa, arada tiyatrodaki yetkililer ve görevliler aracılığıyla seyirci uyarılabilir. Ama sakız için değil tabii…

Dolayısıyla, Sümeyye Erdoğan’ın algıladığı tepki mantıklı görülüyor. O, tepkinin sakıza değil, başörtüsüne gösterildiğini sadece onunla da kalınmadığını söylüyor: “Demek ki ‘başörtülü yobaz’ ve ‘yüce tiyatrocunun önünde sakız çiğneyen saygısız’ olmakla yetinmeyip bir de ‘çoğunluğun aç olmasının sebebi olan azınlık tok (protokolde oturmamızdan belli!)’ olmuştuk! Ne işimiz vardı bizim tiyatroda!”

SESSİZCE ÇIKIP GİTTİ
Sonuçta Sümeyye Erdoğan ve arkadaşı bütün bu yaşananlardan çok rahatsız olup salonu terk etti. Ortalığı velveleye vermeden, diğer seyircileri de rahatsız etmeden.

Ve bugün, Facebook’taki sayfasından bir mektup yayınlayarak yaşadığı rahatsızlığı kendi ağzından anlattı. Sebebin sakız olmadığını, rahatsızlık veren şeyin başörtüsü olduğunu söyledi ve şöyle bitirdi mektubunu: “Ben sizle kavga ederek yaşamak istemiyorum! Benim dinimden bile olmayanların ülkelerinde yapabildiğim gibi tanımadıklarıma bile tebessüm ederek ve selamlaşarak huzurla yaşamak istiyorum! İnanın siz de daha huzurlu olacaksınız…”

DT İNCELEME BAŞLATTI
Olaydan sonra Devlet Tiyatroları, iddialarla ilgili inceleme başlattı. Seyirciyi rahatsız edecek bir davranışta bulunduğu saptanan kişilere yönelik gerekli yaptırımın uygulanacağı belirtilen açıklamada, “Bir sanat eserinin icrasında, kişisel yanlışlardan doğan bu sıkıntıdan dolayı Devlet Tiyatroları olarak üzüntümüzü tüm seyircilerimizle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz” denildi.

Açıklamada, “Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından oynanmakta olan Genç Osman isimli oyunumuzun 08.04.2011 tarihli temsilinde, izleyicilerimizin bir bölümü ‘Curcuna Sahnesi’nde oyuncuların hareketlerinden rahatsız olduklarını ifade ederek salondan ayrılmışlardır. Genel Müdürlük, izleyicisine karşı sorumluluğun gereği olarak, seyircinin salonu terk etmesine neden olan konuyu temsil bitiminde oyun raporuna aktardı ve aynı gece gerekli inceleme ve soruşturma başlatıldı” denildi.

YAPTIRIM UYGULANACAK
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Tekrar belirtmek gerekiyor ki tiyatroda kim olduğuna bakmaksızın, seyirciye saygı en önemli değerlerimizden birisidir. Bu nedenle bugüne kadar olduğu gibi, bu olayda da seyircimizi rahatsız edecek bir davranışta bulunduğu saptanan kişilere yönelik olarak gerekli yaptırım uygulanacaktır. Bir sanat eserinin icrasında, kişisel yanlışlardan doğan bu sıkıntıdan dolayı Devlet Tiyatroları olarak üzüntümüzü tüm seyircilerimizle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

SÜMEYYE ERDOĞAN’IN MEKTUBU
Başbakan Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın konuyla ilgili Facebook’ta yayınladığı mektupsa şöyle:

“Cuma akşamı iki arkadaş tiyatroya gittik. Ankara Büyük tiyatroda Genç Osman’a. İkimiz de başörtülüyüz ve bir tek orada yer kaldığı için en öndeyiz. Yolda gelirken de ağzıma bir sakız atmıştım ve bu benim için çok normal bir şey olduğu için tiyatro sırasında hala ağzımda olduğunun farkında bile değildim. Her şey gayet normal giderken oyunun orta yerinde (Yeniçerilerin göbek atarak alem yaptığı sahnede) en öndeki iki oyuncudan biri bir yandan bir ileri bir geri oynarken bir yandan da en öne geldikçe bana bakarak kaş göz işareti yapmaya başladı.

İlkinde ne olduğunu anlamadık. Sonrasında ağzıyla sakız çiğneme hareketi yapınca durum anlaşıldı. Fakat öyle yapmasa da durum belliydi, çünkü adam aslen sakıza değil, başörtüsüne takmıştı. Hem de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, hem de en ön sırada (!) … Bir de şarkının “halkın çoğu aç, azı toksa” kısmında “azı tok” derken bariz bir şekilde eliyle bizi gösterdi. Demek ki “başörtülü yobaz” ve “yüce tiyatrocunun önünde sakız çiğneyen saygısız” olmakla yetinmeyip bir de “çoğunluğun aç olmasının sebebi olan azınlık tok (protokolde oturmamızdan belli!)” olmuştuk! Bu ne cüret! Ne işimiz vardı bizim tiyatroda! Birkaç gidiş gelişte bu şekilde bizi rahatsız ettikten sonra bir yerde müziği ve oyunu kesip sahnenin önüne gelerek “pardon ben anlayamadım da sormak istiyorum, bu nedir??” diyerek sakız çiğneme hareketi yaptı!!!

Durun tekrar edeyim, Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, bir oyuncu, oyun esnasında, oyunu keserek seyirciden birine laf atıyor!!! Hem de ne için? (Sessiz ve gayet sıradan bir şekilde) sakız çiğnediği için! Allah aşkına dünyanın neresinde görülmüş böyle bir şey! Hangi profesyonel sahnede, profesyonel bir oyuncu seyirciden birinin ufacık bir ağız hareketinden dolayı oyunu kesip o kişiye ne yaptığını sorabilir?! Adama “sana ne kardeşim!” denmez mi?! Bütün seyirci tiyatro izlemek için bilet alıp oraya gelmişken, sen nasıl onları yok sayıp tiyatroyu bölersin?! Ve nasıl olur da böldüğün bir tiyatro oyununda, bütün seyircinin önünde, bir insana böyle saçma bir sebeple çıkışma hakkını kendinde bulabilirsin?!

Bu nasıl bir şımarıklık, nasıl bir kabalık ve faşistlik, hatta nasıl bir cahillik, ve medeniyetten nasibini almamışlık?! ( Ve kimse bana kalkıp da -bu çağda- tiyatroda normal bir şekilde sakız çiğnemenin oyuncuya saygısızlık olduğunu söylemesin! Biraz dünya görmelerini tavsiye ederim! ) Hem sanat camiamız değil miydi halkı tiyatroya, operaya çekememekten yakınan? O akşam görülen oydu ki mesele aslında o sanatçıların halkı oralarda istemiyor oluşu! Bu halkın kadınlarının yarısından fazlasını oluşturan başörtülüleri tiyatroda görmeye tahammül edemeyen sanatçı herhalde sakallıyı, köylüyü, göbeğini kaşıyanı ve bidon kafalıyı da görmeye tahammül edemez. Yani bu ülkenin yüzde 80’ini, yani halkı, tiyatroda istemez…

Ben sanatı seven, önemseyen, ve sadece izleyici olmakla kalmayıp hobi olarak uygulamasında da olan biri olarak bana o terbiyesizliği yapan oyuncuya diyorum ki, sen istediğin kadar (bir tiyatro oyununu bölecek kadar) başörtülülerden nefret et, görmeye bile -hele de sanatsal bir faaliyette görmeye- tahammül etme; dünyanın gerçeklerini değiştiremeyeceksin! Mesela ben sanatı sevmeye devam edeceğim, tiyatroya gitmeye devam edeceğim, ve bu sırada başörtülü olmaya da devam edeceğim! Bununla ilgili ne yapacaksın???? Önüne çıkan her başörtülüye bir şekilde laf atarak mı yaşayacaksın? Peki bunu yapınca o sebebi meçhul ve saçma nefretini kusup kendi egonu tatmin etmekten başka bir şey geçecek mi eline? Peki sen böyle hoşgörüsüz ve kaba bir tavrı sanatın neresine sığdırıyorsun? Madem sen (önünde sakız çiğnenemeyecek kadar) yüce ve saygıdeğer bir sanatçısın, nasıl olur da insanların giyim tercihlerinden dolayı (asıl sebebin sakız olduğuna inanacak değilim!) onlara yüzlerce seyircinin önünde laf atıp onları üzecek kadar hoşgörüsüz, kaba, sığ düşünceli ve çağın gerisinde kalmış olabilirsin?! Hani sanatçılar moderndi? Hani sanatçılar özgürlükçüydü? Hani sanatçılar duygusal ve insan-severdi? İnsanı seven biri bir insana böyle davranamaz! Ve bir sanatçı da böyle bir hareketi yapamaz!

O yüzden de, ne sen, ne de sanat camiamızda maalesef çokça rastlanan senin gibileri, saygıdeğer sanatçılar değilsiniz! Ve son olarak; başörtülülere, ve sizden farklı olan herkese, alışsanız iyi olur! Çünkü biz hep burada, gözünüzün dibinde olacağız! Ve ben sizle kavga ederek yaşamak istemiyorum! Benim dinimden bile olmayanların ülkelerinde yapabildiğim gibi tanımadıklarıma bile tebessüm ederek ve selamlaşarak huzurla yaşamak istiyorum! İnanın siz de daha huzurlu olacaksınız…”

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir