ANNELER ‘GERİLLA EVLADIMIZ’ DİYEBİLİR Mİ?

“Anneler Baydemir’in eli kanlı “gerillaları”nın Iraklı’sına mı, Suriyelisi’ne mi, İranlı’sına mı hangisine “evladım” diyecek?”
– Terörle mücadelede strateji belirsizliği büyük handikap.

– Kürt sorunu ile terör sorununu ayırma noktasına yeni ulaşan Türkiye, PKK’ya elinde istismar zemini bırakmamak için yapılması gerekenleri hâlâ yapmadı.

– Baydemir, tüm dünyanın asker ve polisi değil, PKK’yı terörist ilan ettiğini unutuyor.

– Anneler Baydemir’in eli kanlı “gerillaları”nın Iraklı’sına mı, Suriyelisi’ne mi, İranlı’sına mı hangisine “evladım” diyecek?

– Teröriste şefkat, masumlara zulüm, değer yargılarını anarşiye sevk etmek demektir.

Gültekin Avcı/ Bugün

“Gerilla”ya evladım demek

Türkiye terörle mücadele veya müzakeresinde net bir model takip etmiyor.

Strateji belirsizliği büyük handikap.

Ne IRA veya ETA modeli ne de Tamil modeli.

Tamil/Sri Lanka modeli derken, hukuksuz değil hukuka uygun bir operasyonel modelden bahsettiğimi hatırlatmalıyım.

Hakikatte yaşanmış tecrübelere bakmak, sonuçları bilinmeyen bir prensipsizlik içinde hareket etmekten daha emin bir yoldur.

İspanya ETA ile mücadelesinde Basklar’a yönelik yasal ve anayasal seviyede yapılabileceklerin hepsini yaptı.

Önce Bask sorunu ve terör sorununu ayırdı.

78 Anayasası’nda Bask sorununu yasal düzenlemelerle çözünce ETA ikiye bölündü ve terör örgütünün bir kanadı (ETA-M) bağımsız Bask ülkesi için teröre devam kararı aldı.

Geriye Bask sorunu değil, terör sorunu kalmıştı.

Düzenlemelerin yeterli olduğunu düşünen İspanya hâlâ devam eden ETA terörüne karşı topyekûn mücadele kararını açıkça ortaya koydu ve Fransa’yı yanına alıp ETA’yı köşeye sıkıştırdı.

Türkiye ise Kürt sorunuyla terör sorununu ayırma noktasına yeni ulaştı.

Ama Kürt sorununu terör sorunundan açıkça ayırmak ve PKK’ya elinde istismar zemini bırakmamak için yapılması gerekenleri hâlâ yapmadı.

Kürt vatandaşlarımızın yoğunlukla yaşadığı yerlerde resmi dil Türkçe olmak kaydıyla anadilde eğitim,

Yerleşim merkezlerine Kürtçe adlarının iadesi,

Mali ve idari açıdan yerel yönetimlerin güçlendirilmesi,

Anayasa’dan etnik çağrışımlı “Türk” tanımı yerine “anayasal vatandaşlık” tanımının ikamesi.

En azından bunları süratle yapmadığı için terör örgütü hâlâ Kürt sorununun üstünde oturuyor ve ilerleme kaydedilmiyor.

Cemil Çiçek yanlış adres mi?

Antep saldırısıyla ilgili 23 Ağustos’taki yazımda “AK Parti, CHP ve MHP teröre karşı açık bir Ajura Enea vizyonunu ortaya koymalı” demiştim.

Bu vizyonun siyasal partilerden değil de TBMM Başkanı Cemil Çiçek’ten gelmesi ilginçti.

Ama Cemil Çiçek, Ajura Enea vizyonu için yanlış bir kaynak değildir.

Yeni anayasa için önderliği beklenen bir Meclis Başkanı, teröre karşı topyekûn bir toplumsal/siyasal mutabakat için neden yanlış adres olsun?

11 maddelik bu mutabakat metni AK Parti, CHP ve MHP tarafından rötuşlanır ve rahatlıkla bir ittifak metni haline getirilebilir.

Terörün dışlanması ve toplumdan tecrit edilmesi yönüyle çok önemlidir bu.

Lakin Kürt sorununa yönelik yukarıda zikrettiğim yasal düzenlemeler yapılmadığı takdirde, Türkiye Ajura Eneası’nın pozitif sonuç vermesi mümkün değildir.

Bunlar yapıldıktan sonra ise terör yine devam edecek ama geriye sadece terör sorunu kalacaktır.

Zira Bask ülkesinin retrospektifinden farklı olarak Türkiye’nin özerklik veya bağımsızlık kabul etmesi mümkün değildir.

İspanya’da ETA’nın siyasi partisi Batasuna haricindeki tüm siyasal partiler (PNV gibi diğer Bask partileriyle birlikte) Ajura Enea’yı oluşturmuştu.

İspanya’dakinden farklı olarak Türkiye’de ise dikkate şayan 2 Kürt partisi var.

Biri Kürtler’in ezici bir çoğunluğunun teveccüh ettiği AK Parti diğeri 4-5 Kürt’ten birinin yöneldiği terörün siyasetini yapan BDP.

BDP doğal olarak teröre karşı mutabakat metnine imza atmayacağını beyan etti.
O halde terör ve şiddeti reddetmeyen BDP, İspanya’daki gibi Türkiye Ajura Enea’sının dışında kalacaktır.

Osman Baydemir, “Kürt annesi ‘asker ve polis de bizim evladımız’ diyor, Türk anneleri de ‘gerilla evladımızdır’ derse bu savaşı kısa sürede bitirebiliriz” diyor.

Baydemir, tüm dünyanın asker ve polisi değil, PKK’yı terörist ilan ettiğini unutuyor.

Sivilleri, masumları, bebekleri, çocukları o narin bedenleri paramparça eden canilere dünyada hangi anne “evladım” diyebilir?

Kürt-Türk bu milletin tarihinde yaşadığı en büyük, en kanlı savaşlarda bile sivillere, kadınlara, çocuklara dokunduğu vaki mi?

Anneler Baydemir’in eli kanlı “gerillaları”nın Iraklı’sına mı, Suriyelisi’ne mi, İranlı’sına mı hangisine “evladım” diyecek?

PKK’lıları öldüren Hizbullahçılar’ı neden “evladım” diye bağrınıza basmadınız da cezaevinden CMK. 102’yle çıktıklarında kuyruğuna basılmış kedi gibi feryadı bastınız?

Hâlbuki onlar da sizin gibi “şiddetin lisanı”nı konuşuyorlardı.

İspanyol ve İngiliz anneleri ETA ve IRA teröristlerini “evladım” deyip bağrına basmadı.

Teröriste şefkat, masumlara zulüm, değer yargılarını anarşiye sevk etmek demektir

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir