Başbakan Ak Parti Grup toplantısında konuşuyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

“Ankara’daki kentleşme projemiz sadece Türkiye’nin değil dünyanın en büyük projelerinden biridir. Bu kentsel dönüşüm projesiyle birlikte Ankara yeni bir şehir kazanacaktır. Projede şimdiye kadar 6500 gecekondu yıkıldı. 3426 konut kura çekimi sonrasında sahiplerine teslim edildi. Geriye teslim edilmesi gereken 4716 konut kaldı.

Bizim Türkiye olarak ne Suriye’de ne de Irak’ta herhangi bir etnik grubun yanında olmamaz, onlar üzerinden hesaplar içinde olmamaz asla ve asla mümkün değildir. Mezhep çatışmalarının bölgeye ne tür acılar çektirdiğini biliyor ve mezhep çatışmalarının olmaması için elimizden geleni yapıyoruz.

Irak Başkanı Maliki’nin “Türkiye içişlerimize karışmasın” açıklamasını çok çirkin buluyorum. ABD ve diğer ülkeler Irak’ı işgal ettiğinde bize de davet olduğu halde biz Irak’lı kardeşlerimiz tarafından istenmediği için Irak’a gitmedik. Çünkü Türkiye istenmediği yerde olmaz. Ama Maliki’de şunu iyi bilsin, bölgede bir mezhep çatışması yaratılıyorsa bizde buna izin vermeyiz. Sayın Maliki mezhep çatışması başlatırsa biz buna sessiz kalamayız.

Siz milyonlarca kilometre öteden gelenleri evsahipliği ile karşılayacaksın, evinde ağırlayacaksın sonra sınır komşun Türkiye’ye içişlerimize karışma diye açıklama yapacaksın. Bu nasıl bir siyaset anlayışı.

Siz kendi bakanlarınızın evinin önüne tank koyarsanız kimse size adil bir başbakan demez. Böyle bir saçmalık, böyle bir yönetim anlayışı olur mu? Maalesef bunları Irak yönetimi sergiledi.

Suriye’de azınlığın çoğunluğa zulüm ettiği değil çoğunluğun sözünün geçtiği bir yönetim anlayışını savunuyoruz.

Bölgede mezhep çatışması çıkartmaya çalışanlar Kerbala’da peygamber tırunu katledenler gibi tarih sayfasında karanlık harflerle yazılır. Kardeşine silah doğrultan Yezit’tir. Diyor ki Hz. Ali, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”. Irak yönetimi akan kardeş kanınını görmüyorsa Hz. Ali’nin bu sözünü örnek almalıdır.

Gün muhasebe yapma, akan kanı durdurma için samimi çaba gösterme günüdür. Bçlgedeki gelişmeleri yakından takip etmeye, dostane tavsiyelerimizi dost ülkelere aktarmaya devam ediyoruz.

Dün bildiğiniz gibi Fransız senatosunda çok az bir üyenin katılımıyla siparişbir oylama yapıldı. BU teklif bizim için tamamen yok hükmündedir.

Ortaçağ zihniyetinin tekrar hortlatılması anlamındaki bu karar Avrupa değerlerine karşıdır. Tarih parlamentoda yazılamaz, yargılanamaz. Bu hatanın telafi edileceğine dair umudumuzu koruyoruz.

Hiçkimsenin Türkiye üzerinden siyasi rant sağlamasına izin vermeyeceğiz. Buradan sağduyulu Fransız siyasilere, entellektüellere ve vatandaşlara sesleniyorum, bu karar düşünce özgürlüğü katliamıdır. Yapılan Türkiye düşmanlığı üzerinden oy devşirmedir. Bu olay karşısında sessiz kalanlar Svrupa’da faşizmin ayak seslerini duymazdan gelirler. Bu mesele açık bir şekilde ırkçılıktır, ayrımcılıktır.

Fransa’daki bu küçük ırkçı z,ihniyete Türkiye ile kavga ediyor payesini vermeyeceğiz. Biz büyük ülkeye yakışan vakur bir şekilde davranacağız. Şu anda hala sabır dönemindeyiz.

Uludere’de yaşanan olayları biliyorsunuz. PKK ve yandaşlarının olaya istismar odaklı yaklaşanlar yanında biz samimiyet ve hassasiyetle yaklaşıyoruz. Zaten istismar odaklı yaklaşanlar olayı ve Uludere’yi unuttular. Ama biz samimiyetle bu işin üstündeyiz. Soruşturmaları yakından takip ediyoruz. Acaba bu istismarcılar Hakkari’de polis otobüsüne saldırırken öldürdükleri Zeki Yeşil kardeşimin, Bingöl’de canlı bombanın üzerine kapanan kardeşimin hesabını verebilecekler mi?

Vicdanı hatırlayan BDP’lilere soruyorum, samimiyseniz Bingöl’de çocuklarını korumak için canlı bombanın üzerine kapanan kardeşimiz için neden gözyaşı dökmediniz? İstanbul’da otobüsün içinde molotofla öldürülen genç kızımız için neden gözyaşı dökmediniz? Her şeyi geçtik 14-15 yaşında dağa giden ve robotlaştırılan gençler için neden gözyaşı dökmediniz? Uludere için güvercin oldunuz da neden Diyarbakır’da bir mağarada örgüt tarafından günlerce işkence görerek öldürülen kızlar için neden örgüte şahin kesilmediniz?

Zeki Yeşil kardeşimiz Çanakkale’de üniversite okuyordu, öğretmen olmak istiyordu. Hakkari’de bombayla öldürüldü. Hayalleri öldürüldü. Uludere’de gözyaşı dökenlerin gözyaşı timsah gözyaşlarıdır.

Biz bu yola annelerin gözyaşının ideolojisi yoktur diyerek yola çıktık. Biz ölenin mezhebine, milletine bakmadan canlar solmasın diye yola çıktı. Biz insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla bu yola çıktık.

Dağda, mağardan çıkartılan insanlara paltosunu veren, bir saat onla konuşan askerlerimizi gördünüz değil mi? Ama bu çatı altında silah Kürtlerin sigortasıdır diyenler var. Onlar ölümü ve öldürmeyi bilirler, biz yaşatmanın peşindeyiz. Biz sadece kendi dönemimizle ilgili değil bizden önceki olaylar içinde çalışıyoruz. Her şey açığa çıksın istiyoruz. Bize kadar niçin bunlar yapılmıyordu? Ey yazılı medyanın bir bölümü bunları görmüyor musunuz? AK Parti Ankaralılaştı diyenler bunları görmüyor musunuz?

12 Eylül referandumu sonrasında buradan Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okudum. O mektupta benim hatam varsa Allah cezamı versin ama onların hatası varsa onlar da cezasını çeksin demişti. İşte 32 yıl sonra onlar da hesap veriyor.

Toprak altındaki cesetleri çıkartıyoruz, haksızlıkların yargısız infazların sorumlularını buluyor adalet önüne çıkartıyoruz ama bazıları dilleri olsa da konuşmuyor. Gerçekleri görmüyor.

Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Çok ülke değeri yurt dışlarında heba oldu.

Faili meçhule kurban giden Musa Anter’in oğlu bana mektup yazdı. Yıllardır nedenini bilmediği şekilde yurtdışında yaşamak zorunda bırakılmıştır. “Ben Musa Anter’in oğlu Anter Anterim. 67 yaşına geldim, izin verirseniz memleketime gelmek babamın mezarı başında bir Fatiha okumak isterim diyıor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye geldi. Simit yedim çocukluğumun geçtiği sokaklarda gezdim diyor. Arkadaşlar bu ülke çok acılardan geçti.

Bu acılar hemen çözülemiyor. Karşımızda kökenleri çok uzun yıllara dayanan, İttihat Terakki zihniyetli CHP ve Doğu’nun CHP’si BDP var. CHP bu ülkede bir amaç için idam sehpasına çıkmıştır, yağlı ilmiği boyna geçirmek için çıkmıştır. Üç Aliler divanına, İstiklal Mahkemelerine, Seyit Rıza’nın idamına baksın. Sayın Kılıçdaroğlu gözlerin var ama göremiyorsun.

Bu ülkede artık birilerinin arka bahçesi değil milletin olan bir yargı vardır. Esasen CHP’nin rahatsızlığı da buradandır.

Biri Anayasa Mahkemesi’nin biri Danıştay’ın önüne iki bekçi kulübesi kurdular. Aslında bir bedellide CHP için çıkartmamız lazım. Yahu dürüst olun dürüst. Dersim’deki, 27 Nisan’daki, 28 Şubat’taki zihniyet neyse şimdiki zihniyet de aynı.

Kapıcının çocuğu siyasal bilgilere giriyor bunlar rahatsız oluyor. Hakkari’deki çoban, İstanbul’daki kağıt toplayıcısının çocuğu okuyunca CHP rahatsız oluyor. Çünkü Anadolu’nun genç fakir zeki çozukları ülke yönetiminde olunca bundan rahatsız oluyorlar. Hiç kusura bakmayın Anadolunun yürüyüşü devam edecek.

Biz akşam yatıp sabah kalkınca Türkiye değişecek vaadi vermiyoruz. Ama geri dönülemez bir değişim yolunun da önünde yürüyoruz. Biz geri dönülemez bir değişimi bir süreci cesaretle yürütüyoruz. Ne Dink Davası ne Uludere olayı Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz, kaybolamaz. Artık o devirler geride kaldı.

Uludere’de yakınlarını kaybeden kardeşlerimiz için terör tazminatı konusunu hızlandırdık. Şu an için her aileye 123 bin Lira ödüyoruz. Bu paranın ölenleri geri getirmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Bunun amacı acıları biraz olsun hafifletmektir. Bu para mağdur ailelerinin analarının ak sütü gibi haktır. Birilerinin iddia ettiği gibi bu paralar meselenin üstünü örtmek için değildir.

Dink Davasında dosya kapanmamıştır. İnanıyorum ki vicdanları rahatlatacak bir gelişme yaşanacaktır. Yürütme olarak üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz.

1979 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla konulan Milli Güvenlik dersi kaldırılmıştır. Bu dersin bir kısım konuları Vatandaşlık bilgisi dersinde sivil öğretmenler tarafından işlenecektir. Cuma günü karne alan bütün öğrencilerimizi tebrik ediyorum.

Etiketler: ,

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Patalojik kıskançlık Patalojik kıskançlık

Sevdigimiz biri yada bir seyi kaybetmeye dair olan korku kıskançlığın en temel unsurudur.Bunlar sosyal hayatta,sevdiğimiz bir eşya veya sevdigimiz...

DEVAMI
Aşkla ilgili büyüleyici ve komik gerçekler Aşkla ilgili büyüleyici ve komik gerçekler

Âsk gösterişli ve bir o kadar da şaşırtıcı bir duygudur..Bakın bunlar nelerdir.. Sabahları karılarını öpen erkekler,öpmeyen erkeklerden 5 yil daha...

DEVAMI
Tuvalet kağıdını asma şeklimiz Tuvalet kağıdını asma şeklimiz

Bazen arkadaşımıza yada akrabalarımıza gittiğimizde , tuvalet ihtiyacını karşılamak için girdiğimiz tuvalette bı gariplik hissederiz.Tuvalet kağıdının evde ki gibi...

DEVAMI