Bu gelen kullanıcının isyan sesleri!

634336 864c641c12f5fa4688132fc13f20d01a - Bu gelen kullanıcının isyan sesleri!‘Mahkeme Salonu’nda gerçekleşen ilginç bir internette filtre uygulaması çalıştayı

Dün İnternet Kurulu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde STK’ların, konu uzamanların, TİB ve BTK’dan yetkililerin ve kullanıcıların bulunduğu bir toplantı düzenledi. Benim de katılımcılar arasında bulunduğu etkinlik aslında toplantıdan ziyade bir çalıştay mahiyetindeydi etkinlik ve 22 Ağustos’ta uygulamaya geçecek olan Güvenli İnternet kararı tartışıldı.

Tamamen tesadüfi ama bana göre manidar bir şekilde Dolapdere Kampüsü’ndeki Mahkeme Salonu’nda’nda gerçekleşen çalıştay sonunda Ulaştırma Bakanlığı ve BTK’ya iletilmek üzere sorular ve sonuç bildirgesi hazırlandı.

KATILIMCILAR
Ortalama 70 kişinin olduğu toplantıda bulunan herkesi tek tek belirtmem zor olacak ama katılımın hemen her kesimi temsil edecek şekilde olduğunu anlatmak için bazı isimlere değinmek istiyorum. Moderatörler, hali hazırda toplantıyı da organize eden İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, Sabah Gazetesi Teknoloji yazarı Timur Sırt, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi ve İnternet Çalışma Grubu Başkanı Yard. doç. Dr. Leyla Keser’di.

Katılımcılar arasında Türkiye Bilişim Derneği (TBD), Alternatif Bilişim Derneği, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (Telkoder), Tüm İnternet Derneği, Facebook İnternetime Dokunma Girişimi’nin yaratıcıları, Ekşi Sözlük, Bobiler, Lambda İstanbul,
Elektrik Mühendisleri Odası, Genç Siviller, TÜBİDER Bilişim Sektörü Derneği, Bilişim hukuku uzmanı Doç. Dr. Yaman Akdeniz, Bilişim hukuku uzmanı Dr. Özgür Uçkan, Tüm İnternet Kafeler Derneği vardı.

SORUNLAR SORU OLDU
Çalıştayın ilk oturumda katılımcılar filtreli internet konusundaki düşüncelerini, endişelerini ve sorularını belirtti.
Ağırlıklı olarak herkesin endişesi bu uygulamanın aslında bir sansür olduğu, kişisel özgürlüklerin engelleyeceği, bireysel bilgilerin gizliliğini ihlal edeceği, bir nevi takip mekanizmasına dönüşeceği ve gerçekte çocukları tam olarak koruyamayacağı ama yetişkinlere zarar vereceği yönündeydi.
Katılımcılar sırayla söz alıp düşünce ve sorularını dile getirirken TİB İnternet Başkanı Osman Nihat Şen, BTK Birinci Hukuk Müşaviri Atilla Öztürk ve diğer yetkililer not aldılar.

Belirtilen bazı görüşler şöyle oldu:
Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Yaman Akdeniz: “Bu kurul kararı şu an Danıştay’a taşınmış durumda. Danıştay’ın, kararın uygulanması ya da bozulması ile ilgili kararını bekliyoruz.Türkiye’nin de üyesi olduğu AGİT bünyesinde 56 ülkeyi kapsayan bir sansür araştırması yapıyorum. Hiçbirinde internetin devlet tarafından filterlendiği bir sistem görmedim. Bu açıdan Türkiye bir ilk oluyor.”

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Özgür Uçkan: “Şu anda kullanıcılar çoğunluğu çeşitli ayarlarla erişim engelleme uygulamasını aşıp istediği sitetye erişiyor. Yeni uygulama sonrasında filtre aşımı cezai müeyyidelere neden olacak mı?”.

Ekşi Sözlük Avukatı Başak Purut: “Neden hali hazırda piyasada sunulan ücretli ve ücretsiz filtreler varken bu tarz bir uygulamaya gidiliyor? Çocuğumu muhafazakar yetiştirmek istemeyebilirim. Devlet, tek tip insan yetiştirmeye kalkarsa, daha büyük tehlikelerle karşılaşabiliriz. Şu an 1milyon 200 bin link internet kafelerde engelli. Devlet 22 Ağustos’tan sonra hangi kriterlere göre engelleme yapacak?”

Avukatı Mehmet Ali Köksal: “Çocukları koruyoruz diye insanların özgürlüklerini kısıtlayamazsınız. Yetişkin içeriğe erişim hakkını savunanalara pornocu denilecekse, bu ülke demokrasi kriterlerini karşılayamıyor demektir. Biz filtrede kullanılacak listelerle ilgili bilgi istediğimiz halde neden bilgi verilmiyor? Hangi siteler hangi listeye girecek belli değil.”

