“Derin merkezlerden talimat almıyoruz”

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, HABERTÜRK TV’de Ceren Akdağ Şahin’in sorularını yanıtladı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, siyaseti halkın talepleri doğrultusunda yaptıklarını belirterek, ”Biz diğer siyasi partiler gibi birtakım derin merkezlerden, karanlık odaklardan talimat almıyoruz. Talimatı sadece ve sadece halktan, milletten alıyoruz” dedi.

Habertürk TV’de Hayatın İçinden programında Ceren Akdağ Şahin’in soruları yanıtlayan Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı İstanbul’a yeni iki kent kurulmasına ilişkin projeyle, olası bir İstanbul depreminde hayati risk taşıyacak vatandaşların taşınmasının amaçlandığını, projeyle kentsel dönüşümün sağlanacağını ve ulaşımın da rahatlayacağını söyledi.

Hükümet olarak son 9 yılda 490 bin konut inşa ettiklerini, siyaseti halkın talepleri doğrultusunda yaptıklarını belirten Bağış, ”Biz diğer siyasi partiler gibi birtakım derin merkezlerden, karanlık odaklardan talimat almıyoruz. Talimatı sadece ve sadece halktan, milletten alıyoruz. Onun için de gereğini yapıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin sorular üzerine de Bağış, AB’nin ”ilmini, bilimini, hijyen standartlarını, demokratik standartlarını, insan haklarını” Türkiye’de yaşatmaya çalıştıklarını ifade ederek, sonunda üye olup olmama kararını halkın vereceğini aktardı.

Halkın AB’ye yönelik tutumunu belirlemek amacıyla iki ayda bir anket yaptırdıklarını dile getiren Bağış, son anketlere göre, halkın yüzde 56’sının Türkiye’nin AB’ye üye olmasını desteklediğini ancak yüzde 66’sının AB’nin Türkiye’yi üyeliğe kabul etmeyeceği görüşünde olduğunu anlattı. AB ülkelerinin samimiyetine inancın ise yüzde 8 olduğunu ifade eden Bağış, yüzde 92’lik bir çoğunluğun AB’yi ”iki yüzlü” bulduğunu, kendisinin de bu rakamları AB temsilcilerine ilettiğini söyledi.

Bağış, bazı Avrupa ülkelerindeki siyasilerin halklarına yeni projeler üretemediğini bu nedenle ekonomik buhranı da bahane edip, ”Türkiye’nin genç nüfusu gelip işinizi elinizden alabilir” endişesini yayarak Türkiye’ye karşı kampanya yürüttüklerini belirtti.

DOSTLUK VE BARIŞ RALLİSİ
Bakan Bağış, 9 Mayıs Avrupa Günü etkinlikleri kapsamında Türkiye’ye gelen 2011 Dostluk ve Barış Rallisi’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gittiğini, bunun ”tarihi bir başarı” olduğunu söyledi.

Rallinin her yıl Almanya’dan başlayıp Ürdün’de sona erdiğini hatırlatan Bağış, 5 Mayısta İstanbul’dan, 6 Mayıs’ta da Ankara’dan hareket eden rallicilerin Suriye’deki olaylar nedeniyle tedirgin olduklarını belirterek, şöyle konuştu:

”Onları ikna ettik. Biraz müzakerecilik yeteneğimizi orada konuşturduk zannediyorum. KKTC’ye gittiler feribotlarla. Dün 4 feribot 366 aracı yaklaşık 700 ralliciyi KKTC’ye indirdi. Dün sayın KKTC Başbakanı İrsen bey de onların startını verdi. Şimdi oradan Mısır veya İsrail üzerinden Ürdün’e geçecekler. Gerekirse tekrar Türkiye’ye de gelebilirler. Ama bu, 12 Avrupa ülkesinin 700 vatandaşının dostluk ve kardeşlik mesajı taşıyan flamalarla KKTC’ye girmesi, adeta kendi liderlerinin, kendi ülkelerinin, devletlerinin yapamadıklarını yapmalarını ve izolasyonları kırmalarını sağladı.”

RICCIARDONE’NİN SÖZLERİ
Egemen Bağış, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone’nin terörle mücadele konusunda ABD’nin Türkiye’ye verdiği desteğe ilişkin sözlerinin sorulması üzerine de, serzenişlerinin genellikle Batının terörle mücadelede istedikleri desteği vermemesiyle alakalı olduğunu ifade dederek, ”Tabi ABD’nin bunu üstüne alıp hemen kendi cevap vermesi de aslında bizim bazı atasözlerimizi hatırlatıyor” cevabını verdi.

Başbakan Erdoğan’ın ekibiyle birlikte eski ABD Başkanı Bush ile görüştüğünü ve Bush’un ”PKK, Türkiye’nin olduğu kadar, ABD’nin de Irak’ın da düşmanıdır, düşmanla ortak mücadele edeceğiz” dediğini hatırlatan Bağış, şunları söyledi:

”Son 10 yılda Avrupa’dan da ABD’den de bize iade edilen tek bir PKK mensubu olmadı. Türkiye bir suçlunun iadesini talep ettiği zaman eğer o suçlu bir katil, bir tecavüzcü, bir hırsız ise bizim verdiğimiz başvuru dosyaları nedense tam takır oluyor ve hemen o suçluyu alabiliyoruz. Ama konu bir PKK mensubu olunca dosyalarımız hep eksik oluyor. Tercümeler yanlış oluyor. Evraklarda bazı yanlışlıklar olduğu iddia ediliyor. Bir türlü iade gerçekleşmiyor.”

Avrupa’daki bazı liderlerin Başbakan Erdoğan’a iade konusunda söz verdiklerini ancak kendi yargılarının engelleyici birtakım kararlar aldıklarını dile getiren Bağış, Roj Tv’nin yayınlarının hangi ülkeden yapıldığını herkesin bildiğini kaydederek, ”Şimdi bunlar dostluğa müttefikliğe sığar mı?” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NUN İDDİALARI
Programda, CHP Genel Başkanı’nın, bir bakanın ÖSYM’ye mail atarak ”bir yakınının iyi bir yere yerleştirilmesi” ricasında bulunduğu iddialarının sorulması üzerine de Bağış, Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar çok iddialar gündeme getirdiğini ancak adli makamlara tek bir şikayette bulunmadığını ve belge ortaya koyamadığını savundu.

Bağış şöyle konuştu:
”Kemal bey maalesef, bir gün ‘genel af’ diyor ertesi gün çark ediyor. Bir gün ‘başörtüsüne özgürlük’ diyor, ertesi gün çark ediyor. Yürüyen merdivende bile yanlış yola giren bir kişinin artık ben iddialarını gerçekçi bulmuyorum. Elinde varsa bir bilgi, hangi bakan kime ne mail atmış onu bir görelim bakalım, ona göre cevabını verelim. Ama kendi çalışma arkadaşlarının Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri olan ordumuza kağıttan kaplan dediğini, kendi arkadaşlarının Türkiye ordusunun başka ülkelerinin emrinde olduğunu iddia ettiklerini biz unutmadık. Onlara ne gibi bir disiplin cezası uyguladılar parti içerisinde.”

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir