Arda iki sezon sonra Fener’de!

617501 detay - Arda iki sezon sonra Fener'de!FAVORİ YİNE DE FENERBAHÇE
Fenerbahçe, Bursaspor karşısında müthiş mücadele etti. Kazanmak için her yolu
denedi, kazanmayı da hak etti ama golü bulamadı. Ertuğrul Sağlam “galibiyeti
kaçırdık” diyor da hangi galibiyeti. Müthiş bir disiplin ve savunma anlayışıyla
beraberliği kurtardı, hepsi o kadar. Doğrudur, kontradan buldukları pozisyonlardan
birini gol yapsalar belki de sahadan üç puanla ayrılacaklardı. Ama hak ettiler mi?
Asla. Neredeyse 90 dakika savunma futbolu. Schuster bunu dile getirince de herkes
üzerine gitti. Bu futbol anlayışıyla nereye varacaksınız?
Ertuğrul Hoca yatıp kalksın iki stoperi İbrahim Öztürk ile Serdar Aziz ‘e dua etsin.
Özellikle de İbrahim’e. Futbol hayatlarının en iyi maçlarından birini çıkardılar.
Fenerbahçe’nin bu kadar çok duran top kullandığı ve her birinin de Alex sayesinde
tehlike yarattığı bir maçta rakip forvetlere de bu tip karambollerin adamı Lugano’ya
da geçit vermediler.

MÜFTÜOĞLU MAÇIN KADERİYLE OYNADI
Sahanın yıldızlarından Serdar Aziz’in “Hakemi yendik” sözlerini anlamak da zor.
Hakeme isyan etmesi gereken taraf varsa o da Fenerbahçe. Semih ve Lugano’nun sarı
kartlarını es geçti ama iki de penaltı pozisyonu var. Bana göre Serdar’ın Semih’e
değil ama Santos’a yaptığı hareket penaltı. Çünkü önce adama sonra topa müdahale
ediyor. Üstelik Ozan İpek ikinci sarıdan kırmızıyı görmemiş, hakemin insafına
gelmiş. Kuddusi Müftüoğlu maçın kaderi ile oynamış. Ligin ikinci yarısında hakemler
Fenerbahçe aleyhinde hiç hata yapmıyordu. Müftüoğlu yaptı, Fener’e belki de pahalıya
patladı.
Fenerbahçe’de Emre’nin ne derece önemli bir faktör olduğu da yine ortaya çıktı.
Eksikliği çok ama çok hissedildi. Bir de Aykut Hoca, Dia ve Stoch tercihlerini
kullansaydı sanki daha doğru olacaktı. Özellikle de kapanan takımlara karşı dar
alanlarda etkili olan Stoch’u.

TRABZON’UN MAÇLARI DAHA ZOR
Fenerbahçe sonuçta iki puan bıraktı, liderliği kaptırdı ama benim favorim yine de
Fenerbahçe. Trabzonspor’a oranla daha iyi futbol oynuyor, gol gelmese de asla panik
yapmıyor, taraftarın çok güçlü bir desteği var. Maç sonrası futbolcuların, hocanın
demeçlerine bakıyorsunuz, müthiş bir inanmışlık var. Üstelik Trabzonspor’un kalan
maçları daha zor. İkisi de Eskişehir, Gaziantep, Buca, İstanbul Büyükşehir Belediye
ve Karabük’le karşılaşacak. Fenerbahçe’nin diğer iki maçı Ankaragücü ve Sivas ile
Trabzon’un ise Galatasaray ve Bursa’yla. İkili averaj da Fenerbahçe lehine.

TUT TUTABİLİRSEN BURAK’I
Trabzonspor ise iyi oynamıyor. Ama kazanıyor. Fenerbahçe seyircisinin aksine
Trabzonspor seyircisinin sahaya etkisi sıfır. Gol gelmeyince panik dalgası onları da
kaplıyor. Takım yıllar sonra şampiyonluğa koşuyor, son maça bakıyorsunuz tribünlerde
yine de boşluk var.
Bu hafta da Egemen cezalı. Galatasaray maçı için çok önemli eksik. Sonra Jaja olayı.
Şimdi de bu kriz çıktı. Bilica ile gecelerin tozunu attı, ama sahada eski Jaja’yı
gören olmadı. Müthiş yüksek oranda top kaybı ile oynayınca da Şenol Hoca onu kenara
aldı. Ama bu kriz Trabzon’daki ilk kriz değil. Yattara’sı, Engin’i, Colman’ı,
Alanzinho’su. Her krizi çözdü Şenol Hoca. Bunu da çözecektir. Jaja çok önemli bir
silahı Trabzonspor’un. Son virajda da eskisinden daha çok ihtiyacı var
Trabzonspor’un Jaja’ya.
Ama Burak’ı hayranlıkla izliyorum. Bu sezona damgasını vurdu. O deparlar, defansın
arkasına attığı koşular müthiş. Kafası gözü yarılıyor, burnu kırılıyor, beyin
travması geçiriyor ama nafile. Hiçbir olumsuzluk yıldırmıyor bu sezon onu. Tut
tutabilirsen Burak’ı. Umut’a attırdığı golle de ayrıca bir alkışı hak etti. Golcüler
bencildir denir ama Burak o pozisyonda bencilliği bir kenara bıraktı, “Önce
arkadaşlık, önce takımım” dedi. Bu hareketi de takımdaki arkadaşlığın, birlikteliğin
çok üst düzeyde olduğunun çok açık bir göstergesi.