Telkoder Yönetim Kurulu Üyesi Tanju Erkoç: “Bir deli kuyuya taş attı, biz şimdi burada 40 kişi bunu çıkarmaya çalışıyoruz. Bu bir filtreleme görünümlü bir sansürdür. Merkezi filtrasyon olmaz, kullanıcı profillerinin, bilgilerinin ortaya çıkması tehlikesi büyük. Diğer ülkelerde olmayan bir örneğin Türkiye’de uygulanacak olması da traji komik bir durum.”

Tüm İnternet Kafeler Derneği Komisyon Üyesi: “Bu aslında bir güven sorunu. Toplum BTK’ya güvenmiyor. 18 yaşından büyük birini kontrol edemezsiniz denetleme uygulayamazsınız. Çocukların güvenliği için de aileleri eğitmek lazım başka yolu yok. Siz ne kadar filtre kurarsanız kurun çocuk bunu aşacaktır, burada önemli olan eğitim ve bilinçlendirme.”

Sorular ve görüşler bittiğinde kısa bir ara verildi ve 2. oturumda cevaplar için tekrar bir araya gelindi. Buraya kadar bir sorun yoktu hatta şahsen gidişattan çok umutluydum. Alışık olmadığımız kadar saygılı ve demokratik bir ortamda konu
tarafları, uzmanlar, kullanıcılar fikir beyan ediyorlar ama hepsinden önemlisi toplumun faydası için çaba gösteriyorlardı. Lakin sıra cevap kısmına geldiğinde büyü bozuldu.

TEK TİP DEĞİLSE 4 TİP İNSAN MI?
Önce BTK Birinci Hukuk Müşaviri Atilla Öztürk söz aldı ve klasik açıklamayla bu uyglamayı halktan gelen talep üzerine hayata geçirdiklerin söyledi. (Kaç kişinin bu talepte bulunduğu, kaç kişinin şu an TTNET’in çocuk filtresini veya başka filtreleri kullandığı yani aslında kullanıcının harıl harıl filtre peşinde olmadığı bilinirken bu cevap nedense yetkilier tarafından bolca kullanılmaya devam ediyor) Sayın Öztürk malesef biraz da agresif bir tavırla soruları cevaplamaktan ziyade bertaraf etmeye çalıştı. Öztürk konuşmasında Ekşi Sözlük Avukatı Başak Purut’un “Siz bu uygulama ile kullanıcının seçim hakkını elinden alıyorsunuz. sizin belirlediğiniz kreiteri belli olmayan filtreleri seçmeye zorluyorsunuz. Tek tip insan yaratmaya çalışıyorsunuz” eleştirisine “Biz demokratik bir uygulama yapıyoruz, tek tip kullanıcı ya da insan yaratmaya çalışmıyoruz” diye cevap verdi. Haklıydı sonuçta filtre uygulamasında 4 profil vardı dolayısıyla tek tip değil 4 tib pardon tip insan yaratılıyordu.

“BİZ ANKARA’DAN GELDİK”
Sayın Öztürk’ün daha sonra sarfettiği “Biz Ankara’dan geldik” cümlesi bir anda tüm katılımcılar için soğuk duş etkisi yarattı. Sonuçta hepimiz oraya işimizi gücümüzü bırakıp ortak paydada buluşmak, ortaya bir değer çıkartmak için gelmiştik, sanki bize bir lütuf verilmiş havası yaratlıması hiç de hoş değildi. Zaten daha sonra modaretörlerden Timur Sırt konuşmasında “Kimse kimseye lütuf vermiyor, kimse buraya bizim için gelmedi tüm toplumu etkileyecek bir konuyu konuşmaya geldi” diyerek ortamı yumuşattı.

HAYAL KIRIKLIĞI
BTK Birinci Hukuk Müşaviri Atilla Öztürk’ten sonra TİB’den Osman Nihat Şen kürsüye davet edilerek sorulara cevap vermesi rica edildi. Nihayet sorularımıza cevap alacağımızı düşünürken alakasız konulardan bahsedilen bir ortam doğdu. Sayın Şen sorulara cevap vermek yerine TİB’in üyeliklerini, faaliyetlerini anlatmaya başladı. Özellikle Türkiye’nin INHOPE üyeliği konusu o kadar uzadı ki sonunda katılımcılardan Erkan Saka (İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi) “Sayın başkan lütfen bizi başka konularla oyalamayın, biz sadece sorulara vereceğiniz cevaplarla ilgileniyoruz. Unutmayın ki bizler bu alanda çalışan bilinçli, kültürlü insanlarız ve hepimiz gerektiğinde 12 saatbilgisayar başında oturuyoruz dolayısıyla gerekirse akşama kadar burada oturup bekleyebiliriz.” diye isyan etti.
Açıkçası hepimizin hislerine tercüman olmuştu sonuçta konu gereksiz yere alakasız alanlara kayıyordu.

GAY KONUSU PROFESYONELLERE BIRAKILMALI!
Osman Nihat Şen eleştiriden sonra birkaç soruya üstün körü cevap verir gibi yaptı. Mesela LAMBDA temsilcisinin “Gay ve lezbiyen gibi kelimelerin filtre kapsamında olmasının uluslararası hukuka aykırı. Bizim sitelerimiz pornogrfi içermiyor. Gay ve lezbiyen dernekleri, internet siteleri ve kullanıcının erişimi için ciddi sıkıntı yaratır, bu konuda ne gibi düzenleme yapacaksınız?” diye sormasına cevap olarak “Gay ve lezbiyen gibi kelimelere yasak getirilmesi konusu profesyonellere bırakılmalı” dedi.

Filtre uygulamasında ne tür kriterler uygulanacağı, hangi kritere göre bir sitenin kara liste veya beyaz listeye gireceği konuların hiç bir cevap vermeyen Şen. Filtrenin çocukları tam anlamıyla koruyup korumayacağına ise “İnternet filtresi çocukları yüzde 100 koruyacak, diyemem” diye cevap verdi.

ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NA ÖNERİ METNİ
Cevapsız cevap kısmı da sona erdikten sonra BTK ve TİB yetkilileri tuttukları notları kararı alan kurula ileteceklerini belirtip, Ankara’ya dönmek üzere salondan ayrdıldılar.
Onların ayrılması ile salonu kullanmak için verilen zamanımızın da azaldığı hatırlatılarak sonuç/öneri bölümüne geçildi. İsteyen herkes sırayla kendi önerisini sonuç bildirgesine yazılmak üzere dile getirdi.

Ortak talep bir an önce 22 Ağustos’ta devreye sokulmak istenen uygulamada geri adım atılması ve durdurulmasıydı.
Herkes uygulamada pek çok eksik, belirsiz nokta olduğu, bu tür bir uygulamanın merkezi sistemle değil bireysel inisiyatifle yerine getirilmesi konusunda hem fikirdi. Tek bir merkezden yönetilen neye göre ayarlandığı belli olmayan listelerle, kullanıcının kişisel bilgilerinin bğyük tehlikeye atılacağı bir uygulamanın insan hakları ve kişisel özgürlüklere, bilgiye erişim hakkına aykırı olduğu konusunda kimsenin şüphesi yoktu.
Merkezi bir filtre uygulamasından ziyade kullanıcının ISS’ine başvurup kendisinin ihtiyacına göre modifiye edebileceği bir filtrenin çok daha uygun olacağı konusunda herkes birleşti.

İnternetime Dokunma Girişimi ile Facebook’ta 600 bin üyeye ulaşan grubu kuran ve İstiklal Caddesi’ndeki tarihi yürüyüşü yorganize denlerden Ezgi Köksal: “Aslında BTK’ya teşekkür ediyoruz, onbinlerce kişiyi sokağa döküp, karnaval havasında bize bir protesto yürüyüşü yaşattılar. Eğer bugün aldığımız kararlara, sunduğumuz sonuç bilgdirgesi ve önerilere olumlu veya olumusz en azından bir cevap vermezlerse bizler tekara yürümeye hazırız. Ta ki BTK bizi duyup cevap verene kadar.” dedi.

Katılımcıların diğer önerileri ise şunlar oldu: “Merkezi filtre sistemi, kesinlikle olmamalı. ‘Filtrasyon’ kullanıcı tercihlerine göre şekillenmeli. İnternet servis sağlayıcılarına filtre sistemi ile ilgili bilgilendirme yapılmalı. Filtre sistemi, sivil toplum kuruluşları bünyesinde tartışılmalı.”

FİLTRE DIŞINDA KALAN PROFİL OLMALI
Ben söz aldığımda bu uygulamaya derhal son verilmesi gerktiği yönündeki genel görüşe katıldığımı ama pek de umutlu olmadığımı belirttim. Öneri olarak da eğer tüm tepkilere rağmen uygulamadevreye girecekse standart profil adı altındaki filtreden çocuk pornografisi haricindeki tüm engellemelerin karldırılması gerektiğini söyledim.

Sonuçta şu andaki kullanımla aynı olacağı söylenen bir profil olan Standart Profil çocukları koruyan ek profillerle gereksiz bir hale gelmiş oluyor.
Hali hazırda uygulana erişim engellemelere sebep olarak çocukları korumak onların internette güvenliğini sağlamak gösteriliyor.
Eğer çocuklar Çocuk Profili, Aile Profili gibi farklı filtrelerle korunabilecekse bu durumda şu andaki erişim engelemelere gerek kalmıyor. Aileler çocukları için uygun profili seçeceğine göre yetişkinlerin internetinin yakasını rahat bıraksınlar ve uluslararası suç kapsamında olan çocuk pornografisi hariş diğer tüm erişim engellemelri kaldırıp standart profili filtre yazılımı dışında işleyen profilsiz bir internet kullanımı haline getirsinler.

Tüm olumsuzluklara ve sonuçsuzluklara rağmen bence dün bir diyalog kapısı açıldı ve önemli bir adım atıldı. BTK’nın STK’ların sesini görüşünü duymak istemesi bile umut verici bir gelişme. Umuyorum ki bun prematüre doğmuş saçma uygulama geri çekilir ve toplumun üzerinde uzlaştığı ve sivil toplumun haklarının korunduğu farklı bir yol bulunur.

kaynak : HABERTURK.COM

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir