10 milyarlık giriş doları tuş etti!

En kritik seviyeye gelindi! Dolarcılar için son viraj!

Yurtiçi piyasalarda bahar havası esiyor. Artan para girişi ve olumlu gelen veriler hisse senedi piyasasını zirveye taşıyor…

4 Nisan günü açıklanan mart ayı enflasyonunun beklentilerin altında gelmesi ve 41 yılın en düşük seviyesine ulaşmasıyla moral bulan borsa, arkasından Moody’s’in Merkez Bankası’nın para politikasıyla ilgili yaptığı olumlu değerlendirmeyle uçuşa geçti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Merkez Bankası’nın (MB) zorunlu karşılıkları artırmasının Türk bankacılık sistemi için olumlu olduğunu bildirmişti.

MB’nin yılbaşı öncesi başladığı parasal sıkılaştırmayla kaçan para, bu gelişmelerin de etkisiyle tekrar Türkiye piyasasına yöneldi. Para girişi sürerken sadece 4-25 Mart tarihleri arasında 6.5 milyar dolarlık bir paranın yurtiçi piyasalara (bono ve hisse senedi piyasası) yöneldiği gözlendi.

İşte artan bu risk iştahına bağlı olarak TL’de mart ayı sonu itibariyle hızlı bir değerlenmeye şahit oluyoruz. Ve bugünkü işlemlere baktığımızda Dolar/TL paritesinin 1.51 TL’ye kadar gerilediği görülüyor. Test edilen bu seviye ise son 4.5 ayın dibine işaret ediyor. En son bu seviye Aralık 2010 tarihinde görülmüştü. Bu düşüşte Euro/dolar partiesinin 1.43’e çıkması da etkili. Yarın Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımına gidebileceği beklentisi Euro’nun elini güçlendirirken dolar gevşiyor.

BİZ BU SENARYOYU BİR YERLERDE GÖRDÜK!
Öte yandan dolar 2 Mart tarihinde 1.62’yi görerek zirve yapmıştı. Bugün gelinen seviye ile kıyaslandığında yüzde 6’ya yakın bir kayıp söz konusu. Yani dolarda son 1 ayda yüzde 6 düzeyinde erime var.

Bu yaşanan hareket, tesadüf müdür bilinmez, bir benzeri 8 Haziran 2010 ile 9 Ağustos 2010 arasında da yaşandı. Bu dönemde de 1.613 olan dolar/TL paritesi yüzde 9’luk kayıpla 1.469’a gerilemişti. İşin can alıcı noktası ise hem 2 Mart-6 Nisan ile 8 Haziran-9 Ağustos tarihleri arasında yaşanan İMKB seyri de kesişiyor ve dolarla ters korelasyon içeriyor. Yani dolar düşerken İMKB fırlıyor. 2 Mart’tan sonra endeks yüzde 17 artarken (58.664-68.759), 8 Haziran 2010’dan 9 Ağustos’a kadar yüzde 12 yükseliş kaydetti.

Buradaki gelişmeyi yabancı para girişi ile tanımlayabiliriz. Yani yabancı para girşinin arttığı bu dönemlerde dolardaki sert düşüşlere karşılık İMKB’de hızlı yükselişler gözlendi. Benzer bu hareketten yola çıkarak doların, TL karşısında değer kaybını sürdürmesi bekleniyor. Bugün gelinen bu nokta (1.52-51) kritik olsa da 1.50’nin altı uzak değil. Fakat kısa dönemli hareketlerde ageresif yükselişler görülebileceği ifade ediliyor. Avrupa Merkez Bankası’nın yarınki kararı bunda belirleyici olacak. Ama direnç seviyesi 1.60 TL’den 1.55’e gerilemiş durumda. Bu kapsamda bu seviyeler uzmanlar tarafından pozisyon boşaltmak için uygun olabilecek seviyeler olarak nitelendiriliyor. Fakat uzmanlar alım için 1.50 TL’nin altını öneriyor. Bazı uzmanlar 1.43 TL seviyelerini de zikrediyor.

Cari açık ve dış ticaret dengesi açısından bakıldığında ise dolarda 1.50 TL’nin altının zorlayıcı olacağına dikkat çekiliyor. Bu seviyelerin altında sert düşüşler yaşanması halinde ise dövize müdahalenin gelebileceği belirtiliyor.

Peki bundan sonraki süreçte dolara yatırım yapmak isteyen ya da elinde dolar bulunduran kişiler nasıl hareket etmeli? Hangi seviyeleri izlemeli? Alış veya satış fırsatı olarak izlenmesi gereken kur seviyesi neresi? Sizin için uzmanlarına sorduk. İşte üç uzmandan üç farklı değerlendirme….

“ESKİ SEVİYELERİ UNUTUN”
TEB Stratejisti Erkin Işık HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ’ne yaptığı değerlendirme şunları söyledi:

“Son dönemde yabancı girişi gözlemliyoruz. Daha önce MB’nin aldığı kararların yarattığı kaygıyla bu para girişi zayıflamıştı. Hem MB’nin politkalarına olan güvenin son dönemde artmış olması hem de enflasyonun olumlu yansımasıyla para girişi hız kazandı. Bu bağlamda dolarda gevşeme eğilimi sürüyor. Eski kur seviyesinin görülme ihtimali zor gibi. Çok sert bir düşüş de beklemiyorum. Eğer yükseliş yaşanırsa bunun 1.55 TL’nin üzerine çıkacağını da tahmin etmiyorum. Euro/dolar paritesi bu anlamda belirleyici olacaktır.

“DÜŞÜŞ HIZLANIRSA MERKEZ DEVREYE GİREBİLİR”
Kısa vadede dolar/TL açısından 1.51 TL’ye bir düşüş olabilir. Şayet 1.50 nin altına sarkarsa düşüş hız kazanabilir. Eğer para girişi çok fazla artarsa ve 1.50’nin altındaki düşüşü tetiklerse Merkez Bankası bundan çok da memnun olmaz. Belki bu kapsamda bazı önlemler alınabilir.
Uzun vadeli düşünenler için (3-4 ay) TL değerlenmeye devam edecek diyebilirim. Çünkü parasal sıkılaşmaya bağlı olarak bu değerlenme sürecek. Bu anlamda dolara yatırım yapmak şu an için uygun değil. Yaptığım hesaplamalara göre dolar/TL’nin yaz aylarında 1.46’ya gevşemesini bekliyorum. Bu seviyeler alım fırsatı yaratabilir. Kısa vadeli yükselişlerde ise 1.55 direnci önemli ve buradan kâr realizasyonu yapılabilir. 1.55 direnci aşılırsa 1.55-1.58 bandı takip edilmeli.”

“1.43’TEN ALIM FIRSATI OLABİLİR”
Metro Yatırım Stratejisti Mükrim Hatipoğlu ise yaptığı değerlendirmede şunları aktardı:
“Piyasalar Euro Bölgesi’ndeki faiz artışına oynuyor ve buna bağlı olarak Euro, dolar karşısında değer kazanıyor. Euro Bölgesi’nin faiz artırımına ABD’den daha erken başlayabileceği beklentisi bunda etkili. Yurtiçine baktığımızda ise doların yönü aşağı olan tek ürün olduğunu söyleyebiliriz. Ben Dolar/TL paritesinin 1.50 TL’nin altına gevşeyeceğini öngörüyorum. İçerden çıkacak olan bir karar paritenin bu yönünü etkilemez. Belki MB’nin alabileceği kararlar, döviz karşılıklar üzerindeki munzam artışı, kısa vadeli bir tepki hareketi yaratabilir. Fakat ben kalıcı olacağını düşünmüyorum. Çünkü yabancıların bono piyasasına yoğun bir ilgisi var. Buna bağlı olarak artan para girişi söz konusu. Öte yandan yükselişi destekleyecek bir neden de görülmüyor. Kur üzerinde trade yapanlar için 1.43 TL alım fırsatı olarak kullanılabilir. 1.60 TL’ye yakın bölgeler ise satış fırsatı yaratacaktır.”

“DÜŞÜŞ EN FAZLA 10 GÜN SÜRER”
İnfo Yatırımı Araştırma Müdürü Şenol Korkmaz da şöyle konuştu:
“1.52 teknik olarak ciddi bir kırılma noktası. Altına gelirse 1.50 TL seviyeleri olur bunun da altını beklemiyorum. İki aydır piyasalarda satış baskısı vardı fakat şu anda hızlı bir artış görülüyor. Yani dünya genelindeki olumlu veriler piyasalardaki risk iştahını artırıyor. Dolayısıyla dolar, faizdeki geri çekilmeyle birlikte gevşiyor. Ayrıca para girişinin arttığı görülüyor. Yurtdışından para geldiği için buna bağlı olarak borsada yükseliş, faizlerde geri çekilme ve dolarda düşüş görüyoruz. Bu düşüş en fazla bir hafta on gün sürer. Kısa vadede 1.54-1.55 TL’ye yükselişler görülebilir. Euro/dolar paritesinin artışı bizdeki doların düşüşüne etki eder fakat bu dolaylı olur.
Öte yandan, döviz alınacaksa 1.50-1.52 bandı uygun seviyler. Bu anlamda uzun vadeli tutmak isteyenler seçim sonrasını gözetmeliler. Ben bu cari açık ve dış ticaret açığına bakarak seçim sonrasında bir kemer sıkma politakasının uygulanabileceğini öngörüyorum. Şayet böyle olursa doların 1.60 TL’nin üzerinde seyretmesi, hatta 1.70 TL’yi aşması da söz konusu olabilir.”

Kaynak: Habertürk

Etiketler: , , , , ,

Yorum Yapın

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Benzer yazılar

Patalojik kıskançlık Patalojik kıskançlık

Sevdigimiz biri yada bir seyi kaybetmeye dair olan korku kıskançlığın en temel unsurudur.Bunlar sosyal hayatta,sevdiğimiz bir eşya veya sevdigimiz...

DEVAMI
Aşkla ilgili büyüleyici ve komik gerçekler Aşkla ilgili büyüleyici ve komik gerçekler

Âsk gösterişli ve bir o kadar da şaşırtıcı bir duygudur..Bakın bunlar nelerdir.. Sabahları karılarını öpen erkekler,öpmeyen erkeklerden 5 yil daha...

DEVAMI
Tuvalet kağıdını asma şeklimiz Tuvalet kağıdını asma şeklimiz

Bazen arkadaşımıza yada akrabalarımıza gittiğimizde , tuvalet ihtiyacını karşılamak için girdiğimiz tuvalette bı gariplik hissederiz.Tuvalet kağıdının evde ki gibi...

DEVAMI