Bir KADIN papatyayı neden sever?

Bir kadın papatyayı neden sever?” diye soruldu kadınlara ki, içlerindeki duygulara ufak bir dokunulsun diye.

image

Kadınlar, “Papatya!” dedi ve “Doğallığı, saflığı, gösterişten uzaklığı, narinliği, içtenliği, zarifliği, masumiyeti, samimiyeti hatırlatır” diye ekledi.

Kimi, özgürce yetişip çoğalmasına atıfta bulunarak, ulaşılabilirliğine sevindi.

Kimi, “Seviyor, sevmiyor” falındaki mizahi yönünü sevdi.

Kimi, takı yapıp, başına, boynuna, bileğine takmış, güzelliği güzellikle tamamlamış ve işlevini sevmiş.

Kimi, “Herkes sevmez” dedi. Sevenin ise beyazın masumiyetine ve sarının enerjisine inandığını dile getirdi, kendi hislerinden parçaları vurgulayarak.

Kimi, “Büyük küçük farketmez” dedi. Kime kimden giderse gitsin bir tane papatya, gözlerindeki ışıltıya sebep oluyorsa, “İşte bunu severim” dedi.

Kimi, daha duygulu yaklaşmış ve papatyanın koparıldığında yaydığı kokuyu işaret ederek, insanla bütünleştirdi: “Acı çektikçe güzelleşilir”.

Kimi, Asteraceae familyasından olduğunu, bir çiçek gibi görünse de birden fazla çiçeğin birleşiminden oluştuğu için sevdiğini dile getirdi.

“Papatya yalnızlığı sevmez” diyenide vardı, birlikteliğin sıcaklığına bağlılığa atıfta bulunarak.

Papatyadan enerji alan, yaratılışına hayran kalan, gülümsemesinin sebeplerinden gören, huzuru tadan, kokusuna ve renklerine vurgun olanlar da vardı.

Bütüne baktığımda, bir soru ile güzel hisler dile geldi ve bütünleşti evrende…

Peki, bunca niteliği papatya nasıl kazandı?

Aslında o, bir davranış veya harekette bulunmadı. Dilide yoktu. Sadece bağlı olduğu topraktan, üzerine konan, köklerini karıştıran canlılardan destek alarak yaşadı her mevsim. Onun bir görevi vardı ve yerine getirdi özenle. Yani papatyanın bize yaptığı doğrudan bir etki yoktu. Etki duygularımızdaydı. Tüm bu anlamlar yaşamımızda geçirdiğimiz anlarla bütünleşti. Onca niteliği, duyguları yaşamaktan ve hissetmekten çekinmeyen insanlar yerleştirdi.

Bir husus vardı dikkati çeken. Çokça kalıplaşmış duygular. Sanki bir papatya var ve onun ne hissettirdiği empoze edilmişti biz insanlara, “Bu, böyledir” diye. İşte bunun farkına varılarak, dile gelmesi içindi bu soru. Gönüldekinin dilde nasıl göründüğünü görmek içindi. Gerçekten sizin hayatınızdaki yeri nedir papatyanın? Bu sadece papatya değil elbet. O minik bir çiçek. Hayatınızdakilerin anlamlarına bir bakın istiyorum. Kalıplardan uzaklaşıtırarak ne hissettiğinize bir bakın.*

Bu soru kadınlaraydı. Çünkü toplumumuzdan ziyade, dünyada kabul görmüştü, çiçek ve kadının bütünlüğü. Böyle bir kısıtlamaya katılmasam da kabul göreni koydum uygulamaya.

Benimde duygularım var, papatyaya. Çocukken ilk adımların hatta emeklemelerin sürdüğü, çayır çimenlere yatırıldığımız zamanlarda geçiyor ve sonrasında. Toprakla ilk buluşma gerçekleşmiştir, hepimiz için. Heryerde açan, çoğaldıkça çoğalan, etrafı saran ve tatlı tatlı gülümseyen bu papatyalara dokunmuşuzdur. Kendi başımıza ulaştığımız, keşfettiğimiz, dokunduğumuz ilk çiçektir belkide. En azından benim için öyle.

Papatya bana kadını hatırlatıyor. Zihnimde, aklımın nasıl erdiğini bilmesemde, masum ve saf bir sevgiyle anneme toplayıp, ona olan sevgimi hissetsin diye uzattığımda papatyayı, canından parçanın, böyle incelikli düşüncesine verdiği kocaman bir gülümseme vardı. Gözlerindeki o güzel gülümseme…

İşte ozaman anlıyorsun, pahabiçilemez ânın ne olduğunu. Papatyayıda seversin elbet ama asıl sevdiğin, o çiçeğin gönlündeki uzantısı. Benim gönlümde yer etmiş bir kere, bir kadının gülümsemesi. Hala daha öyledir. Bir tane papatya götürsem anneme, aynı sevgiyle bakar gözlerime. Hele birde sımsıkı sarar ki beni, gözünde hala büyümemiş bebeğini, aynı huzurlu duyguları yaşatır o ân. İyiki varsın derim, Papatya’ya…

Duygularımız, onları bastırmadan yaşamamız için bahşedilmiş bizlere.
Bastırmadan iyi veya kötü diye nitelendirdiğiniz duyguları yaşayın, eksik bırakmadan. Birşeylere anlam yüklerken de bunların sizin bastırmadan, tadına vararak yaşadığınız duygulardan olmasına özen gösterin. Bize verilen duygular nedensiz değil, emin olun!

Bir papatya sizi nasıl sardıysa, siz de olun bir papatya ve sarın!

Etiketler: , ,

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Titus Tüneli (Hatay) Titus Tüneli (Hatay)

Hatay'ın Samandağ ilçesinde , Romalılar döneminde sel sularini önlemek için bin esire yaptırılan titus Tüneli , ilginç hikayesi ve...

DEVAMI
Karpuz çekirdeğinin faydaları Karpuz çekirdeğinin faydaları

Yaz mevsiminin vazgecilmez meyvelirinden olan karpuzun tadı zaten tartışılmaz.Peki karpuz çekirdeğinin faydalarini biliyor musunuz ? Karpuz cekirdeginde bulunan bir amino...

DEVAMI
GÜVEN GÜVEN

İnsanlar arasindaki ilişkilerde en temel duydu güvendir.Yemek yemek ,su içmek ,uyumak gibi temel ihtiyaçlar gibi guven de bı nevi...

DEVAMI