fenerbahce zengin olur

Sayın Ünal Aysal’ı CNBC-E’de Burcu Toros’un sorularını yanıtlarken izledim. Başkan; “Biz 2. bedelli sermaye artırımı için 5 aydır bekliyoruz. Ama kamuoyu baskısı oldu, onaylanmadı. Şimdi yeniden başvuracağız ve herkesin istediği gibi başvurumuzu yapacağız” dedi. Olayı özetleyip başlıkta ne demek istediğimi açıklayayım:

*Galatasaray, mali sorunlarını çözmek için hissedarlarına çağrı yapıp “Sermayemi artırıyorum, hisse oranlarınızı korumak için hisse başı 25 TL daha para verin” dedi. En büyük hissedar olarak kendisi ise para koymadı. “VIP koltuk ve loca gelirlerimi Denizbank’a 16 yıllığına verdim. Onlardan peyder pey gelecek parayı buraya koyacağım” dedi. Yani Ahmet’ten; Mehmet’ten ‘canlı’yı istedi, kendisi “Buraya tel öreceğim, koyunlar gelip geçerken yünlerini bırakacak, ben o yünlerle kazak örüp satıp paranı ödeyeceğim” misali kulağının üstüne yattı. Dönemin Galatasaray Liseli SPK Başkanı Vedat Akgiray, bu başvuruyu onadı. Birçok küçük yatırımcı mağdur oldu. Kulüp cebine 280 milyon TL koydu.

*Sonra Galatasaray bu kez daha yüksek oranda bir artırım istedi. O sırada medya “Yok artık” deyince Akgiray korktu. Başvuruyu reddetmedi, onamadı, suya yatırdı. Sonra da görevden alındı. Hali hazırda hakkında soruşturma var. Soruşturma konularından biri de bu.

*Yeni SPK Başkanı Vahdettin Ertaş ise göreve geldiğinde, yenilenen başvuruyu OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ anında reddetti. “Herkes gibi sen de para vereceksin. Üstelik gözüm üzerinde, arkadan dolaşmaya kalkarsan anında iptal ederim” dedi.

*Şimdi Galatasaray, 450 milyon TL kazanacak bir sermaye artırımı yapacak. Bunun için kendisi de 130 milyon dolar para koyacak. İşte bu para Galatasaray’da yok. Kulüp para toplayabilmek için para bulmak zorunda. İmdada son zamanlarda olduğu gibi Denizbank yetişecek ve Galatasaray’a bu 130 milyon dolarlık bedel için kredi açacak. Böylece Galatasaray usullere uygun bir işlem yapacak ve nakit akışını iyice düzeltecek.

*“Bunlar başvuru öncesi kredi alıp, bedelli artırım yapacaklar sonra varlık devri ile bankaya borçlarını ödeyecekler” diyenler de var. Ancak SPK, “arkadan dolanma” dediği için böyle bir olasılığın ihtimali düşük.

*SPK, bu başvuruyu onarsa, bu sefer halen soruşturma altındaki ilk kabul edilen başvuru iyice soru işaretli hale gelecek. Birinci başvurunun iptal edilmesi daha kuvvetli bir ihtimal haline gelebilir.

*Beşiktaş da SPK’ya bedelli sermaye artırımı için başvurdu. Orada başvuru temiz. Çünkü Beşiktaş da artırım için kendi üstüne düşen parayı ödeyeceğini taahhüt etti.

*Fenerbahçe ise bu olaylar yaşanırken ilginç bir biçimde hep sessiz kaldı. Şimdi SPK, Beşiktaş ve Galatasaray’ın 2. başvurusunu onarsa Fenerbahçe için de yol açılır.

*Galatasaray’ın toplamda 450 milyon TL kazandığı bir ortamda hisse değeri ve özkaynağı daha yüksek olan F.Bahçe; önce Galatasaray kadar hisse satar ve sonra bedelli sermaye artırımına giderse en az 1 milyar TL kazanır. Böylece maddi olarak yine rakibinin çok önüne geçer.

*Ancak böyle bir durum da bu 4 kulübün hisselerini elinde tutan yatırımcıların ciddi gelir kaybı demek olur ki yüzbinlerce hisse sahibi mağdur olabilir. SPK elbette yatırımcının durumunu da gözetecektir.

BEŞİKTAŞ YÖNETİMİ AYBABA’YI SORGULAMALI
Tam 7 futbolcu darbeye bağlı olmayan sakatlık yaşadıysa; sürekli 2 haftada bir, bir oyuncu adele sorunundan muzdarip oluyorsa, sakatlanan bir türlü geri gelemiyorsa Samet Aybaba acilen soruşturulmalıdır. Yönetim bin bir güçlükle aldığı futbolcuların sağlıklarından da sorumludur. Hocaya da fizyoterapist ekibine de sağlık ekibine de sorgu yapılmıyorsa bu yönetim problemidir.

Türkiye’deki futbolculardan çok daha fazla sayıda maç yapan, gece hayatını da bizimkilerden 5 beter yaşayan İngiliz futbolcular, ayağı kırıldıktan 3 ay sonra sahalara dönüyor; bizim oyuncularımızın sürekli dizi atıyor. Sonra ben “Bizim Türk hocaları ve ekipleri dünyayı bilmiyor” deyince kötü adam oluyorum.

ARTIK KABUL EDELİM, MİLLİ TAKIMIN KADROSU ÇOK KÖTÜ
Abdullah Avcı kötü. Hiddink de kötüydü. Fatih Terim son döneminde berbattı. Denizli dönemi de artık kapanmalıydı. Şenol Güneş yenilenmeyi başaramamıştı ya zaten… Ersun Yanal da G.Saray düşmanı!!! İdi… Avcı gittiğinde yerine ya Ertuğrul Sağlam ya Şenol Güneş gelir. Hep beraber göreceğiz ki “Bu hocayla olmuyor” eleştirileri onlara da yapılacak.

Artık kendimizi kandırmayalım; bizim kadromuz çok kötü. Evet Abdullah Avcı da büyük hayal kırıklığı. O kadar dağıldı ki ne dediği de anlaşılmaz oldu. Bugün onu kovsak ve yerine Terim’i getirsek kısa süreli etki olur tabi ama uzun vadede yine turnuva kaçırırız. Çünkü futbolcumuz yok. Kimsenin beğenmediği Servet’in yarı etkisinde oynayamayan Semih Kaya mı; Bekir mi; Fener’de herkes gibi düşüşe geçen Egemen mi? Stoper kim olmalı mesela? Ömer Toprak gerçekten ‘tamam’ mı?

Sağ bekimiz var mı? İyi düşünelim. Gökhan’ın 3 milli maçını sayabilecek kimse var mı? Sol bek ülke sorunu zaten. Sol açığımız kim? Sercan kaç gol atabilir? Caner? Ya da Ahmet İlhan tam bir sol açık mı? Bir dönemin Tuncay’ı gibi sol önde oynayıp gol sayısı olarak çift haneye ulaşacak bir tane oyuncumuz yok. Sağ açık? Okan Buruk var mı; Ümit Davala ya da Arif Erdem; bir dönemin Metin Tekin’i? Tunay Torun, 4 büyüklerde oynayamayacak bir oyuncuyken milli takımda oynuyor. Santrafor arkası oynayan Arda kaç gol atabilir? Falcao-Adrian gibi forvetlere sahip bir takımda çok süre almasına rağmen Arda’nın da skoru düşük. Peki diğerleri. Mehmet Ekici-Nuri Şahin gibi sinameki adamlardan bana gına geldi. Al-ver; şut yok, dikine pas yok, orta yok, savunmaya yardım yok. Emre dışında topla gidebilecek tek bir orta alan oyuncumuz yok. Peki Topal da dahil rakibin ayağından top kapabilen defansif orta alan oyuncumuz var mı? Bir dönemin Aurelio’su gibi… O da yok. Burak dışında “Tamam budur” diyeceğimiz hücumcu da yok. 2.forvet zaten yok. Eh atanı bu kadar az; savunucusu bu kadar soru işaretli; kalecileri her an bomba yapabilecek bir takım da ancak bu kadar oluyor işte. Bu kötü kadro Avcı’nın elinde 40.’lığa düşüyor; Mourinho gelse en fazla 30.’luğa çıkar. Malzeme bu. Genç milli takımların hali daha da berbat. Bu sistem yıkılmalı ve yenisi yapılmalı. Yeni sistem işleyene kadar birbirimizi üzmeyelim, bu kadarız işte kabul edelim.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Patalojik kıskançlık Patalojik kıskançlık

Sevdigimiz biri yada bir seyi kaybetmeye dair olan korku kıskançlığın en temel unsurudur.Bunlar sosyal hayatta,sevdiğimiz bir eşya veya sevdigimiz...

DEVAMI
Aşkla ilgili büyüleyici ve komik gerçekler Aşkla ilgili büyüleyici ve komik gerçekler

Âsk gösterişli ve bir o kadar da şaşırtıcı bir duygudur..Bakın bunlar nelerdir.. Sabahları karılarını öpen erkekler,öpmeyen erkeklerden 5 yil daha...

DEVAMI
Tuvalet kağıdını asma şeklimiz Tuvalet kağıdını asma şeklimiz

Bazen arkadaşımıza yada akrabalarımıza gittiğimizde , tuvalet ihtiyacını karşılamak için girdiğimiz tuvalette bı gariplik hissederiz.Tuvalet kağıdının evde ki gibi...

DEVAMI