Aglayan Adam usuyen Kadin -Ağlayan kadınwwww.sohbetkral.net
Büyüüük büyük bağırıyordu sokağın ortasında… Elleri yerde, yarı uzanmış bir vaziyette, kan çanağı olmuş gözleri, dudaklarından süzülen salyalara karışan gözyaşlarıyla… Arkasında birikmiş arabalar kornalarına bile basmaya cesaret edemezken, kaldırım kenarlarında evlere yapışarak geçen insanların arasında sevdiği adam arkasına bile dönük bakmadan ilerlerken, büyük büyük bağırıyordu “Allah belanı versin” diye. Hepimiz kadar ben de merak ediyordum o sırada ilerleyen ve kalabalığa karışan adamın surat ifadesini, ne hissettiğini ya da artık neleri hissetmediğini. Belki adam da ağlıyordu, belki şoka girmişti, belki de gülümsüyordu. Yalnız bildiğim tek şey vardı: Kadın tam karşımdaydı ve acı çekiyordu. Arkadaki arabalardan korna sesleri gelmeye başlamıştı artık ve yavaş yavaş öndeki arabalar da bu durumdan cesaret alıp, kesik kesik de olsa kornalarını çalıyordu. Kadın olduğu yerde ağlamaya devam ederken, keşke bir kornam olsa da, ben de bassaydım diye düşündüm. Gece gündüz çalışıyordum hayal ettiğim araba için, ama ayda sadece yüz lira köşeye ayırabiliyordum. Ne zaman benim de bir arabam olacaktı, ne zaman trafikte hata yapan insanlara küfredip stres atacaktımi, “ne zaman, ne zamaannnn” diye büyük büyük bağırmaya başladım. Gözlerimden yaş akmıyordu, fakat kadın kadar ilgi çekebilmiştim.

Bu durumdan cesaret alıp kadının yanına kadar gittim, yere uzandım. O “Allah belanı versin” dedikçe ben de “ne zamannnn” diye bağırıyordum. Trafikteki korna sesleri yükselmeye devam ediyordu. Birden tüm insanların ilgisini çekebilmiştik, herkes bizim farkımızdaydı ve ağzımızdan çıkacak olan kelimeleri merak ediyorlardı. Ama artık kadının sesi kesilmişti. O sustuğu için ben de bağıramıyordum. İkimizin bu sessiz duruşu etraftan geçen insanları cesaretlendirmiş olacak ki, artık korkusuzca bir çember oluşturmuş, bizi izleyip yorumlar yapabiliyorlardı. Birbirini tanımayan, selam bile vermeyen insanların kısa kısa da olsa aralarında bir diyalog kurmalarına vesile olmuştuk sanırım. Kimileri gülümseyerek espriler yapıyor, kimileri cep telefonu kameralarına sarılmış video çekiyor, kimileri ise şaşkın ve donuk gözlerle bizi izliyorlardı. Ve ben şimdi ne yapacağımı bilmiyordum. Öylece kadının yanında kalakalmıştım. O başlatmıştı her şeyi ve şimdi onun karar vermesi gerekiyordu ne yapacağımıza. Dönüp kadına baktım. Yavaşça kafasını yerden kaldırdı ve o da bana baktı. Ardından kalabalığa doğru döndü, bir süre insanlara baktıktan sonra tekrar bana döndü. Hiç bu kadar güzel bir kadının sümüklerinin ağzına girdiğini görmemiştim. “Keşke böyle bir manzaraya şahit olmasaydım” dedim içimden.

“Beni arabama kadar götürür müsünüz, hemen az ileride” dedi. “Tabi ki” dedim ben de, kolundan tuttum ve kaldırdım. Birlikte yavaş yavaş yürümeye başladık. Hikayesini merak ediyordum, fakat bir türlü sormaya cesaret edemiyordum. Sonra kendi kendine mırıldanmaya başladı. Söylediklerinden pek de bir şey anlamıyordum, zaten benim anlamam için söylemediği belliydi. “Efendim” dedim, “şerefsiz adam Allah belasını versin” diye tekrarladı. “Sevgiliniz miydi?” dedim. O anda gözleri parladı. Saldıracak gibi bakıyordu. Korktum… Anlatmaya devam etti:

– Bakkaldan bir paket sigara aldım. Döndüm, ilerliyorum. ‘Off! Off! Nasıl da oynuyolar’ dedi şerefsiz. Döndüm ‘ne diyosun sen’ diye bağırdım. Ben bağırınca şerefsiz daha fazla bağırdı. ‘Sus lan’ diye itti beni, ‘bak yoluna’ dedi. Etraftaki insanlardan çıt bile çıkmadı. Bağırmaya devam ettim ‘sapık mısın sen’ diye. Yanındaki herif “yarı çıplak dolanıyosun bacaklarına bakalım diye, ondan sonra da sapık mı oluyoruz lan’ dedi. O sırada o öküz ‘hade bacı, hade yoluna’ diye itti beni. Ben de çantamı geçirdim kafasına. Hayvan herif tokat attı sonra, yere düştüm, öylece kalakaldım. Kimse bir şey yapmadı. İnanır mısın herkes gözlerini kaçırdı, yoluna devam etti. O hayvan da uzaklaştı ordan, kalakaldım yerde. Hiçbir şey yapamadım, hiçbir şey. Herif yürüye yürüye gittİ.

– Pardon ya, ben de sevgiliniz felan sanmıştım. Kusura bakmayın, isterseniz bi karakola şikayet edelim.

– Ne değişicek ki?

– Belki yakalarlar adamı.

– Ne değişicek ki?

“Eeeh” dedim içimden, “Senin de hoşuna gitmiş galiba. Hem zırlıyosun, hem de şikayet etmiyosun” Tabii bunları yüzüne söyleyecek cesaretim yoktu. Ne güzel yanındaydım ve üstelik kol kola girmiştik. Şimdi işte ona bütün erkeklerin aynı olmadığını göstermem için iyi bir fırsattı.

– Bu şekilde araba kullanabilecek misiniz? İsterseniz sizi evinize kadar bırakiim.

– Bu arada siz neden bağırıyordunuz?

– Ben mi?

Hüseyin Aksoylu

0 cevaplar

Cevapla

Tartismaya Katilmak Istermisiniz?
Lutfen Katkida Bulunun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir