,

Mobil Sohbet Nasıl Yapılır

Mobil sohbet etmek için bir çok alternatif vardır.İstediğiniz her yerden bağlanabilirsiniz. Herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir.

Canınız sohbet etmek istediği an gelişen teknoloji size çok büyük bir imkan sunuyor.Bir cep telefonunuz var ise artık bir tık kadar yakınsınız mobil sohbet dünyasına.peki eskiden bu şansınız varmıydı.Tabiki hayır.Ne yapılıyordu.Ya evinizde modem ile bağlanacaksınız ya da internet cafeye gideceksiniz.Ama artık bunların hiçbirini yapmak zorunda değilsiniz.Bir çok gsm operatörlerinin internet paketleri mevcuttur.bağlı olduğunuz gsm operatörünün internet paketinde satın aldığınız takdirde sohbet etmek artık bir tık uzağınızda olacak.Şimdilerde sohbet siteleri kullanıcılarına mobil dünya için ayrı yazılımları olan seçenekler sunuyor.Amaç daha çok kullanıcıyı sunucusunda görmek.Bilgisayar ekranı ile mobil ekran farklılık gösterir.Bunun sebebi boyutlarının farklı olmasıdır.Son teknoloji ile birlikte yazılımcılar bunada bir çözüm bulmuşlar.Mobil uyumlu kavramı buradan gelmektedir.Bugün hemen hemen her site tasarımcısı kodlama yaparken mobil uyumlu olmasına özen gösteriyor.Bilgisayar yerine mobil kullanan insanların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

Sizde cep telefonunuzdan mobil sohbet etmek isterseniz indireceğiniz basit bir uygulama ile istediğiniz siteye girebilir ve sohbet edebilirsiniz.Sanal dünya size bu tür yazılımlar ile size geniş bir seçenek sunuyor.

,

Mobil sohbet teknolojisi

Mobil sohbet teknolojisi günümüzde popüler hale gelmeye başladı.Her geçen gün mobil kullanım alanları artıyor.Buna paralel olarak sohbet siteleri mobil iletişim konusunda sunucularını yeniliyorlar.

Vakit geçirmek adına çeşitli yöntemler kullanırız.Bunları evde ve ev dışında olarak ayırmamız mümkündür.Günümüzde hemen hemen herkes bir işte çalışmaktadır.İster kadın olun isterseniz erkek bunun bir ayrımı yoktur.Çalıştıktan sonra fiziksel olarak yorgunluk hissetmemiz doğaldır.İş bu noktada bu yorgunluğumuzu hangi tür yöntemlerle dinlenerek geçirdiğimizdir.İnternet kullanım oranının artış gösterdiği çağımızda bir çok şirket çalışma zamanından çalındığı gerekçi ile sosyal medyayı yasaklama yoluna gitmiştir.Bu konuda sayıları az da olsa açılmış hukuki davalar mevcuttur.Geriye evimizde yada şirket dışında geçirdiğimiz zaman dilimi kaldı.Dışarıda ise arkadaşlarla buluştuğumuzu düşünürsek onlarla sohbet etmek mi yoksa internette gezinmek mi bu soru arasında kalıyoruz.Bu durumda geriye bir ev ortamı kalıyor.Evimizde yorgunluğunuzu atmak amacı ile internet dünyasına takılıyoruz.Bu dünya o kadar geniş ki kategori olarak sıralamaya kalksak herhalde bir sayıya ulaşamayız.Bunlardan bir tanesi mobil sohbet olarak karşımıza çıkıyor.Günde 1 ya da 2 saat bu sitelerde geçirdiğimiz zaman rahatlatıcı olabiliyor.Hatta bir süre sonra sabit bir yere giriyorsak arkadaşlıklar bile kurabiliyoruz.Bundan sadece 5 yada 10 yıl öncesinin sohbet siteleri teknolojileri ile günümüzdekileri kıyasladığımızda ciddi fark olduğunu görmekteyiz.56 k ile bağlanan modemlerden bugün çok daha hızlı fiber optik dediğimiz veri akışının yüksek hızlarda iletildiği 4.5G teknolojisi baş döndürücü şekilde karşımıza çıkıyor.Hal böyle olunca sohbet sitelerinde vakit geçirmek eğlenceli bir hal alıyor.

Sonuç olarak tercih sizin tabiki.Nerede vakit geçirmek isterseniz bu konuda bir kısıtlama yok.Fakat mobil sohbet bu konuda sizlere geniş imkanlar sunuyor.Bir önemli tarafı ise yukarıda bahsettiğimiz gibi eve bağlı kalmak zorunda değilsiniz.İstediğiniz her ortamda sohbet edebilir arkadaşlıklar kurabilirsiniz.

,

Domain seçimi nasıl olmalıdır?

Bir web sitesi kurmak isterseniz ilk önce bir domain sahibi olmalısınız.Peki domain seçerken nelere dikkat edilmelidir.Kuracağınız web sitesine uygun bir domain adı nasıl olmalıdır?

Bir web sitesi kurmaya karar verdiniz.İlk önce kuracağınız web sitesi ne ile alakalı onun kararını vermelisiniz.Peki bu neden önemlidir.İlk başta domain ismi kullanacağınız anahtar kelimeleri içerir ise sizin açısından büyük fayda sağlamış olur.Akılda kalıcı bir isim olmalıdır.Bir çok ünlü sitelerin domain isimlerine baktığınızda bunun ne kadar önemli olduğunu anlarsınız.karmaşık ve Türkçe karakter içeren isimlerden kaçının.Uzun domain isimlerini tercih etmeyin.Unutmayın ki bu isim bir nevi temeldir.Bütün kurulum bu temel üzerine olacaktır.

Uzantısı ne olmalıdır?

Domain isminin uzantısı adı kadar önem taşır.Mümkün olduğunca .com uzantısını tercih edin.tabi bu kural değildir.Bazı istisnalar vardır.Bir televizyon sitesi kuracağınız zaman .tv uzantısı almak daha mantılıdır.İkinci olarak .net uzantısı gelir.Bir şirket sahibi iseniz .com.tr uzantısı almalısınız.Bunun için sizden bazı evraklar istenir.

Domain kontrolü nasıl yapılır?

Bunun için bir çok sorgulama siteleri vardır.Bir kaçını örnek verelim

  • İsimtescil
  • IHS
  • Sekershell
  • GoDaddy
  • Natro

domain secimi 300x75 - Domain seçimi nasıl olmalıdır?

Bunlara birkaç örnektir.Bu sitelere girerek almak istediğiniz domainin mümkün olup olmadığını görürsünüz.Sorgulama sonucu sizin almak istediğiniz domain yani alan adı başkası tarafından alınmış olabilir.Sakın şu hataya düşmeyin.Örnek aklınızda olan domain ismi baliktutmak olsun.Eğer bu domain başkası tarafından alınmışsa siz bunun yerine balik-tutmak olarak almayın.Yani alt tireden mutlaka kaçınmalısınız.Çünkü bir anlamı olmaz.Bazı durumlarda aradığınız domain ismini bulmanız zorlaşabilir.Bir başka seçenek ise düşücek domain listesini takip etmek.Buna 2. El domain listesi denir.Bu listeyi takip ederek domainin ne zaman düşeceğini öğrenebilirsiniz.Elinizi çabuk tuttuğunuz takdirde domaini siz kayıt edersiniz.

Sonuç olarak domain yani alan adı seçimi önemlidir.Sabırlı olun.Amacınıza uygun domaini seçmeye veya düşecek domainler listesinden takip etmeye çalışın.

mobil-sohbet

Mobil Sohbet Avantajları

Günümüz şartlarında artık hemen hemen her türlü işlemlerimizi mobil iletişim üzerinden gerçekleştiriyoruz.Peki bunun artı ve eksileri nelerdir.Bundan yaklaşık 25-30 sene öncesinde bu kadar teknolojinin gelişmediği dönemlerde insanlar farklı iletişim yöntemlerini kullanıyorlardı.Tebrik kartları,mektup telgraf bunlardan bir kaç tane örnektir.Zamanla bunların yerini gelişmiş teknolojiler almaya başladı.İşte sohbet odaları ve mobil sohbet eğlenceleri teknolojiye ayak uydurdu.

İnsanlar sadece evlerinden sohbete katılmak zorunda kalıyorken şimdilerde mobil çağının avantajlarını kullanarak istedikleri her yerden mobil sohbet edebilir hale geldi.Evde olmalarına gerek kalmadan eğlencenin tadını çıkartmak artık çok daha kolay bir hal aldı.İstedikleri sitelerde keyifli vakit geçirirken radyo yayını almak,canlı yayınlara katılmak artık daha basit bir durum oldu.Sosyal medyanın yanı sıra sohbet sitelerinde gezinmek popüler bir eğlence haline geldi.

sohbetkral
, ,

Whatsapp’ın Kurucusu: Facebook’u Silin!

Geçtiğimiz günlerde ABD’de büyük yankı uyandıran Facebook skandalı, sosyal medya hesaplarında “Delete Facebook” yani “Facebook’u Silin” hareketine dönüşürken bu kampanyaya akıllı telefon kullanıcılarının vazgeçilmezi olan Whatsapp’ın kurucusu Brian Acton da deste verdi. Bu kriz; ABD seçimlerinden İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışını halka sorarak, Brexit adıyla halk oylamasına gittiği sürece kadar pek çok seçim ve toplumsal olayda halkı yönlendirmek üzer 50 milyon Facebook kullanıcısına ait kişisel verinin Londra merkezli Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketiyle paylaşıldığına ait iddialarla başlamıştı.
Brexit Referandumu ve ABD seçimlerini etkilemek üzere 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerini toplayan ve bu verileri kullandığı iddia edilen Londra’daki Cambridge Analytica şirketinin, milyonlarca kullanıcı hesabına erişim sağladığı ve veri ihlalinde bulunarak, kullanıcıların bilgilerini topladığı ve bu verileri seçim, referanduma yön vermekte kullandığı iddia ediliyor.
50 Milyon Kullanıcının Kişisel Verisine Erişim
Bu kolayca yenecek türden olmayan iddiaların sosyal medyada bir hayli popüler hale gelmesi ve etiketler üzerinden milyonların spekülasyon hakkında yorum yapmasından sonra ortaya “Facebook’u Silin” etiketi çıkmıştı. ABD ve İngiltere başta olmak üzere pek çok ülkeden internet kullanıcısının, sosyal medya hesapları üzerinden destek verdiği “Delete Facebook” hareketine son destekse Whatsapp’ı kuran isim olan Brian Acton’dan geldi. Bilindiği üzere günümüzün akıllı telefon kullanıcılarının oldukça büyük bir kısmı tarafından her gün kullanılan, en popüler mesajlaşma uygulaması olarak kabul edilen Whatsapp 2014 senesinde Facebook’un da sahibi olan Google markası tarafından tam 19 milyar dolar karşılığında satın alınmıştı.
Veriler Seçimlerde Trump Lehine Kullanıldı
Facebook ise ayyuka çıkan bu iddiaların ardından bünyesinde yer alan Londra merkezli Cambridge Analytica şirketinin CEO’su olan Nix’in görevine son vermekle yetindi. Milyonlarca hesaba veri ihlali yaparak erişim sağladığı ve elde edilen verileri, ABD’deki başkanlık seçimlerinin yanı sıra Brexit referandum sürecinde insanların düşüncelerini etkilemek için kullandığı öne sürülen şirketle ilgili iddiaların sonrasındaysa veri şirketi yöneticisine ait gizli kayıt videolar da yayımlandı. Gizli çekim görüntülerdeyse şirketin elde ettiği verileri, ABD seçimlerinde şuan ki ABD başkanı Donald Trump lehine kullandığına ilişkin ifadelerin yer aldığı iddia ediliyor.

sohbetkral
,

1.7 Terabaytlık Rekor DDoS Saldırısı

ABD’li bir dijital güvenlik araştırmacısı, ismini gizli tuttuğu bir şirkete yönelik kod deposu sunucusuna yapılan DDoS saldırısının saniyeler içinde 1,7 Terabayt veri değerine ulaştığını duyurdu. Bu akıl almaz derece yüksek trafiğe sahne olan DDoS saldırısı ise bugüne kadar kaydedilebilen en büyük saldırı olarak tarihe geçti. Yazılım kodlarının saklandığı bir dijital depo olan sunucunun hedef alan bilgisayar korsanları, sunucunun birkaç dakika boyunca çevrimdışı kalmasına neden oldu ve verileri kaydederek paylaşan güvenlik uzmanının paylaşımına göre saldırı iki aşamalı şekilde gerçekleştirildi. İlk aşamada sunucuya 1,3 Terabaytlık bir DDos saldırısı düzenlenmesinden saniyeler sonra ikinci aşama yani son dalgada rekor trafiğin kaydedildiği saldırı gerçekleştirildi.
Bugüne Kadar Kaydedilen En Yüksek Trafik
ABD’li güvenlik araştırmacı Tomas Foltny tarafından yapılan bildirimle açığa çıkan rekor saldırı, bilgisayar korsanlarınca senelerdir kullanılan saldırı yöntemi D-DoS ile web sitelerine ne kadar büyük zarar verilebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yazılım kodlarının saklandığı bir sunucuya yönelik saldırının hedefindeki şirketin ismini ve bilgisayar korsanlarının neyin peşinde olduğunu açıklamayan Tomas Foltny sadece ABD’li bir şirketin hedef alındığını söyledi. Tarihin kaydedilebilen en büyük D-DoS saldırısı olarak tarihe geçen bu olay, bu tür saldırıları önlemekten ziyade etkilerini hafifletmeye yönelik hizmetler veren Arbor Networks isimli şirketin araştırmacı Tomas Foltny tarafından duyurulduktan sonra ABD’li sosyal medya kullanıcıları habere yoğun ilgi gösterdi.
Siber Korsandan Fidye Notu
Web sitelerinin daha hızlı çalışması ve ayrıca web uygulamalarının performansını arttırmayı hedefleyerek tasarlanmış ancak pek çok güvenlik açığı bulunan Memcached sunucuları üzerinden gerçekleştirilen iki saldırı kimlik doğrulama gerektirmeyen uygulama ve sunucuların gelecekte daha da büyük bir sanal tehdit olabileceğini gösteriyor. Tüm bunların yanı sıra yapılan açıklamada asıl dikakt çeken nokta, bilgisayar korsanlarının DDoS saldırısını gerçekleştirmek için paravan olarak kullandığı Memcached sunucusuna bir “fidye notu” bırakması. Fidye notundaysa sunucunun hizmet vermesini tamamen durdurmayı hedefleyen DDoS saldırılarının devam etmemesi için belirtilen sanal cüzdan hesabına 10 bin dolar değerinde kripto para gönderilmesi talep edilmiş.

sohbetkral
,

Işıkla İnternet Hayali Gerçek Oluyor

Bugüne kadar bilim kurgu filmlerinde karşımıza çıkan teknolojilerden biri olarak sadece hayallerde kalacağı düşünülen ışıkla internet, ülkemizde pek çok kişi tarafından bilinmemesine karşın aslında uzun zaman önce laboratuvar ortamında test edilmiş ve kullanılabilirliği onaylanmış bir teknoloji. Ne var ki, ışık üzerinden internet bağlantısının yapılabileceğinin kanıtlanması ile bu teknolojinin insanlar tarafından sahip olunabilecek fiyatlarla satışa sunulması birbirinden tamamen ayrı konular. Yüksek maliyetiyle kolay kolay herkesin sahip olamayacağı bir teknoloji olması durumunda ışıkla internet bizler için hayal olmaya devam edecekti. Ta ki, Philips konuya el atana kadar…
Bir hayali gerçekleştirmek üzere yola çıkan ve zaten LCD ve LED ekranlardan tasarruflu lambalara kadar dünyanın en büyük ışık üreticilerinden biri olan Philips, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla ofis ortamında sadece ışık dalgalarını kullanarak internet bağlantısını kullanılabilir hale getirdiğini açıkladı. Önce HUE isimli internet bağlantılı ışık kaynağı teknolojisini geliştiren marka arından çalışmalara ağırlık vererek, ışık dalgaları üzerinden internet bağlantısı aktarımına yoğunlaştı. Telefon hatlarından sonra fiber kablolarla erişim hızı muazzam derece artan internetinse bir evrensel sabit olan “ışık hızında” aktarımı ise şüphesiz fiber internetle kıyas kabul etmeyecek, erişim hızı anlamında tam anlamıyla devrim niteliğinde bir gelişme. İnternet bağlantısı kullanan sistemlerde verinin radyo dalgaları yani Wi-Fi üzerinden aktarımından farklı olarak ışık dalgalarının çift yönlü kullanılmasıyla iletilen veri paketlerinin kullanıldığı bu sisteme ise Li-Fi adı veriliyor.
Muazzam derece geniş bir bant aralığının söz konusu olduğu ışık dalgaları üzerinden internet kullanımı, bazı markaların kullandığı “ışık hızında internet” sözünün sadece satış amaçlı bir slogan olmaktan çıkartacak. Hollandalı dev teknoloji üreticisinin üzerinde yaptığı çalışmaları son aşamaya getirdiğini duyurmasıyla birlikte Li-Fi internet teknolojisi şimdiden merak konusu oldu. Şuan için ev ve ofislerde kullanılan lambalar sayesinde 30 Mbs hızla internet kullanımına imkân veren teknolojik ürünlere zaten sahip olan Philips yeni teknolojisiyle bu erişim hızlarının saniyede Terabaytlar aktarılabilecek ulaştırmayı başarabilir. Şuan için teknoloji önündeki temel engelse ışığın kesintiye uğramayacak, açık ofis şeklindeki mekânlarda verimli çalışıyor olabilmesi.

sohbetkral
,

Instagram’dan Yepyeni Özellik

İnternet fenomeni olma yolunda hızla ilerleyen ve mobil teknolojinin henüz emekleme aşamasında olduğu dönemde herkesin favorisi Facebook’a ilerleyen süreçte rakip olabileceği ön görülen Instagram’ın dev potansiyeli tabi ki, Facebook’un da sahibi olan Google’ın gözünden kaçmadı. Bugünün internet tekeli Google’ın bu dev potansiyeli görmesi ve belki de bir rakibi eleme gayesiyle Instagram’ı satın almasıyla birlikte bu sosyal medya aracının popülerliği de katlanarak arttı. Bugün dünya genelinde her gün 100 milyonun üzerinde paylaşımın yapıldığı Instragram kendi fenomenlerine sahip. Fıtness modellerinden doğa fotoğrafçılarına, yemek meraklılarından tatilcilere kadar pek çok farklı ilgi alanından insanı buluşturan Instragram yakın geçmişte eklenen “hikayeler” özelliği de pek çok kullanıcının hoşuna gitmişti. Sosyal medya fenomi Instragram bu “hikayeler” özelliğinin daha da efektif kullanılması üzere yeni özellikler ekleme arifesinde.
Android ve IOS kullanıcılarının akıllı telefonlarındaki vazgeçilmez uygulamalarının ilk sıralarında yer alan Instragram yeni güncellemeyle birlikte “hikayeler” özelliğini daha da geliştireceğinin sinyallerini verdi. Porte Modu olarak öne çıkartılan bu özellik, Instragram bünyesinde geliştirici yazılım ekibinde görev alan birkaç çalışan tarafından kendi sosyal medya hesaplarında gösterildi. Bu firmanın kendi geliştirici ekibi tarafından vitrine çıkartılan ve göz önüne çıkar çıkmaz da başta Instragram olmak üzere pek çok sosyal mecrada geniş yankı bulan özellik; görüntülü ve sesli arama özelliğinin de geliştirici pakete dâhil edileceği yeni güncelleme paketiyle öncelikli olarak denenecek.
Halihazırda sınırlı akıllı telefon modelinde aktif edilen portre moduna sahip hikayeler özelliği Instragram kullanıcılarının onlarca farklı efekt kullanarak “selfie” çekmesine ve bu çekimlerle kendi hikayesini daha da geliştirecek şekilde takipçileriyle Instragram üzerinden paylaşmasını sağlıyor. Işık efektlerinin çekilen fotoğrafa farklı perspektiflerle uygulanmasına imkân sağlayan portre modunda dikkat çeken bir diğer özellik ise kullanıcının arka planı dilediği oranda bulanıklaştırabilmesi. Bu özellik sayesinde arka plandaki sabit nesnelerin bile hızlı hareketten kaynaklanıyormuş gibi bulanıklaştırılması veya kullanıcının fotoğraftaki tüm ilginin kendisine odaklanmasın sağlaması mümkün. Bu portre modu özelliğiyle birlikte çekilen “selfie” fotoğraflardan hazırlanan Instragram hikayeler paylaşımlarına ekstra olarak istenen GIF dosyaları da eklenebiliyor.

,

Mühendislik harikası tatil aracı!

Alman mühendisin tasarladığı üç tekerlekli tek kişilik motorlu karavan tek kişilik tatiller için ideal
Alman mühendisin tasarladığı üç tekerlekli tek kişilik motorlu karavan modelinde bir görünüm.

Daha önce üretilmiş olan APE 50’nin tasarımı baz alınarak yapılan yeni tasarımda bir kişinin (tuvalet ve banyo hariç) günlük olarak tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir tasarım ortaya çıkmış.

Akıllı bir Alman tasarımcı, modern gezginler için, Vespa’yı “tek kişilik bir ev”e dönüştürdü. “Bufalino Camper” adındaki bu tasarım Italyan estetiğiyle Alman fonksiyonelliğinin bir karışımı. Üstelik hareket halindeki modern gezginlerin her türlü ihtiyacı düşünülerek tasarlanmış. İçinde; yatak, duş, mutfak, bol miktarda boş alan, buzluk ve laptop masası.

Bu 3 tekerlekli mini karavan; boyutları sayesinde, daha önce Kevin Cyr tarafından tasarlanan karavan bisiklete, “en küçük tatil aracı” alanında meydan okuyor. Tabiki bu anlamda Vespa’ya da çok şey borçlu.

FACEBOOK’TA OYUN OYNAYANLAR DİKKAT!

Eğer facebook’ta oyun oynuyorsanız bunu bir kez daha düşünün…

“Poker Agent-Poker Ajanı“ adı verilen truva atı ile 16 bin kişinin Facebook hesaplarına erişildiğini bildiren şirket, bu amaca ulaşmak için 800 virüslü bilgisayardan oluşan geniş bir botnet ağı oluşturulduğunu tespit etti.

Doğrudan Facebook giriş bilgilerini elde etmeye odaklanan “Poker Ajanı”, bu hesaplar üzerinden popüler poker sitesi “Texas Holdem Poker”deki kullanıcıların oyun skorlarına ulaşmaya çalıştı. Saldırganlar, poker oyunundaki kredilerini arttırabilmenin yanı sıra bazı kişilerin Facebook hesap ayarlarında bulunan kredi kartı bilgilerine de ulaşmayı hedeflediler. Oyunun, PayPal hesabını kullanarak kredi kartından gerçek para kullanma özelliği de bulunuyor.

SALDIRI NASIL GERÇEKLEŞİYOR?

Kullanıcıların giriş bilgilerine ulaşmak için, hepsi virüslü ve saldırganlar tarafından kontrol edilen 800 bilgisayar kullanıldı. Bu botnetdeki virüslü bilgisayarlar, kullanıcının Facebook hesabına giriş yapmak ve Texas Holdem skorlarına ulaşmak için komut alıyorlar. Kredi kartı bulunan ya da düşük skorları olan kullanıcıları bulan virüslü bilgisayarlar, alınan talimatlar doğrultusunda, kullanıcıların Facebook hesabına yemleme sitesi bağlantısı ile virüs bulaştırırlar. Bu site doğrudan ya da dolaylı olarak Facebook oyuncularını cezbetmek için hareket eder. Bu durumda Facebook ana sayfası olarak görünen bu sayfaya giriş bilgileri bildirildiğinde, saldırganlar bilgileri elde etmiş oluyor. Bu botnetin analizi yapılırken toplamda 16 bin 194 kullanıcının giriş bilgilerine ulaşılabilmiş olacağını tespit edildi. Tehdit ilk olarak ise İsrail’de görüldü.

ADRESE DİKKAT EDİN

Şirketin Security Intelligence Takım Lideri Robert Lipovsky, konuyla ilgili olarak şunları paylaştı: ”Sosyal mühendislik yöntemlerine dayanan saldırılara karşı korunmak için sadece iyi bir güvenlik çözümü yeterli değil. Kullanıcılar bu tip girişimlere karşı dikkatli olmalı. Bu tür saldırılaroda kullanıcılar eğer sitenin URL’sini yani site adresini-ismini kontrol ederlerse, sahte Facebook giriş sayfasını tanıyabilirler.”

Eiffel Kulesi’nden böyle atladı !

Franz Reichelt icatları yüzünden hayatını kaybeden mucitlerden…
Tam 101 yıl önce bugün “uçan terzi” lakabıyla tanınan mucit Franz Reichelt 60 metre yükseklikten aşağı düşerek hayatını yitirdi.

4 Şubat 1912 yılında Avusturyalı mucit Franz Reichelt paraşüt görevi gördüğüne inandığı ceketinin ilk ve son denemesini Eiffel Kulesi’nden yaparak bilim kurbanı oldu.

AB’NİN DEV PROJESİNDE 2 TÜRK BİLİM KADINI

AB’nin dev projelerinde Türkiye de yer aldı. Geleceğin yakıt pillerinde Sabancı Üniversitesi’nden iki Türk kadın araştırmacının imzası olacak.

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından oluşturulan Gelecek ve Yükselen Teknolojiler Fonu’nun sahipleri belli oldu. Grafen Amiral Gemisi Projesi ve İnsan Beyni Projesi, 10 yıl boyunca 1’er milyar Euro ödenek alacak. Projelerin her biri en az 15 AB ülkesinden 200 araştırma kurumunu biraraya getirecek. Her iki projede de Türkiye’den sadece Sabancı Üniversitesi yer alıyor. 21’nci yüzyılın mucize malzemesi sayılan grafenle ilgili çalışmada iki Türk kadının araştırmacının da imzası olacak.

Grafen 2004 yılında bulundu. 20’nci yüzyıla plastik damga vurmuştu. 21’nci yüzyılda bu tahta grafen oturabilir. 21. yüzyılda bilişim teknolojisi ürünlerindeki silikonun yerini almaya aday olan grafenin yakıt pillerinde de kullanılması hedefleniyor.

GRAFENİN YOLCULUĞU

Radikal’in haberine göre, Sabancı Üniversitesi’nden Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selmiye Alkan Gürsel ve Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde (SUNUM) araştırmacı olan Dr. Burcu Saner Okan, grafen malzemesini yakıt pilinin bir parçası olarak kullanılabilmesi üzerine çalışacak. Gelecek yıllarda grafen bazlı malzemeler raflarda yerini aldığında bunda iki Türk bilim kadının da imzası olacak.

İNSAN BEYNİ: EN BÜYÜK DENEY ORTAMI

Türk biliminsalarının yer alacağı bir diğer proje İnsan Beyni Projesi. Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü Dr. Volkan Özgüz ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Gürbüz, projede araştırmacıların insan beyninin mimarisine ve devre yapısına dayalı yeni bilişim sistemleri tasarlamasına önayak olacak.

Dr. Özgüz projenin en genel hatlarıya insan beyninin yapısını ve çalışmasını anlamak olduğunu belirtti: “Her şeyden önce insani ve tıbbi bir amacı var. Beyin sağlığı ve hastalıkları konusunda önemli katkılar getirmek. Projenin en önemli özelliği simülasyon olması. Bugüne kadar insan beyni hakkında bilinen ve bundan sonra elde edilecek tüm verileri alıp özümseyerek araştırmacıların simülasyonla deneyler yapabilmelerini sağlayacak. Bu çapta bir simülasyon kendi başına bir bilimsel çalışma. Biz ise daha iyi bir bilgi işleyicinin nasıl yapılacağı konusunda çalışacağız. Mesela bir kamera yaptığınız zaman daha akıllı bir kamera olmasını sağlamak. İnsanların yapabileceği rutin yapılan bazı işleri insanlardan almak. Çok daha hızlı robotlar yapılması. Bunun arkasında insan beynini anlamak var ama aslında teknoloji ve sistem geliştirme ve insan sağlığına katkıda bulunma projesi bu.”

‘YAKIT PİL KONUSUNDA PROJEDE TEKİZ’

Doç. Dr. Gürsel ve Dr. Okan erkeklerin çoğunlukta olduğu bir alanda, böyle bir büyük bir projede yer alıp yakıt pili konusunda çalışacak tek ekip olmaktan büyük gurur duyuyor. Yakıt pili konsunda İsviçre’de 5 yıl boyunca doktora sonrası çalışmalar yapan Doç. Dr. Gürsel, “Bu konuda bir uzmanlığımız var. Burcu’nun da doktora tezi grafen üzerine. Grafen üretti. Yakıt pili konusunda projede tekiz. Bu çok büyük bir avantaj. Biz yönlendireceğiz gidişatı. Ükemiz için çok önemli. TÜBİTAK da destek oldu, süreçte onlardan yine destek alacağız” diye konuştu.

31 yaşındaki Dr. Okan ise nanoteknoloji merkezinde grafeni üretebilme yeteneğine sahip olduklarını anlatarak “Türkiye’de grafen ve yakıt pili konusunda uzun vadede yetkinlik merkezi oluşturmlayı hedefliyoruz. Avrupa’yla iletişim ağı kuracağız aynı zamanda. Türkiye’de artık bir şeyler yapılabiliyor. Ciddi teşvik var. Doktoramı burada bitirdim ve devam ediyorum, yurtdışına gitmedim. Bütün imkânlarımız var nanoteknoloji merkezinde. Avrupa’daki merkezlerden daha iyi” dedi.

GRAFEN NOBEL ÖDÜLÜ GETİRMİŞTİ

Grafen, kurşun kalemlerin kağıda yazmasını sağlayan grafitik karbonun ana maddesi olan grafitin, 1 atom kalınlığında ayrılmış hali. Bilinen en kuvvetli materyellerden. Tek katmanlı grafen yüzeyler güneş hücreleri için elektrodlar oluşturuyor, lityum pillerde elektrod olarak kullanılabiliyor. Grafeni esas çekici kılan şey ise içinde elektronların fotonlar gibi davranıp saniyede 800 km hıza ulaşabilmeleri.

2004’te sentezlenebilen grafen, Andre Geim ve Konstantin Novoselov’a Nobel Ödülü getirdi.

GOOGLE’DAN TEKNOLOJİ HARİKASI GÖZLÜK

Google’ın son teknoloji gözlükleri birkaç ay içinde piyasaya sunulabilir. Gözlüğün yeni ortaya çıkan bir diğer özelliği ‘kemik iletimi’ teknolojisi.

Google’ın patronlarından Sergey Brin’in, ‘birkaç ay içinde piyasaya sunulabileceğini’ belirttiği Google Glasses, tüketicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Google, ABD Federal İletişim Komiyosyonu’na (FCC) sunduğu belgelerde, cihazın tasarımının yanı sıra sahip olacağı teknolojileri de göz önüne serdi. Bugüne kadar yeterince haberini okuduğumuz ve videosunu izlediğimiz Google Glasses’ın dikkat çeken en yeni özelliği, kemik (ses) iletimi. Yani, kulaklık olmadan ses iletimi.

Slashgear sitesinin haberine göre, kemik iletimi teknolojisi, vibrasyonların kulağınızla bağlantılı kemikler üzerinde ilerleyerek kulağınıza ulaşmasını sağlayacak. Ayrıca, dış ortamın seslerini de videolu sohbet yaparken veya müzik dinlerken duyabileceksiniz. Diğer önemli bir bilgiye göre, 2.4GHz 802.11 b/g WiFi ve Bluetooth 4.0 bağlantı özelliğine sahip olacak.

PATENT İÇİN BAŞVURU YAPILDI

Google’ın FCC’ye sunduğu belgelerde, kemik iletimi teknolojisi için geçen ifade, ‘kullanıcın kafası aracılığıyla ses iletimi sağlayan tamamlayıcı unsur’ ifadesi yer alıyor. SlashGear, Google’ın birkaç gün önce ‘kemik iletimi için gözlük sapı’ teknolojisinin patenti için başvuru yaptığına da dikkat çekti.

Kemik ses iletimi, yeni duyulmuş bir kavram olmasa da, mükemmel performansla günlük hayata sunulmuş değil, dolayısıyla kullanılan bir teknoloji de değil. Ancak Google Glasses, bu durumu tersine çevirebilir.

Google’ın Rus patronu Sergey Brin’in dediği doğru çıkarsa, birkaç ay sonra tüketiciyle buluşacak gözlüklerin 1500 dolardan satılması bekleniyor.

BİR TEKNOLOJİ DAHA TARİH OLUYOR

Sony, 20 yılı geride bırakan veri depolama cihazı MiniDisc’in (MD) Mart ayında ömrünü dolduracağını açıkladı.

MD uyumlu stereo sistemlerinin üretimini durduracak olan Sony, geçtiğimiz yıl MD Walkman’lerin de daha fazla üretilmeyeceğini duyurmuştu.

Teknoloji dünyasında uzun bir süre yer almayı başarsa da ömrü boyunca rekabetin gölgesinde kalmaktan kurtulamayan MiniDisc için son tarih açıklandı. Japon teknoloji şirketi tarafından 1992 yılında piyasaya sürülen MD, ilk olarak CD’lerin, ardından MP3 formatının ve sonrasında taşınabilir çeşitli müzik çalarların piyasaya çıkmasıyla Japonya’nın dışında istenilen ilgiyi hiçbir zaman göremedi.

Plastik klılıf içindeki optik disklerde 80 dakikalık depolama kapasitesi bulunan MD, 2004 yılında güncellenmek istese de bu girişim başarılı olmadı. MD çalar cihazların satışı da 2011’de durdurulmuştu.

MD, çok öne çıkmasa da, 2000’li yılların başına kadar ses mühendisleri ve gazeteciler için röportaj ve müzik kaydı yapmak için tercih edilen güvenilir bir teknoloji olarak biliniyordu.

Eski teknolojilerini gözden çıkaran Sony’nin, 20 Şubat günü PlayStation 4’ü tanıtması bekleniyor. Sony, geçtiğimiz ay PS2’nin de 12 yıl aradan sonra üretiminin durdurulacağını açıklamıştı.

1 MİLYAR AKILLI TELEFON PİYASAYA ÇIKACAK

Bu yıl sonuna kadar tam 1 milyar akıllı telefon piyasaya sürülmüş olacak.

Deloitte, şirket ve hükümetlerin, önemli teknolojik gelişmeler çerçevesinde oluşan tartışma ve gelişmeler için almaları gereken aksiyonlara ilişkin öngörülerini bir arada topladığı Teknoloji, Medya, Telekomünikasyon raporunun 12.’sini yayınladı.

Deloitte’un Teknoloji, Medya, Telekomünikasyon (TMT) öngörülerine göre, 2013 yılında bir milyar akıllı telefon piyasaya sürülecek. TMT öngörülerine göre, 2013 yılında dünya genelinde (Uzun Dönem Evrim) LTE abone sayısı 3 kat artacak, mobil reklam pazarı yüzde 50 büyüyecek.

Mobil reklamcılığın artık tablet ve akıllı telefon reklamcılığı olmak üzere iki farklı şekilde değerlendirilmesi gerektiği belirtilen çalışmada, web üzerinde belirlenen şifrelerin yüzde 90’dan fazlasının hacklenmeye müsait olduğu vurgulandı. Rapora göre, televizyon yayıncıları over the top (OTT) hizmeti ile baskın durumunu sürdürürken, 4K televizyonlar ise 2013 piyasasında yerini bulamayacak.

Deloitte Türkiye TMT Endüstri Lideri Tolga Yaveroğlu, akıllı aletlerin artan satışına rağmen bilgisayar kullanımının yüksek olmasından LTE teknolojisine, akıllı cihazlara veri akışından şifre güvenliğine kadar bu yıl hazırlanan raporun birbirinden önemli birçok başlık içerdiğini belirtti. Yaveroğlu, ”Mobil reklamcılığın, artık akıllı telefonlar ve tabletlere özel olmak üzere iki kola ayrılmasıyla reklamcılar artık bu cihazların fiziksel karakteristiklerine ve kullanım şekillerine yönelik içerik ve işlevsellik türetmeye odaklanmalı” dedi.

Raporda öne çıkan diğer noktalar ise şunlar oldu:

Mobil reklamda yeni dönem: Tabletlerde öncelikli olmak üzere artan mobil reklamların yüzde 50 büyüme oranı yakalayarak, pazar genişliğinin toplamda 9 milyar dolara ulaşacak.

Bir milyar yeni cep telefonu: Telefonu internete az ya da hiç bağlamayan 400 milyon akıllı telefon kullanıcısıyla bu rakam 2 milyar adet telefona çıkıyor.

Bilgisayar hala popüler: Her ne kadar bilgisayar, telefon ve tablet ile birlikte bu tür cihazların satışlarında yüzde 20 ile en düşük paya sahip olsa da internette veri trafiğinin yüzde 80’den fazlası masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarla gerçekleştiriliyor. Ek olarak kullanıcılar, bilgisayar başında diğer cihazlara oranla yüzde 70 daha fazla vakit geçiriyor.

4K geliyor: 2013, televizyon endüstrisinin, şu an mevcut olan HD yayından 4 kat daha kaliteli yayın kapasitesine sahip 4K teknolojisine geçmeye hazırlandığı bir yıl olacak. 4K’nın tamamlanması yıllar alacak, dolayısıyla bu teknoloji sadece bazı oturma odalarına girebilecek. 4K televizyon yayını ise 2013’te yapılmayacak. Yaklaşık 20 televizyon seti, ortalama 15-25 bin dolar arasında fiyat ödemeyi kabul edenlerin olacak.

Kitle fonlaması zamanı: Kitle fonlaması portallarının değeri, 2011’e oranla yüzde 100 artarak globalde 3 milyar dolara ulaşacak.

Kurumsal sosyal ağlar: 2013 sonuna kadar, Fortune 500 listesinde yer alan şirketlerin yüzde 90’ından daha fazlası kısmen ya da tamamen kurumsal sosyal ağlara sahip olacak. Bu oran, 2011 ile karşılaştırınca yüzde 70 daha fazla. Bu ağlara üye olan kullanıcıların ise sadece yüzde 30’u haftada bir ya da daha fazla kez bu hesapların içeriklerini takip ederken, yüzde 40’ı ise içerik oluşturuyor.

Kendi cihazını kendin getir: İşverenin bilgisayar parası ödenmesine rağmen, yalnızca birkaç şirket ‘kendi bilgisayarını kendin getir’ trendine adapte olabildi. Aynı zamanda Fortune 500 listesi şirketlerinin yarısının, 2013 yılında çalışanlarının kendilerine ait cihazlarını işyerine getirmelerine izin vereceği öngörülüyor.

Frekans kıtlığı: Kablosuz bant genişliğine olan talep, spektrumun tükenmesine sebep olarak, gittikçe büyüyor. Bu durum da temelde daha yavaş ağ bağlantısına, telefon sinyal hızına veya düşük veri hızına sebep oluyor.

Sınırsız aplikasyon erişimi: 50 ile 100 arasında mobil operatör bir aplikasyona sınırsız erişim sağlayan ‘kullanabildiğin kadar kullan’ modelini sunuyor. Bu model, sınırlanmamış kullanım ile bilgi ücret ölçümlemesi arasında bir yerde bulunuyor.”