SON SENARYO: ARDA İKİ SEZON SONRA FENER’DE
Aziz Yıldırım, Adnan Polat’a, “Arda’nın bonservisi için 15 milyon Euro vermeye
hazırım” dedi ya, o gün bugün Arda’nın işleri yolunda gitmiyor. Elbette kendi
hataları var ama inanılmaz hakaretlere de maruz kaldı. Galatasaraylılar elbirliğiyle
Galatasaray’ın yarattığı bir markayı yok ettiler. Arda’nın yerinde kim olsa durmaz
artık Galatasaray’da.
Arda krizi Galatasaraylılar’da paranoya boyutuna vardı. Kadıköy’de milli maçta
attığı gol sonrası alkışlanması, gol sevincinde Fenerbahçeli Gökhan Gönül’ü sırtına
alması, Fenerbahçeli futbolcularla, özellikle Emre Belözoğlu ile yanyana görüntüleri
Galatasaraylılar’ı çıldırtıyor. Kendi takımında aylardır sakatlığı nedeniyle
oynayamazken milli takımda forma giymesini kabullenemiyorlar. “Formasını giymiyorsa
Galatasaray’ın parasını da almasın” diyorlar.
Son senaryo, Avrupa’ya gidip en geç iki sezon sonra Fenerbahçe formasıyla Türkiye’ye
geri döneceği şeklinde. Olur mu, olur. Kimse de tek laf söyleyemez. Arda’yı dışlayan
Galatasaray, Galatasaraylılar. Arda çok iyi bir Galatasaraylı. Ama O da çok hata
yaptı, yeri geldi yanlış da anlaşıldı. Yine de böylesine dışlanmayı, küfürü,
hakareti hak etmedi. Kendisi Fenerbahçe formasını asla giymeyeceğini üstüne basa
basa söyledi ama hayattır bu, ne getireceği belli olmaz.
Sonuçta Arda’ya tepki çok ciddi boyutta. Azalacağına, giderek artıyor. Kalsa kimse
memnun olmayacak. Tabii ki kendisi de. Öyleyse en doğru adres Avrupa. Hem de hemen.

ÇETENİN YARARI MI ÇOK ZARARI MI?
Beşiktaş’ın saha içi performansında değişen bir şey yok. Hedef kalmayınca tat da
kalmadı. 10. mağlubiyeti aldılar. Sivas’ta girdikleri çok ciddi tek gol pozisyonu
Almeida’nın kaçırdığı. Lig bitti bitiyor biz hala Simao ile Almeida’nın
performanslarını arttırmalarını bekliyoruz. Her ne kadar zaman zaman bencilliğe
kaçsa da Quaresma’daki hırsın, kazanma isteğinin, takıma katkının 10’da biri ne
onlarda ne de Fernandes’te var.
Açıkcası Portekizliler’in yararından çok belki de zararı dokunuyor Beşiktaş’a.
Seneye hoca da Portekizli olursa bu oyuncuların tamamı kalır, tam bir krallık
kurarlar Beşiktaş’ta. Hepsi formanın hakkını verse sözümüz olmaz. Ama vermiyorlar.
Yeri geldi mi de küsüyorlar, naz yapıyorlar. Örneğin Fernandes oynatılmadı mı Q7
tavır alıyor. Çünkü ikisi kanka. Schuster döneminde bunlar yaşandı. Ama Alman hoca
taviz vermedi. Şimdi de sanırım Tayfur Hoca darılmasınlar, alınmasınlar, küsmesinler
diye hepsini ilk 11’de oynattı Sivas’ta. Olan kime oluyor o zaman. Mesela Hilbert’e.
Beşiktaş’ın en yararlı yabancılarından biri 6+2 kurbanı oluyor, tribüne çıkıyor.
Beşiktaş’ın şaşırtıcı bir yönü de 10 kişi kaldığı tüm maçlarda dağılması. Bu sezon 7
kırmızı kart gördüler, bu maçların 6’sını kaybettiler. Kırmızı kart anına kadar
galip durumda oldukları maçları bile verdiler. Dünyada pek çok takım idmanlarda
zaman zaman 11’e 10 maç oynuyor. Örneğin Real Madrid, örneğin Trabzonspor. Bu kadar
çok kırmızı kart gören Beşiktaş niye çalışmıyor acaba?

KARTINI KULLAN BÜNYAMİN HOCA SERT YÜZÜNÜ DEĞİL
Beşiktaş’ın olumsuzluklarından söz ettik de biraz da Sivas maçının hakemi Bünyamin
Gezer’e değinelim. Sert futbola bu kadar mı taviz verilir? Sivas ligin en fazla faul
yapan, Beşiktaş’ta kadrosundaki yıldızlar nedeniyle en çok faul yapılan takımı.
Sivas’a kart gösterdiği oyuncu Sedat. Dakikası 69. Sivok’u da attıktan sonra. Sedat
bu maçta iki tane kırmızı kart görmesi gerekirken, maçı tamamladı. Sivok’un ikinci
sarısı çok ucuz. Hakemlere yetki vermişler, kartını kullanacaksın. Ama Bünyamin hoca
kartlarıyla değil, sert yüz ifadesiyle otorite kurmaya çalışıyor. Kartını zamanında,
yerinde göstersen bu kadar sert futbol ortaya çıkmaz. Guti’yi de çok ucuz atmıştı.
Acıkcası Bünyamin Gezer’in Beşiktaş maçlarındaki performansı dikkat çekici boyutlara
ulaştı.

BEŞİKTAŞ VE G.SARAY’I CİDDİYE ALMIYORLAR
Söz hakemlerden açılmışken… Maç yöneten hakem sayısı 39 olarak gözüküyor. 23’ü
Süper Lig’de görev alıyor. Ama özellikle son dönemlere bakıyorsunuz, bütün kritik
maçlar, büyük takımların maçları dönüp dolaşıp topu topu 8-9 isim arasında gidip
geliyor. Kararlarında standart olsa sesimiz çıkmayacak. Ama özellikle Beşiktaş ve
Galatasaray’ı bu sezon hiç ciddiye almıyorlar. Bu iki takımın maçlarında çok hata
yapıyorlar. Vurun abalıya örneği. İki takım da zaten sürünüyor, yöneticileri çoğu
zaman sesini çıkaramıyor. Bu maçlardaki hatalar da kaynayıp gidiyor.

ÇÜNKÜ ORASI ALMANYA
Geçtiğimiz haftanın dikkat çekici ayrıntılarından biri de Almanya ile bağlantılı.
St.Pauli-Schalke maçında yardımcı hakemin kafasına tribünlerden atılan bira bardağı
isabet ettiği için müsabaka tatil edildi. Bu kararı alan maçın orta hakemi. Ve o
hakem bir Türk. Deniz Aytekin. Geçen sezon Fenerbahçe-Galatasaray maçında yardımcı
hakemin kafası tribünden atılan bir madde ile yarılmıştı ama o maçın orta hakemi
Bünyamin Gezer karşılaşmayı oynattı. Hatta iki gün sonra verdiği demeçte “Bu maçı
oynatmasaydım stat yıkılırdı” dedi. Kararı veren iki hakem de Türk. Ama Almanya’da
kararlarda standart var. Almanya’daki maçta bardağı atan 1-2 saatte yakalandı, son
derbide rakı şişesi atan hala bulunamadı!

Etiketler: , , , , ,

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Titus Tüneli (Hatay) Titus Tüneli (Hatay)

Hatay'ın Samandağ ilçesinde , Romalılar döneminde sel sularini önlemek için bin esire yaptırılan titus Tüneli , ilginç hikayesi ve...

DEVAMI
Karpuz çekirdeğinin faydaları Karpuz çekirdeğinin faydaları

Yaz mevsiminin vazgecilmez meyvelirinden olan karpuzun tadı zaten tartışılmaz.Peki karpuz çekirdeğinin faydalarini biliyor musunuz ? Karpuz cekirdeginde bulunan bir amino...

DEVAMI
GÜVEN GÜVEN

İnsanlar arasindaki ilişkilerde en temel duydu güvendir.Yemek yemek ,su içmek ,uyumak gibi temel ihtiyaçlar gibi guven de bı nevi...

DEVAMI